Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
Trakeotomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trakeotomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2026 Salı

ALS Hastaları Neden Kalp Krizi Geçirebilir?

ALS hastalarında kalp kası etkilenir mi?

Hayır. ALS hastalığında kalp kası doğrudan etkilenmez.

Peki o zaman kalp krizi neden görülebilir?

Kalp krizi riski; ileri yaş, sigara, yüksek kolesterol, şeker hastalığı, hipertansiyon ve stres gibi faktörleri olan kişilerde daha yüksektir.
ALS hastalarında ise riskin artmasının en önemli nedeni solunum yetmezliğidir.

İnsan vücudunda en fazla oksijen tüketen iki organ beyin ve kalptir.
ALS’te solunum kasları zayıfladıkça:

  • Kanda karbondioksit (CO₂) artar

  • Oksijen düzeyi düşer

Bu durum kalp ve beyin için ciddi bir risk oluşturur.


ALS Hastalarında Solunum Takibi Hayatidir

ALS tanısı almış hastalar mutlaka 3–6 ayda bir solunum testleriyle takip edilmelidir.

Evde pratik takip için:

  • Pulse oksimetre (parmaktan oksijen ölçümü) kullanılmalıdır.

Aşağıdaki belirtiler solunum yetmezliğinin erken işaretleri olabilir:

  • Gece oksimetre ölçümünde düşüklük

  • Oksijen satürasyonunun düşük çıkması

  • Gece sık uyanmak

  • Sabah baş ağrısı

  • Gündüz aşırı uyuklama

  • Gerçekmiş gibi rüyalar görmek

  • Huzursuzluk, sinirlilik, iç sıkıntısı

👉 Bu belirtiler varsa mutlaka uyku testi ve kan gazı ölçümü yapılmalıdır.
👉 Gerekirse maske ile BiPAP solunum cihazı kullanılmalıdır.

⚠️ Bu takipler yapılmadığında kalp krizi riski belirgin şekilde artar.


Zatüre ve Solunum Yetmezliği Riski

  • Solunum kasları zayıfladığında öksürükle balgam temizliği zorlaşır.

  • Bu durum zatüre riskini artırır.

  • Yutma güçlüğü başladığında gıdalar sessizce soluk borusuna kaçabilir.

  • Önce sessiz zatüre, ardından oksijen-karbondioksit dengesi bozulur.

⚠️ Bu tablo hem kalp krizi hem de beyin hasarı riskini artırır.

Kalp krizi nedeniyle acil müdahale yapılan hastalarda, aynı nedenlerle beyin de yeterli oksijen alamaz.

➡️ Bu nedenle ALS’de solunum ve beslenme takibi hayati önemdedir.


Yoğun Bakım, Entübasyon ve Trakeostomi

Türkiye’de multidisipliner ALS kliniklerinin yetersizliği, hastaların düzenli takibini zorlaştırmaktadır.

Herhangi bir nedenle yoğun bakıma yatırılan ALS hastaları:

  • Öncelikle entübe edilir (ağızdan soluk borusuna tüp yerleştirilir)

  • Solunum cihazına bağlanır

  • Enfeksiyon ve diğer sorunlar tedavi edilir

⚠️ Entübasyon süresi 2 haftayı geçerse trakeostomi gündeme gelir.

Trakeostomi nedir?

Uzun süreli solunum desteği için en güvenli ve pratik yöntemdir.


“Hastama trakeostomi yapılacak, izin vermeli miyim?”

  • Hasta bilinci kapalıysa, onam formu hasta yakınına imzalatılır.

  • Türkiye’de öncelikli direktif (tıbbi vasiyet) henüz geçerli değildir.

  • Hasta önceden “istemiyorum” dese bile hukuki bağlayıcılığı yoktur.

  • Doktor bilerek hastayı ölüme terk edemez.

⚠️ Bu durum hasta yakınları için çok ağır ve vicdani bir sorumluluk yaratmaktadır.

➡️ Trakeostomi, hastaya bir yaşam şansı vermektir.


Önemli Not – Yatak Yarası Riski

⚠️ Yoğun bakımda yatan ALS hastalarının büyük çoğunluğunda yatak yarası gelişir.

  • “Yatağımız çok kaliteli” denilse bile

  • Boru tipi havalı yatakların yerini tutmaz

👉 Bu konuda mutlaka ısrarcı ve takipçi olunmalıdır.

23 Haziran 2025 Pazartesi

TRAKEOSTOMİ BAKIMI VE SORUNLARI NELERDİR?

Trakeotomi açıldıktan sonra yaşam nasıl olacak? 

Trakeostomi ameliyatından sonra doktorunuz solunum cihazına ihtiyaç olup olmadığına karar verir.  Genellikle ev tipi solunum cihazı ve gerekli malzemeleri reçete, rapor düzenler.  Eğer solunum cihazı gerekiyorsa rapor ve reçete yazacak. Bulunduğunuz ilde SGK müdürlüğüne başvuru yaparsınız. Bu işlemler zaman alıyor. Sgk kurumunda ikinci el uygun solunum cihazı mevcut ise ücretsiz olarak hastanın birinci derece yakınına zimmetlenecektir. Cihazı hastaneye götüreceksiniz. Hastanızı hastane cihazından ayıracak ve kendi cihazına bağlayacaklar. Bazen cihaza uyum sağlayabilmek zaman alıyor.   Kendi cihazınızla taburcu  edileceksiniz. 
Çoğu ALS hastası 7/24 ventilatörde olacaktır, ancak bazı hastalar gün içinde kısa süreler için solunum cihazından ayrılabilir. 

Trakeostomi sonrasında konuşma (Tıklayınız ) 

Trakeostomi sonrasında bir bakıcıya ihtiyaç olacaktır. Trakeostomi sonrasında soluk borusu ve akciğer bronşlarda biriken balgamı aspiratör cihazı ile temizlemek mümkün olacaktır. 
Trakeostomi sonrasında oturabilir, yatakta pozisyon değiştirebilir ve tekerlekli sandalyede oturabilirsiniz.  Banyo yapabilirsiniz. 

Evde aşağıdaki cihazlara ihtiyacınız olacaktır: 
Ev tipi solunum cihazı 
Oksijen konsantratörü (duruma göre) 
Aspiratör 
Hortum devresi 
Bakteri filtresi, hme (nemlendirici filtre) 
Aspirasyon sondaları
Kesintisiz Güç Kaynağı 
Ambu (Acil durumlar için) 
Pozisyon veren havalı yatak 
Trakeostomi bakımı için Oksijenli su, Trakeostomi pedi
Eldiven 
Yedek trakeostomi kanülü 
Pulse oksimetre 

Sgk kapsamında kısmen ödeme yapılan cihaz ve malzemeler 
Ev tipi solunum cihazı 
Hortum devresi 
Bakteri filtresi, hme (nemlendirici filtre) 
Oksijen konsantratörü (duruma göre) 
Aspiratör 
Aspirasyon sondaları
Ambu (Acil durumlar için) 
Trakeostomi bakımı için Oksijenli su, Trakeostomi pedi
Eldiven 
Yedek trakeostomi kanülü 
Pulse oksimetre 

Ameliyat sonrası 
Trakeostomi yarası açık bir yaradır. Bu bakımdan yaranın bakımı çok önemlidir.   Trakeostomi sonrasında yara çevresi günde iki defa antiseptik solüsyonla silinip steril bir gazla kanül çevrelenerek yara kapatılmalıdır. İyi bir yara bakımı ile kendiliğinden iyileşir. Kızarıklık, akıntı ve ciltte hassasiyet gibi enfeksiyon belirti ve bulgularının olup olmadığı gözlenmelidir. Yara yeri iyileştiğinde günde 1 kez Oksijenli su ve steril gaz tampon ile temizlenir. Trakeostomi kanülü ve cilt arasına Steril Trakeostomi pedi  yerleştirilir.  

Solunum cihazına bağlı olan hastalarda Trakeostomi kanülünün balonu (cuff) vardır. İç balonu dışarıdaki baloncuğa bağlayan ince bir  hortum vardır. Dış baloncuk basıncı, iç balon hakkında fikir verir. 

Ameliyattan sonra balonun şiş olması gerekiyor. İç balonun görevi, solunum cihazından gelen basınçlı havanın akciğere yönlendirilmesidir. Balonun  diğer görevi de kanülün yerinden çıkmasını engellemektir. Baloncuk basıncı kulak memesi kıvamında olmalıdır. Baloncuk basıncı düşük olursa solunum cihazından gelen basınçlı hava, ağızdan hırıltılı bir şekilde kaçak yapar. Bazı hastalarımız bunu uyku sırasında kontrol etse de genellikle baloncuğun şişliği boğazdan hava kaçağı olmayacak kadar olmalıdır. Konuşabilen hastalarda uyku sırasında balonun şişirilmesi gerekiyor. 

Balon basıncı ve fistül tehlikesi 
ALS hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Trakeostomi, uzun süreli solunum desteği için güvenli ve kullanışlı bir yöntemdir. Trakeostomi kanülünün balonu, uzun süre kullanımdan dolayı trake cidarına baskı yaparak yara oluşturabilir.  Bu yara genellikle yemek borusu ile trake arasında oluşur.  Bazen oluşan yara, soluk borusu ile yemek borusu arasında bir delik açılmasına neden olur.  Bu duruma Trakeo-özofageal fistül denir. Solunum cihazından gelen basınçlı hava yemek borusuna kaçabilir. Ciddi sonuçları olabilir.  Yara açılmasını önlemek için trakeostomi balonu basıncının yüksek olmaması, her gün trakeotomi balonunu bir miktar indirmek ve tekrar şişirmek önerilmektedir. Bu işlemi yapmadan önce ağız içinde biriken tükrük salya temizlemek gerekir. Balon indirildiğinde hava kaçağı olabilir bu normaldir. Tekrar şişirirken hava kaçağı sesi kesilinceye dek dikkatlice  şişirmek gerekir. 

Trakeostomi kanülü boyun bağı gazlı bez veya cırtcırtlı orjinal Trakeostomi bandı ile boyuna sabitlenmelidir. Trakeostomi sonrası ilk 10-15 günde ameliyat yerinden hafif kan sızıntısı olabilir ve balgama bulaşmış olarak aspirasyon sırasında gelebilir. Değişik kalınlıkta aspirasyon sondaları kullanılır. Aspirasyon sondası ile 12-15 cm kadar içeri girebilir, o bölgede sadece ana bronşlar vardır. Sondanın ucu ve yanı delikli olmalıdır.

Trakeostomili hastalarda bronş aspirasyonu
Sağ ve sol ana bronş aspirasyonu


Dikkat! Aspirasyon süresi 15 saniyeyi geçmemelidir. Bu videoda daha iyi anlatmak için süre uzun tutulmuştur.
Aspirasyon yaparken eldiven kullanmaya özen gösterilmesi enfeksiyon riskini azaltacaktır. Buradaki örnekte hasta 10 yıldır trakeostomi ile yaşamaktadır. Eldiven kullanmadan aspirasyon yapmak için tecrübeli olmak gerekir.

Video eğitim amaçlıdır. Sorumluluk kabul edilmez. 

Aspirasyon sırasında sonda yavaş yavaş kendi ekseninde sağa sola döndürülerek girilir, vakum yapılmaz, çıkarken yine hafif döndürülerek vakum yapılır ve çıkarılır. Hasta zamanla nefes borusundaki gıcık hissine alışmaktadır.  Gerekirse ambu (havalandırma) desteği yapılıp, aspirasyona devam edilir. En kısa sürede aspirasyon bitirilmelidir.  Ortalama aspirasyon süresi 15 saniyeyi geçmemelidir.

Trakeostomi kanülünün boyun bandı vardır ve çıkması zordur.  Dışarıdaki balon, içerideki balon ile bağlantılıdır. Yani iç balonun ne kadar şiş olduğu dış balonun kıvamından anlaşılabilir.
 
Trakeostomi yapıldığı ilk zamanlarda balonun şişik kalması istenir. İlk 1-2 ay güvenlik açısından istenmektedir.  Çünkü kanül nefes borusuna bir delik açılarak yerleştirilir. Nefes borusu kıkırdak halkalardan oluştuğu için çok elastiktir. Kanül bilerek veya yanlışlıkla çıkarsa, nefes borusundaki delik kısa sürede daralır, yerine tekrar kanülü takmak zor olur. Bu nedenlerden dolayı ilk 2-3 ay yara yeri iyileşip delik sabit çapta kalıncaya dek, dış balonun içinde biraz hava basıncı kalması, yani kulak memesi yumuşaklığında olması önerilir. Konuşması anlaşılır seviyede olan hastalarda Dış balonu konuşmaya izin verecek şekilde indirmekte sakınca yoktur. Uykuda balonun şişik olması gerekir.

Trakeal  (Soluk borusu) aspirasyon ve solunan havayı nemlendirmek trakeotomili hasta bakımının en önemli bölümüdür.

Aspirasyon işlemi için gerekenler:
-  Aspiratör
-  Aspirasyon sondası
-  Steril su,  serum fizyolojik

Hastanın yatak başı 30-45 derece kadar kaldırılmalıdır.
-Hastada üst solum yollarının solunan havayı nemlendirmesi mümkün olmadığı için solumu tehlikeli ölçülerde engelleyen krutlar (katılaşmış balgam) oluşmaktadır. Bu nedenle solunan havayı etkili nemlendirmek çok önemlidir (ventilatör bölümüne bakınız)

-Eğer tüm önlemlere rağmen krut veya kurumuş balgam oluşmuşsa az miktarda serum fizyolojik ile ıslatılarak krut yumuşatılmaya çalışılmalı ve aspire edilmelidir.  

-Kullanılan sondanın deliği uç kısmının yan tarafında olmalıdır. Sonda kanülden içeri sokulmadan önce lastik kısmından sıkıştırılarak vakum kesilir  (veya çam adaptör kullanılır) ve 10-20 cm itilir sonra vakum açılarak sonda sağa sola çevrilerek yavaş yavaş çekilir böylece trakeada çevresel olarak bulunan salgılar da aspire edilmiş olur. Bu yöntemle trakea travmatize edilmemiş olur. Genelde aspirasyon sondasının kalınlığı trakeotomi kanül çapının yarısından fazla olmamalıdır

Sol ana bronşa kolay girmek için hastanın başı sağa çevrilir. Sol ana bronş girişi her hastada farklı açıda olduğu için her zaman başarılı olmayabilir. Hareketsiz yatan hastalarda sadece sağ ana bronş aspirasyonu yeterli olabilir. Ancak soluna,  sağına döndürülerek yatırılan hastalarda sol ana bronş aspirasyonu ihmal edilmemelidir.

İşlem ikinci defa tekrarlanırken sonda içine bir miktar su çekilip devrenin açık olduğundan emin olmak gerekir. Mümkün olduğunca aseptik koşullar kesintiye uğratılmamalıdır.

-Hastanın siyanoz (havasız kalma) ihtimaline karşı dikkatli gözlenmesi gerekir. Aspirasyon süresi 15 saniyeyi geçmemelidir.   Kendi başına hiç solunum yapamayan ventilatöre bağlı hastalarda, aspirasyon öncesinde ambu ile yoğun oksijen verilerek aspirasyona başlamak, havasız kalma hissini rahatlatır. Gerekirse  aspirasyon esnasında trakeostomi balonun  indirilmesi, vantilatöre tekrar bağlandığında şişirilmesi, hastanın daha rahat nefes almasına yardımcı olur.

-Bilinç açıksa hasta öksürtülmeye çalışılmalıdır. Kuvvetli öksürük veya aspirasyon esnasında kanülün çıkmasını önlemek amacıyla kanül iki tarafından ne çok sıkı ne de çıkmasına izin verecek kadar gevşek olmayacak şekilde bağlanmalıdır. Boyun bağı yoksa gazlı bezle bağlanmalıdır.

Takılan plastik kanül balonlu ise ve balon şişik ise tıpasını kapatınca hasta nefes alamaz. Tıpasını kapatınca balonu indirmek gerekir. Hasta ventilatöre bağlı değilse ve kanülden nefes alıyorsa, soluk borusuna yabancı cisim kaçmasını engellemek için hava deliğine gazlı bezi filtre gibi kullanabilirsiniz.

Mama ile PEG yoluyla beslenenleriçin önerim daha dik pozisyonda mama vermeniz, bazen ağıza reflü yapıyor mama ve ağızda tükürük birikimi artıyor. Ağız salyası fazlalaşabiliyor.  Aspirasyon ihtiyacı olabiliyor.

Sık aspirasyon nedenleri: 
  • Kanül değişimi zamanı  gelmiş olabilir
  • Mukus tıkaç, kuru hava nedeniyle olabilir. Nemlendirici aksesuar tavsiye ederim
  • Aspirasyon rengi yeşil, kokulu, nefes darlığı oluyor ise akciğer enfeksiyonu olabilir. Ateş nabız yüksek olur. Doktor muayenesi gerekir.
  • Bahar allerjisi olabilir, sık filtre değişimi ve antihistaminik ilaçlar verilebilir.
Aspirasyon sondası için, 4 ölçü su+1 ölçü oksijenli su içinde sondayı bekletin. Kullanılacağı zaman, duru su çekip tuvalet kâğıdı veya kâğıt havlu ile silin. Aspirasyon sonrasında yine duru su çekip Oksijenli su karışımına bırakın. Uzun cam şişe kullanışlı olur. Böylece 1 sondayı 5-6 gün atmadan kullanabilirsiniz. 




2 Eylül 2024 Pazartesi

NE ZAMAN TRAKEOSTOMİ YAPILMALIDIR?

ALS hastalığında ilerleyen döneminde solunum güçlüğü ortaya çıkabilir. Bunun sebebi, diyafram kaslarının zayıflamasıdır.  İlk belirtiler, uykuya dalmada zorluk, gece uyanma, iç sıkıntısı, gece hava açlığı, sırt üstü  yatamama, konuşurken nefessiz kalma, gündüzleri uyuklama, başağrısı ve dikkati toplayamama şeklinde görülür.

Solunum yetmezliği bulguları başladığında Bipap adı verilen solunum cihazı ve maske ile solunum desteği verilirse trakeostomi yapılması geciktirilebilir. Ancak ağız içi tükürük salgısının aşırı artışı nedeniyle solunum yolları temiz tutulamıyor ve yutma güçlüğü başladıysa maske ile solunum cihazı desteği riskli olabilir. Bu durumda trakeostomi en mantıklı çözümdür.

Ayrıca, yetersiz ve zayıf öksürük nedeniyle balgam atılamıyor ve sık sık solunum yolu enfeksiyonu yaşanıyorsa trakeostomi gerekebilir.

Eğer hasta solunum sorunları nedeniyle yoğun bakıma yatırılmış ve bu dönemde solunum desteği hava yoluna konan bir tüp aracılığı ile sağlanmış ve bu süre 15 günü geçmişse ve bu süre içerisinde solunum cihazından ayrılması mümkün olamamışsa bu kez hastanın soluk borusuna cerrahi bir işlemle “trakeostomi” açılır ve “trakeostomi kanülü” konulur.

Trakeostomi neden gerekir? 
Eğer Non-invaziv  ventilasyon (solutma)  uzun sürerse ağız bakımı zorlaşır ve maskenin temas ettiği yerlerde yaralar oluşur. Hastaya ağız bakımı yetersiz olursa, ağıc içinde  üreyen mikroplar kolayca akciğere inerek iyileşme süresini uzatacak yeni enfeksiyonlara sebep olabilirler.

Solunum güçlüğü ortaya çıktığında, kan oksijenini ve karbondioksit ölçülerek trakeostomi kararı verilebilir. Trakeostomi,  ALS hastalarında balgam ve tükürük yoğunluğu olan hastaların öksürme refleksleri ve yutkunma refleksleri azaldığı ya da bittiğinde yapılması gerekir. Hastanın tükürüğünün akciğerlere kaçmasını önlenmek ve gelen balgamı aspire edilebilmek için soluk borusuna ufak bir delik açılır. Bu delik ilk başta solunum makinesine bağlanmayacaksa gümüş kanül, silikon veya plastik kanül kullanılabilir. Hasta solunum makinesine bağlanacak ise balonlu (cuff) plastik kanül takılır.

Açılan delikte, soluk borusu ve bronşlarda biriken balgam aspire makinesi ile çekilir ve hasta rahatlatılır. Aynı şekilde yutkunma sorunu olduğu için ağızda biriken tükürük aspire makinesi yardımı ile hastaya sıkıntı vermeden temizlenebilir.

Bu tür hastalarda kas güçsüzlüğü olduğu için dilin sırt üstü yatma durumlarında boğaza kaçma olasılığı çok yüksektir. Yatakta sürekli sağ kol ya da sol kol üstüne yatıldığında hastada kemik ağrıları olmaktadır.  Bu durumda hastalar, havalı yatak ile çok rahat ederler.

ALS hastalarında erken açılan trakeostomi ile hastada nefes alma sırasında rahatlama görülmektedir. Boğulma-zatürre riski azalır. Nefes almada rahatlama,  balgam sorununun aspirasyon ile temizliği gibi birçok faydası bulunmaktadır.

Eğer hastanın konuşması bozuk ise trakeostomi yapıldığında hastadan ses gelmemektedir. Fakat konuşma normal ise trakeostomi yapıldığında da konuşma mümkün olmaktadır.   Konuşma yeteneği zamanla kaybedilebilir.  Henüz anlaşılabilir şekilde konuşabilen hastalarda ses bankası, ses klonlama imkanı mevcuttur. Trakeostomi ses tellerine zarar vermeden gerçekleştirilen bir operasyondur.

Trakeostomi operasyonları hastanede yapılan kısa süreli bir operasyondur.

22 Mart 2024 Cuma

Trakeotomi, Trakeostomi

Bulber başlangıçlı ALS de önceleri, beyin-omurilik sisteminin "bulbus " adı verilen  (Türkçesi soğancık)  bölgesinin kontrol ettiği fonksiyonlar bozuluyor.  Bunlar, solunum kasları, dil kasları, çiğneme kasları ve yutak kasları ile ilgili fonksiyonlardır.

Solunum merkezi ve özellikle diyafram adelesinin otomatik solunum yapmasını sağlayan sinirlerin merkezi de bulbus bölgesinde yer alır. Bulber başlangıçlı ALS hastalarının solunum problemi daha erken ortaya çıkar.  Bulber başlangıçlı ALS hastalarında dilde peltekleşme, yavaş konuşma ve yutma güçlüğü  ve solunum güçlüğü problemleri erken bulgu olarak karşımıza çıkıyor. Bulber başlangıçlı ALS hastalarının yürüme ve el becerileri nisbeten daha uzun süre sağlam kalıyor.

Spinal (Limb)  başlangıçlı formunda ise önce ayaklar, bacaklar, eller ve kollarda güç kaybı belirgin oluyor. Bu tür ALS de solunum, yutma ve konuşma daha sonra etkileniyor.

Sonuçta hangi fonksiyon önce bozulur ise ona yönelik çözümler bulmak gerekiyor.

Solunum güçlüğü başlamasa da kandaki Oksijen seviyesi düşük ise, bu durumda Sinir hücrelerinin de oksijenlenmesi bozulacağı için hastalığın gidişatı hızlanacaktır.  Solunum kaslarının zayıflaması nedeniyle Oksijen ve karbondioksit değişimi yeterince yapılamaz. Bu nedenle ALS hastalığında asıl sorun, kanda karbondioksit artmasıdır. Buna hiperkapni denir. Bu durumda kendi solunum kaslarını kullanamaya hastalarda pozitif basınçla solunum desteği vermek önemlidir.

Not: Solunum desteği derken ALS için çok önemli bir konuyu belirtmekte fayda var. ALS li hastaya maske ile Oksijen vermek tehlikelidir. Ambu veya solunum cihazı desteği ile verilebilir. Acil servislerde bu hata ne yazık ki yapılmaktadır.

Solunum desteği 2 şekilde verilebilir.

1. Non-invaziv:  Herhangi bir cerrahi girişim yapılmadan, BIPAP adı verilen solunum cihazından gelen pozitif basınçlı havayı maske yoluyla hastaya vermek.

2. Invaziv: Cerrahi girişimle soluk borusuna bir delik açılır ve bir tüp (kanül)  yerleştirilir.  Çeşitli solunum modlarını destekleyen bir solunum cihazı (ventilatör ), Trakeotomi Kanülüne bağlanır. Solunum  cihazından gelen pozitif basınçlı hava, Trakeotomi tüpü yoluyla hastaya verilir. 

Trakeotomi:  Latincede "tomi " sözcük eki kesmek demektir. Trakeotomi, Trakea yani nefes borusuna delik açmak demektir. ALS hastalarında bu yöntem ile bir tüp takılır. Böylece hem hastanın konuşma yeteneği mevcut ise devam etmesi sağlanır hem de tüpün belli aralıklarla değiştirilmesi daha kolay olur. Hatta günün birinde hasta iyi olursa, açılan Trakeotomi deliği kapatılır ve eski haline döner. Yani trakeotomi, geri dönüşü olan bir cerrahi işlemdir. 

Aslında ALS hastalarında Trakeotomi işlemi yapılır. Genellikle Trakeotomi ve Trakeostomi terimleri aynı anlamda kullanılmaktadır. 

Trakeotomi işleminin teknik olarak solunum güçlüğü çeken hastayı kısmen rahatlatması beklenir. Çünkü nefes alırken burundan gelen havanın bir kısmı, nefes verirken gırtlak ile burun arasında kalır. Buna ölü boşluk denir. Trakeotomide ise hava alınan delik akciğere daha yakın olduğu için kandaki Oksijen seviyesi artar, karbondioksit daha rahat atılır. 

Her halükârda trakeotomi yapılması bu açıdan avantaj getirir. Hasta, geceleri solunum güçlüğü çekerse, Trakeotomi tüpü yoluyla  ventilator hastayı güvenli olarak solutur. Zira bu dönemde en büyük tehlike, geceleri solunum durması (apne)  nöbetleridir.

Trakeotomi, küçük bir cerrahi işlemdir. Ancak 7-10 gün hastanede takip gerektirir. Trakeotomi işlemi öksürmeye, balgam çıkarmaya engel değildir. Fakat ALS hastalarında diyafram adelesinin giderek zayıflaması sonucunda öksürükle balgam çıkarmak zorlaşır, solunum yollarında balgam birikebilir. Solunum güçlüğü ve öksürük artar.  Biriken balgamın aspiratör cihazı ile temizlenmesi gerekmektedir. Bu işlem kolay bir şekilde yapılabilir.  Ancak hastanın bu işlemi kendisinin yapması çoğu zaman mümkün olmaz.  Yani Trakeotomi yapılan hastanın, aspirasyonunu yapacak  birisine ihtiyacı olacaktır. Aspirasyon işlemi, hastanede hasta başında kolaylıkla öğrenilebilir, hasta yakını veya yardımcısı bu işlemi öğrenebilir. Trakeotomi yapılan hastanın ilk günlerde günde 4-5 kez daha sonra günde 1-2 kez aspirasyon ihtiyacı olacaktır.


Yutma güçlüğü başladıysa nasıl besleniyoruz? 

Bulbar ALS de hastaların büyük çoğunluğunda yutma güçlüğü de ortaya çıkabilir. Beslenmesi bozulan hasta kilo kaybeder. Bu durumda  PEG (perkütan endoskobik gastrostomi) yapılır.  PEG  işlemi  yine küçük bir cerrahi işlemdir. Perkütan endoskobik gastrostomi- işlemi, endoskobik cerrahi ile, göbek cildinden mideye bir tüp yerleştirilmesidir. 15-20 dakikalık ağrısız bir işlemdir.

Trakeotomi ve PEG işlemi ayrı ayrı veya birlikte yapılabilir. Bütün problem, hastanın buna psikolojik açıdan hazırlanmasıdır.

Notlar:
Trakeotomi, konuşmaya engel oluşturmaz
PEG yapılmış hasta, ağızdan beslenmeye, tat duyusunun keyfini sürdürmeye devam edebilir.
Kan gazları tetkiklerde Oksijen seviyesi düşük ise, gündüzleri uyuklama mevcut ise, geceleri uyku bozuklukları ve kabuslar var ise bunlar,  kanda karbondioksit seviyesinin arttığını gösterir. Nefes alırken burun kanatları da açılıp kapanıyor ise oksijen yetmiyor demektir. Bu dönemde en çok görülen problem pnömoni (zatüre) hastalığıdır. ALS de pnömoni tedavisi mutlaka hastanede yapılmalıdır. Trakeotominin pnömoni riskini azalttığı bilinmektedir.

Trakeostomi sonrasında bir yardımcı, hasta yakını, bakım veren, hasta bakıcı gerekebilir. Trakeostomi sonrasında öksürükle çıkarılamayan balgam ve trake temizliği için günde birkaç kez aspirasyon sondası ile aspirasyon yapmak gerekebilir. Aylık veya 5-6 ayda bir trakeostomi kanülü değişimi gerekebilir. 
Bazı hastalar, olunum cihazı ile nefes almaya devam edebilir. Bazı hastalarda solunu cihazı olmadan nefes almaya devam edebilir. ALS hastalığı ilerleyici bir hastalık olduğu için kişie göre değişiyor. 
Trakeostomi bakımı ve aspirasyon konusunda genellikle hastanede eğitim veriliyor. 

Derleme: Dr Alper Kaya 
Not: Bu blogun yazarı Dr Alper Kaya, 2004 yılından beri trakeotomi ile ventilatöre bağlı yaşamaktadır. 

17 Ekim 2022 Pazartesi

Koruyucu ve önlem amaçlı trakeostomi

Koruyucu ve önlem amaçlı trakeostomi ALS hastalarında solunum ve yutma güçlüğü başladığında tavsiye ediliyor. 

Trakeostomi ameliyatı: 

Aslında  ALS hastalarında trakeotomi ameliyatı yapılır. Yani anatomik açıdan oldukça zararsız ve geri dönüşü olan bir girişimdir. Trakeostomi ve trakeostomi ameliyatı farklı ameliyat olmasına rağmen genellikle her iki terim de aynı anlamda kullanılmaktadır. 

Trakeotomi ameliyatının 4 önemli avantajı vardır: 

  • Akciğere en yakın yoldan bir hava girişi olması (Normalde ağız-burundan nefes alırken nefes alma ve verme sırasında bir hava boşluğu oluşmasını engeller) 
  • Gerektiğinde solunum cihazına bağlanmak kolay olu
  • Öksürükle çıkarılamayan balgam temizliği aspirasyon cihazı ile kolayca yapılır
  • Yutma güçlüğü nedeniyle akciğerlere sıvı gıdaların kaçmasına engel olur (Trakeostomi kanülü balonunun faydası) 

Dezavantaj ise, burun yolu kullanılmadığı için ortam havası nemlendirmek gerekir 

Aspirasyon konusunda temizlik ve hijyen kurallarına uymak gerekiyor 

Aspirasyon için başkasının yardımına ihtiyaç duyuluyor. 

Trakeostomi sonrasında nemlendirici kullanımı 

Birinci hafta ve daha sonraki günlerde hastanın soluduğu havanın nemlendirilmesi trakeit ve krut oluşumunu önlemek açısından son derece önem taşımaktadır. Ayrıca silyaların  (nefes borusu içini döşeyen hücreler) düzenli bir fonksiyona sahip olmalan için en azından % 60 lık bir nem oranına ihtiyacı vardır. ( Oda havasının nemi % 35'in altındadır).

Hastaya yardımcı solunum tatbik edilsin veya edilmesin hasta oksijenli hava veya sadece atmosferik havayı alması halinde de solunan bütün gazların nemlendirilmiş olması gerekmektedir.

Trakeostomi yapıldığı zaman trakea ve solunum sistemi birden bire o güne kadar alışık olmadığı nemden yoksun bir hava ile karşılaşır. Nazofarenks yolu ile alınan bu hava yeterince su ile doyurulamaz ve vücut ısısına getirilmezse buna alışık olmayan trakea ve bronşlardan bol miktarda su kaybı olacaktır. Hem vücut suyunun kaybı ve hem de respiratuvar sistemdeki sekresyonun koyulaşması kaçınılmaz hale gelecektir.

Koyulaşmış sekresyonun bronşiyal yoldan dışan atılması imkansız olacaktır. Bu yeni duruma adapte olmaya çalışan nefes borusu, fizyolojisi dışındaki su kaybına mani olabilmek için çok yapışkan bir sekresyon salgılayacak ve bu sekresyonla mukozasını korumaya çalışacaktır. Hareketsiz ve değişkenlik vasfını kaybetmiş olan bu sekresyon patojen mikropların üremesi için ideal bir ortam olacaktır. Aynı zamanda çok yapışkan sekresyon kolaylıkla atılamadığı için birikecek ve hava yolunda tıkanmalar meydana gelecektir. Hasta yardımcı solunum aygıtına bağlı değilse havanın nemlendirilmesi basit yöntemlerle de temin edilebilinir. Basit ısıtılmış nemlendirici aerosol veya nebülizatör bu maksat için yeterlidir. Su partiküllerinin solunan hava veya gaz kanşımı içersinde dağılmış ve homojen olarak bulunması faydalıdır. Su partikülleri üç mikron veya daha ufak olmalıdır. Ancak bu boyutlardaki su partikülleri trakeobronşial kanalların iç bölümlerine kadar erişebilirler. Nemlendirilmiş hava bronkial sekresyonu da yumuşatıcı olarak rol oynar.

Solunum cihazına bağlı olmayan trakeostomili hastalarda kanül ucuna uygun küçük ısı-nem değişimi filtreleri kullanılıyor. 

Solunum cihazına bağlı hastalarda solunum hortum devresine nemlendiricili bakteri filtresi eklemek gerekir. Bazı solunum cihazlarının kendi orijinal ısıtıcı nemlendirici aksesuarları vardır. Firmanızdan teknik bilgi isteyiniz. Ayrıca bağımsız ısıtıcı nemlendirici aksesuarlar da solunum devresine ilave edilebilir. Ancak elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuarlar çok sık temizlenmelidir, zira bakteri üremesine yol açarlar.

Solunum cihazına bağlı hastalarda   solunum havasının ısıtılması-nemlendirilmesi için hme (Heat-moisture exchange) tipi filtre kullanılır. 

ALS hastalarında balonlu (cuffed) trakeostomi kanülü kullanılır. 

Trakeostomi kanülleri kural olarak aylık değişim gerektirir. Fakat silikon, düşük kaf basınçlı, içeriğinde toksik kimyasallar bulunmayan kanüller, 6-8 ay kullanılabilir. 

Kuru hava nedeniyle tıkanma ihtimali olan bölgelerde yedek iç kanüllü trakeostomi kanülleri kullanılabilir. 

Bu tür kanüller, kuru balgam nedeniyle tıkanma oluşursa yedek iç kanül değişimi yapılır, kirli, tıkalı kanül temizlenir. Hasta havasız kalmaz. 

Balonlu kanülün 2 amacı vardır 

  • Kanülün sabitlenmesi ve trakeostomi deliğinden çıkmasını engellemek 
  • Ağızdaki tükrük, balgam, gıda artıklarının nefes borusuna kaçmasını engellemek 

Balonun şişik olması  gerekiyor. Ancak balonun soluk borusuna bası yapması nedeniyle bazen soluk borusu cidarında yara oluşabiliyor. Bunu engellemek için hastanın ağız bakımı ve ağız içi aspirasyonu yapıldıktan sonra birkaç dakika balonu indirip tekrar şişirmek tavsiye ediliyor. 

Kanül değişimi: 

Genellikle ameliyattan sonra eve taburcu olan hastalarda ilk değişimin 1-2 ay sonra hastanede yapılması tavsiye ediliyor.  Trakeotomi yara yerinin tamamen iyileşmesi 5-6 ay zaman alabilir. Kanül değişimi için eve gelen sağlık profesyonelleri bazen kanülün hastanede değişmesini tavsiye edebilir. 

Aspirasyon rengi, kokusu şeffaf ve kokusuzdur. 

Balon sertleşiyor ise trakeostomi kanülü değişim zamanı gelmiş olabilir 

Balonu patlamış kanül değiştirilir. 

Kanül pansumanı sırasında kanülün cilde yapıştığı görülürse kanül değişimi gerekebilir 

Kanülün trakeotomi deliği civarında et parçası olabilir, gümüş-nitrat çubukla dikkatlice yakılabilir (ilk kez bir profesyonel yapmalı) 

Pansumanda Oksijenli su yeterlidir. 

Solunum cihazına bağlı olmayan trakeostomi ameliyatlı hastalar, Pulse oksimetre takip öneriliyor 

Konuşma yeteneğini kaybetmemiş ve trakeostomi ameliyatı olan hastalar balon indirildiğinde ve kanül ağzı kapatmak suretiyle konuşmayı deneyebilir. 

Yutma güçlüğü olmayan hastalar trakeostomi sonrasında da ağızdan beslenmeye devam edebilir. 

Konuşma kanülleri ALS hastalarında çok verimli olmuyor. Ancak bazı kas hastaları ve nadir de olsa bazı ALS hastaları solunum cihazı olmadan konuşma valfleri ile daha anlaşılır konuşabiliyor. Aynı şekilde solunum cihazına bağlı fakat konuşma yeteneğini henüz kaybetmemiş hastalar konuşma valfleri ile daha anlaşılır konuşabiliyor. 

20 Nisan 2018 Cuma

TRAKEOTOMİ NEDİR?

Trakeotomi, boyuna, nefes borusunun (Trakea) 2.ve 3. kıkırdak halkaları arasından bir delik açılarak plastik bir kanül yerleştirilip hava yolu açıklığının sürekli olarak sağlandığı bir cerrahi işlemdir. Çok çeşitli durumlarda acil veya planlı olarak uygulanabilen bir yöntemdir. Trakeotomi geçici olarak açılıp kapatılabileceği gibi altta yatan hastalığa göre kalıcı olabilir.

Açılan deliğe “trakeostomi kanulü” yerleştirilerek havayolu açıklığı sağlanır. Bu kanüllerin temizliği önemlidir. Kanülün özelliğine göre değişmekle bereber genellikle 1 ay aralıklarla sağlık personelleri tarafından değiştirilir. Bazı kanüllerde iç içe geçen 2 kanül bulunur. Böylece hasta veya yakını iç kanülü çıkarıp temizledikten sonra tekrar esas kanülün içine yerleştirebilir. Trakeotomili hastalar tek kullanımlık aspirasyon kanülleri ve ev tipi aspiratörler yardımıyla balgamlarını hava yollarından temizleyebilirler ancak çoğu zaman bakımları için bir başkasına ihtiyaç duyarlar.

Trakeotomi, hava yolunu koruyamayan nörolojik hastalıklarda, sürekli mekanik ventilatör desteğine ihtiyaç duyan ileri evre kronik solunum yetmezliğinde, üst hava yollarında tümör, yabancı cisim gibi tıkanıklığa yola açan durumlar ve bunun gibi pek çok nedenle açılabilir.

Yutma fonksiyonları iyi olan hastalar ağızdan yemek yiyebilirler. Kanül, ses tellerinin altına yerleştirildiğinden trakeotomili hastalar konuşamazlar. Ancak uygun olan hastalarda özel kanül veya kapaklar yardımıyla konuşma sağlanabilir.


Trakeotomi açılan hastaların hayata katılabilirliği esas olarak altta yatan hastalığa bağlıdır. Örneğin trakeotomi açılan ileri evre kronik solunum yetmezliği olan KOAH’lı hastalar uzun dönemde daha fazla kendine yetebilen duruma gelebilirler. Trakeotomi açılan her hastada pulmoner rehabilitasyonun büyük önemi vardır.

Trakeotomi genel olarak güvenli bir yöntem olmakla beraber her işlemin olduğu gibi komplikasyonları vardır. Trakeal darlık, kanama, tıkanma, nefes borusu ile yemek borusunun birleşmesi (trakeoösefagial fistül) bunlardan bazılarıdır.


6 Ağustos 2016 Cumartesi

Trakea-özofageal fistül

Trakeotomi ameliyatı olanlarda kanül balonu basıncı önemli!
Uzun süreli yüksek balon basıncı, nefes borusu cidarına hasar verebilir. 

Pratikte balon basıncı şöyle ayarlanır: Ağızdan, burundan hava kaçağı olmayacak kadar şişirilir. Kulak memesi yumuşaklığında olması gerekiyor. 

Eğer mümkünse arada balon indirin, bir süre bekleyin (bazı hastalarımız solunum cihazı hava basıncından rahatsız olabilir, dikkat!) tekrar şişirin. 

Ayrıca piyasada balon basıncı ayarlamak için satılan kaf regülatör var. 

Uzun süreli trakeotomi kanülü kullanan hastalarda balon basıncı yüksek olursa Trakea-özofageal fistül (Yemek borusu ve soluk borusu arasında delik) meydana gelir. Balon şişirilse de hırıltı olur. İlk belirtisi sıklıkla beslenme veya mide içeriğinin aspirasyonu sonucu aniden trakeal sekresyonda artışıdır. Semptomlar ve belirtiler sıvı alımı ve beslenme  sırasında öksürük,  ateş, pnömoni  ve göğüs ağrısıdır. Midedeki gıdaların nefes borusuna kaçmasına neden olur. Ameliyattan başka çare yoktur. Zor bir ameliyattır...

Trakeotomi  tüp kafı 2-12 mmHg volumle şişirilir ve 20 mmHg geçmeyecek şekilde basınç uygulanır.
Trakeo özefageal fistül  tedavisi:  fistül olmuş olan bölgenin ameliyatla onarılması gerekiyor. Ancak riskli ve başarı oranı düşük bir ameliyattır. Değişik Trakeostomi kanülleri kullanılır bazen deliğin kendiliğinden onarılması beklenebilir.


1 Mayıs 2016 Pazar

Trakeotomi Tarihi ve George Washington'ın gizemli ölümü

1799 yılının Aralık ayında soğuk bir gündü.  Zorlukla nefes almaya çalışan bir hastanın başında üç doktor toplanmıştı. Hasta, yatağında kıvranıyor, hava almaya çalışıyordu, boğulmak üzereydi. Doktorlar ise hastanın karşısında çaresizlik içindeydi. Hastaya gargara yapması için sirkeli adaçayı verdiler.  Fakat işe yaramıyordu. Hasta kusuyor ve boğulmak üzereydi. Nefes borusunu tıkayan bir durum olduğu belliydi fakat görünürde bir şey yoktu. 1799 yılında trakeotomi biliniyordu fakat çok ender yapılıyordu. Doktorlardan biri trakeostomi girişiminden haberdar olmasına rağmen böyle ünlü bir kişiyi ameliyat edip etmemekte tereddüt ediyordu. İşlemin yararsız olduğunu bildiren yayınlar da vardı. Hasta kötüleşmeye devam etti ve son nefesini verdi. Hastanın adı George Washington... Daha sonra tartışmalar devam etse de George Washington'un bakteriyel epiglotitis nedeniyle üst hava yolu tıkanıklığı sonucunda öldüğü düşünülüyor.

Trakeotomi tarihinin m.ö. 3600 yılında Mısır tabletleri ve m.ö. 2000 yılında Hindu kutsal kitabı "Rigveda" kadar  eski olduğu biliniyor. 

Trakeostomi en eski cerrahi prosedürlerden biridir ve MÖ 3600'lere kadar uzanan Mısır eserlerinde belgelenmiştir. İlk "modern" cerrahi trakeostomi genellikle İtalyan hekim Antonio Brasavola'ya atfedilir ve 1596'da belgelenmiştir (Goodall, 1973). Prosedür başlangıçta sadece üst solunum yolu tıkanıklıkları için kullanılıyordu.

Eski olmasına rağmen, trakeostomi 19. yüzyıla kadar nadiren uygulanıyordu, ancak bu yüzyılda daha yaygın olarak kabul görmeye başladı ve difteri hastası çocuklarda sıkça uygulanan bir prosedür haline geldi. Pittsburgh'lu bir laringolog olan Chevalier Jackson, 1909 yılında açık trakeotomi prosedürünün ilkelerini belirledi ve bu ilkeler günümüze kadar büyük ölçüde değişmeden kaldı.  İlk perkütan dilatasyon prosedürü 1985 yılında Ciaglia tarafından gerçekleştirilmiştir (Engels, P., 2009).

Trakeostomi, günümüzde solunum yolu tıkanması, uzun süreli solunum desteği gereken hastalarda  en sık uygulanan prosedürlerden biridir.


16 Nisan 2013 Salı

Trakeostomi sonrasında nemlendiriciler



Birinci hafta ve daha sonraki günlerde hastanın soluduğu havanın nemlendirilmesi trakeit ve krut oluşumunu önlemek açısından son derece önem taşımaktadır. Ayrıca silyaların  (nefes borusu içini döşeyen hücreler) düzenli bir fonksiyona sahip olmalan için en azından % 60 lık bir nem oranına ihtiyacı vardır. ( Oda havasının nemi % 35'in altındadır).

Hastaya yardımcı solunum tatbik edilsin veya edilmesin hasta oksijenli hava veya sadece atmosferik havayı alması halinde de solunan bütün gazların nemlendirilmiş olması gerekmektedir.

Trakeostomi yapıldığı zaman trakea ve solunum sistemi birden bire o güne kadar alışık olmadığı nemden yoksun bir hava ile karşılaşır. Nazofarenks yolu ile alınan bu hava yeterince su ile doyurulamaz ve vücut ısısına getirilmezse buna alışık olmayan trakea ve bronşlardan bol miktarda su kaybı olacaktır. Hem vücut suyunun kaybı ve hem de respiratuvar sistemdeki sekresyonun koyulaşması kaçınılmaz hale gelecektir.

Koyulaşmış sekresyonun bronşiyal yoldan dışan atılması imkansız olacaktır. Bu yeni duruma adapte olmaya çalışan nefes borusu, fizyolojisi dışındaki su kaybına mani olabilmek için çok yapışkan bir sekresyon salgılayacak ve bu sekresyonla mukozasını korumaya çalışacaktır. Hareketsiz ve değişkenlik vasfını kaybetmiş olan bu sekresyon patojen mikropların üremesi için ideal bir ortam olacaktır. Aynı zamanda çok yapışkan sekresyon kolaylıkla atılamadığı için birikecek ve hava yolunda tıkanmalar meydana gelecektir. Hasta yardımcı solunum aygıtına bağlı değilse havanın nemlendirilmesi basit yöntemlerle de temin edilebilinir. Basit ısıtılmış nemlendirici aerosol veya nebülizatör bu maksat için yeterlidir. Su partiküllerinin solunan hava veya gaz kanşımı içersinde dağılmış ve homojen olarak bulunması faydalıdır. Su partikülleri üç mikron veya daha ufak olmalıdır. Ancak bu boyutlardaki su partikülleri trakeobronşial kanalların iç bölümlerine kadar erişebilirler. Nemlendirilmiş hava bronkial sekresyonu da yumuşatıcı olarak rol oynar.
Solunum cihazına bağlı olmayan trakeostomili hastalarda kanül ucuna uygun küçük ısı-nem değişimi filtreleri kullanılıyor. 
Solunum cihazına bağlı hastalarda solunum hortum devresine nemlendiricili bakteri filtresi eklemek gerekir. Bazı solunum cihazlarının kendi orijinal ısıtıcı nemlendirici aksesuarları vardır. Firmanızdan teknik bilgi isteyiniz. Ayrıca bağımsız ısıtıcı nemlendirici aksesuarlar da solunum devresine ilave edilebilir. Ancak elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuarlar çok sık temizlenmelidir, zira bakteri üremesine yol açarlar.

Solunum cihazına bağlı hastalarda   solunum havasının ısıtılması-nemlendirilmesi için hme tipi filtre kullanılır. 



1 Temmuz 2011 Cuma

Trakeotomi, PEG konusunda kişisel tecrübe

Bir  ALS Hastası anlatıyor:

Ben Mustafa Öndar. Arkadaşlar sizlere bir tavsiyede bulunmak  istiyorum. Siz de biliyorsunuz ALS denen bu hastalık ile mücadele etmek zorundayız. Eğer ki yaşamak istiyorsak bazı şeyleri de  dikkate alacağız. Onlar nedir? Mesela rahat  yaşamak için, yemek  yememiz zorlaşmaya başladıysa  mide  PEGini  taktıracağız. Solunumda zorlaşma başlamadan  mutlaka nefes  borusunu açtırın. Bunları geç kalmadan   yaptırın.  Korkmayın hiç bir zorluğu yok,  ama geç kalırsanız işte o zaman zorluk başlıyor. Bunların yaşanmasını istemiyorsanız bu yazdığımın dikkate alınmasını rica ediyorum sizlerin sağlığı açısından... Sizlere boğazımı açtırmadan önceki sıkıntılarımı anlatmak istiyorum. Nefes alamıyordum, bütün camlar ve kapıları acık olsun istiyordum, yalnız kalmaktan korkuyordum çünkü  bunalıyordum. Sanki o onda öleceğim sanıyordum ne zaman ki trakeotami açtırdım bu yaşadıklarım ortadan kalktı. Şimdi çok rahatım. Böyle de yaşanıyor. Korkmayın makineye bağlanmak dünyanın sonu değil. Biraz daha azim diyorum. Ben öyleyim...  Yılmayın, yatağa bağlanmayın, mümkün olduğu kadar oturun. Ben saat 10'da kalkıyorum gece 12'de yatıyorum. Yemek yemek yemeniz zorlaştıysa zayıflamadan mutlaka mide PEGini taktırın. Taktırmazsanız hastalık gıdasızdan ilerliyor, o zaman işte sıkıntı oluyor. Ölüme HAYIR, yaşamaya EVET! diyorum. Bütün ALS hastası kardeşlerime acil şifalar diliyorum."
Bu yazı Head-mouse ve OnScreenKeys yazılımı yardımıyla Mustafa Öndar tarafından yazılmıştır.

24 Mart 2011 Perşembe

Trakeotomi (Kişisel deneyimim)

Benim trakeotomi maceram şöyle oldu:
Yavaş yavaş aşağıdaki şikayetler ortaya çıktı:
Konuşurken çabuk yorulma, nefes darlığı, gündüz uyuklama, başağrısı, dikkati toplayamama, geceleri uyku uyuyamama, derin nefes alma ihtiyacı, daralma.

Geçici olarak maske ile Oksijen alıyordum fakat çok işe yaramadığını, sadece maske ile Oksijen almanın yanlış olduğunu öğrendim.

Ve en sonunda birkaç gün süren öksürük ve balgam çıkaramama nedeniyle kendimi acil serviste buldum. Gerisini hatırlamıyorum.

İlk haftayı hiç hatırlamıyorum. Yoğun bakımda 4 hafta kalmışım. Ventilatöre bağlanmak için trakeotomi yoğun bakımda yapılmış. Çok zor günler geçirdik ailecek. Fakat her zaman dediğim gibi; ventilatör ile aldığım  oksijen sayesinde  yeniden hayata başlamış gibi oldum.
5 hafta hastanede kaldım. Eve çıktığımda ventilatörden 2 dakika ayrılamıyor ve panik yaşıyordum. Yatakta bile zor oturuyorum, başım dönüyordu.
Ventilatöre alışmam da 3-4 haftayı bulmuştu.
Şimdi tekerlekli sandalyede oturabiliyorum ve ventilatörden 1-2 saat ayrılabiliyorum.  Trakeotomi kanülünün balonunu indirip konuşabiliyorum. Ventilatörden ayrılıp, trakeotomi kanülü tıpasını kapatıp (Dikkat! Mutlaka balonu indirin ) duş yapabiliyorum.
Hastaneden eve çıkarken evde aspiratör, kesintisiz güç kaynağı hazır ederseniz hastane çıkışında iyi olur.
Ben Respironics harmony Bipap ventilator kullanıyorum. Tracoe marka balonlu (kaflı) trakeotomi kanülü kullanıyorum.

Boğazımdaki kanül deliğini, önceleri her gün Baticon ile temizliyorduk. Şimdi yara yeri tamamen iyileşti, kızarıklık vs olursa merhem olarak  Bepanten plus kullanıyorum.
Kişisel deneyimlerim böyle.

Trakeostomi ve konuşma

Trakeotomi (nefes borusuna delik) açılan hastalarda konuşma nasıl olacak? 

Dikkat! Trakeotomi ameliyatı sonrasında "konuşma kanülü almadan önce bu yazıyı okuyunuz. 

ALS hastası, trakeostomi öncesi zaten konuşma yeteneğini kaybetmiş ise (Bulber başlayan ALS de konuşma ve yutma erken bozulur) trakeostomi sonrası da konuşamaz.

Konuşmanın olabilmesi için;
1- Ses telleri sağlam ve hastalıktan etkilenmemiş olması ,
2- Ses tellerinin arasından yeterli basınçta hava geçiyor olması,
2- Harflerin seslendirilebilmesi (dil, yanak, dudak kasları sağlam olmalıdır)

ALS hastalığında konuşma bozukluğu neden olur? 

ALS hastalarında ilerleyen dönemde belki de en yıkıcı olan kayıp konuşma yeteneğini kaybetme ihtimalidir.

Konuşma, insanın en yüksek entelektüel yeteneklerinden biridir. Beyinde konuşma merkezi (Broca) tarafından düşünceler elektrik uyarılarına dönüştürülür.  Konuşmanın gerçekleşmesi için ses telleri, yeterli solunum basıncı, dil, yanak, dudak ve damak kaslarının uyum içinde çalışması gerekiyor. ALS hastalığının bulber başlayan türünde konuşma bozukluğu erken dönemde başlıyor. Bunun nedeni, bulbus adı verilen beyin ile omurilik arasında yer alan bölgenin hastalıktan etkilenmesidir.  Bu bölgede konuşma için gerekli olan kasları çalıştıran merkezler vardır. Solunumu ve yutmayı kontrol eden sinirler de bu bölgededir.

Mevcut tıbbi ve rehabilitasyon teknolojileri bu  ilerleyici kayıpları önlemek için bir çözüm getiremiyor. Buna rağmen konuşmayı telafi edici stratejiler vardır. AAC (augmentative assistive communication) veya ADİS (Alternatif destekleyici iletişim sistemleri)  yardımcı teknoloji ürünleri ve teknikleri kullanarak iletişim kurma becerilerini korumak için ALS li kişilere yardımcı olabilir.

Ses bankası ve ses klonlama hakkında bilgi için tıklayınız 

Bulber tutulumlu ALS de konuşma anlaşılırlığı azalmaya başladığında konuşma yeteneğini rehabilite etmek yerine iletişimi sağlayacak diğer yöntemlere odaklanmak gerektiği üzerinde duruluyor (Yorkston, Miller & Strand, 1995)  Doğrudan konuşmaya müdahale etmek bir dizi nedenden  dolayı tavsiye edilmez.

Öncelikle, konuşma egzersizleri yorucu olacağı için  nörolojik kötüleşmeyi hızlandırabilir.  İkinci olarak da egzersizler sonucunda belirli bir fayda görülmeyince hasta cesaretini yitirebilir, psikolojik açıdan travma yaşayabilir.

Hasta, trakeotomi  öncesinde konuşma yeteneğini kaybetmediyse, trakeotomi sonrası yine konuşabilir. Ancak ALS hastalığının ilerleyici olduğunu unutmamak gerekiyor. Konuşma yeteneği de zamanla kaybedilecektir.

Eğer trakeostomi sonrasında hasta kendisi nefes alabiliyorsa, solunum cihazına gerek olmadıysa aşağıdaki pratik bilgiler işinize yarayabilir.

1. Hastane ortamında ağız içi sekresyonu aspire edildikten sonra trakeostomi kanül balonu söndürülüp kanül dış kısmı tıpa yada parmakla kapatılıp hastanın konuşması için egzersizler yaptırılır. İşlem sırasında nazal oksijen ihtiyacı olan hastaya verilir.

2. Trakeostomi önüne takılan özel tek yönlü hava girişine izin veren çıkışına izin vermeyen konuşma kapakları (valf)  ile de konuşması sağlanabilir. (Bu kanülleri kullanabilmek için öncelikle 1 nolu maddede sözedilen konuşma egzersizleri başarılı olması gerekiyor. )

3. Konuşma özelliği olan kanüller : 

Konuşma için gerekli şartlar uygun olan hastalar, trakeostomi öncesinde konuşması anlaşılır seviyede ise trakeostomi sonrasında da bu kanülleri kullanarak konuşabilir. Öncelikle  yukarıdaki 1 nolu maddede sözedilen konuşma için gerekli koşullar uygun ve egzersizlerin başarılı olması gerekiyor.  

Bu kanüller diğer kaflı (balonlu) kanüllerden  farklıdır. Fenestreli kanül olarak biliniyor. Bu kanüllerde pakette trakeostomi kanülü ile birlikte 2 adet iç kanül vardır.  Bir tanesi delikli, diğeri deliksizdir. Konuşma için delikli iç kanül kullanılır. Gece uyku öncesinde deliksiz iç kanül kullanılır. 
Solunum cihazına bağlı hastalarda da gerekli konuşma koşulları mevcut ise kullanıyor. 

Solunum cihazına bağlı hastalar için: 

Solunum cihazına bağlamak için kullanılan trakeotomi kanülü balonlu (cuff) kanüldür. Kanülün balonunu indirdiğiniz zaman, ventilatorden gelen hava, hem soluk borusundan akciğere hem de gırtlaktan ses tellerinden geçerek (ses üretmek için ses tellerinden havanın geçmesi gerekiyor) hastanın ağzından burnundan çıkar. Henüz genizde bu kontrolu yapmak zordur. Bu nedenle ilk birkaç hafta balonun şişik kalması tavsiye edilir.

Arada  balonu indirin, konuşma varsa hasta konuşabildiğini farkeder. Eğer rahatsız oluyor ise balonu tekrar şişirin. Konuşabiliyor ise gündüz balon inik, geceleri balon şişik kalsın. Kanülün zaten boyun bandı var, çıkması zor. Dışarıdaki balon, içerideki balon ile bağlantılıdır. Yani iç balonun ne kadar şiş olduğunu dış balonun kıvamından anlayabiliriz.

Kişisel deneyim: 
Bana da ilk Trakeostomi yapıldığı zaman doktorlar aynı şeyi söylediler, balon şişik kalsın dediler. Yoğun bakımda yatarken ağızdan beslenme olup olmadığını kontrol etmek için meyve suyu verdiler, yutma güçlüğü olmadığı anlaşıldı. Daha sonra bir hemşire trakeostomi balonunu yavaşça indirdi ( balonun sibop kısmına bir enjektör yerleştirdi, havayı boşalttı)  ben konuşabildiğimi farkettim ve çok sevindim.

Ventilatör seçimi: Konuşmasını kaybetmemiş ALS hastaları veya diğer trakeotomi yapılan hastalar, kas hastaları, SMA  hastaları, kanül balonu indirince konuşabilir. (Eğer yutma güçlüğü yoksa!)

Daha iyi bir konuşma için konuşma sırasında hava basıncı destekleyen solunum cihazı kullanmalıdır.

Eğer balon indirildiğinde rahatsız olmuyorsa sesi daha yükseltmek için konuşma valfleri, fenestreli kanül vs kullanabilir.

ALS- Hastalığı ilerleyici bir hastalık olduğu için hastalar zaman içinde konuşma yeteneğini de kaybedebilir. Ayrıca alarm değerleri gözden geçirilmelidir . Cihaz konuşma sırasında hava kaçağı alarmı verebilir.

Trakeostomi sonrasında konuşmayı başarabilen hastalar, trakeostomi kafını bütün gün indirip konuşabilir mi? 

Sözkonusu ALS hastalığı olduğunda ilerleyen dönemlerinde konuşma yeteneği de kaybediliyor. O zamana kadar aşağıdaki durumlara dikkat etmek gerekiyor: 

Konuşmanın nasıl gideceği hastaya göre değişiyor. Solunum cihazına bağlı hastalarda, eğer kaf sönük iken solunum cihazından gelen basınçlı havayı ağızdan burundan kaçmayacak şekilde geniz bölgesinde kontrol edebiliyor ise sorun olmuyor. Kontrol edemiyor ise boğazından kaçak yapabilir ve rahatsızlık verir. Kaçak nedeniyle Oksijen satürasyonu düşebilir. Bu durumda kaf şişirilmeli. Yutma güçlüğü olan hastalarda  Kafın şişik olması gerekiyor çünkü ağızda biriken tükrük, balgam soluk borusuna kaçabilir. 
Yukarıda sözettiğim gibi, yutma güçlüğü (su içerken gıcık öksürük vs) yoksa ve solunum cihazından gelen havayı konuşma sırasında kontrol edebiliyorsa bütün gün kaf sönük kalabilir. 

Uyku sırasında mutlaka kaf şişirilmelidir. Çünkü uyku sırasında geniz kontrolü yapılamaz, cihazdan gelen basınçlı hava ağızdan burundan kaçak yapar, rahatsızlık verebilir ve Oksijen satürasyonu düşmeye başlar.  


30 Ekim 2010 Cumartesi

Ne zaman Ventilator (solunum cihazı) ?

Ventilator (Solunum cihazı)  desteği gerekiyor mu? 
Aşağıdaki şema 2009 ALS Hastasının Bakım Standartları raporundan alınmıştır 

Gece oksimetre ölçümü: Oksijen satürasyonu düşük
    * Gece sık uyanmak
    * Sabah başağrısı
    * Gündüzleri uyuklama
    * Gerçekmiş gibi rüyalar görmek

Solunum desteği gereken hastalarda 2 çeşit solunum desteği verilebilir.

1- Non-invaziv solunum desteği: Bipap tipi solunum cihazı ve maske ile solunum

2- İnvaziv: Trakeostomi ameliyatı ve trakeostomi kanülü yoluyla solunum cihazına bağlı solunum desteği

Yutma güçlüğü olmayan hastalarda ortalama 1 yıl Bipap cihazı ile solunum desteği verilebilir. Hastalık ilerledikçe cihaza bağlı olma süresi artar. Sonunda 7/24 cihaza bağlı duruma gelir. Bu süreçte maske kullanımına bağlı çeşitli sorunlar çıkabilir. 7/24 Bipap S/t bağımlı olanlara trakeostomi önerilir.
Yutma güçlüğü başladıysa Bipap kullanmak çok zahmetli oluyor. Çünkü Bipap kulanan hasta hava yutabiliyor. Bu sorun varsa erkenden trakeostomi önerilir.
Als hastalarında sadece diyafram güçsüzlüğü olmaz. Otomatik solunum (spontan solunum) da bozulur. Bu durumda özellikle uykuda solunum durması (apne) olur. Bu durumdaki hastalarda Bipap cihazı yetersiz kalıyor. Bipap S/t özelliği olan cihazlar öneriliyor. Bazen bipap S/t cihazı da yetersiz kalıyor. Bu durumda ev tipi mekanik ventilatör gerekiyor.

NIV: Noninvasiv solunum (Maske ile Bipap solunum cihazı) 
SNP:  Sniff Nazal basınç
PFT:  pulmonary function tests; 
PCEF:  peak cough expiratory flow; 
MIP :  maximal inspiratory pressure;
FVC :  forced vital capacity (Yatarken veya Ayakta )
IV:  Invaziv solunum (Trakeotomi ile Bipap solunum cihazı)

Solunum Cihazına gerek olup olmadığına karar vermek için Nöroloji Ve/veya Göğüs Hastalıkları Uzmanı sizi uyku Laboratuvarına gönderecektir. Rapor sonucuna göre heyet raporu düzenlenir. Heyet raporlarında Bipap  Cihazı kullanması gereklidir ibaresi olursa cihaz bedeli SGK  tarafından ödenir.
Solunum cihazı SGK deposunda yok ise fatura bedeli SUT listesine göre ödenir.
ALS hastalarında solunum güçlüğü başladığında maske ile Bipap tipi solunum cihazı ortalama 1 yıl solunum desteği verebilir. Daha sonra trakeotomi açılması ve ev tipi mekanik ventilatör kullanılması gerekebilir.

7.3.12.A- 2-4- BPAP S/T cihazı
(1) Uyku ile ilişkili hipoventilasyon/hipoksemik sendromu (restriktif akciğer hastalığı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, obesite-hipoventilasyon sendromu, pulmoner parankimal veya vasküler patolojilere bağlı hipoventilasyon/ hipoksemi vb) olan hastalarda, spontan solunumu ve tetikleme gücünün yetersiz olduğunun düzenlenecek sağlık kurulu raporunda belirtilmesi koşuluyla BPAP S/T cihazı bedelleri Kurumca karşılanır.
7.3.12.A-3-2- BPAP S/T cihazı
(1) BPAP- S cihazı için tanımlanmış kriterlere ek olarak inspirasyon basınç yüksekliği (İPAP ≥ 20 cm H2O) veya yoğun bakımda izlendiği dönemlerde apne saptanan hastalarda, bu durumların sağlık kurulu raporunda belirtilmesi ve bunlara ilişkin kanıtlayıcı belgelerin sağlık kurulu raporu ekinde yer alması koşuluyla BPAP-S/T cihazı bedelleri Kurumca ödenir.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ  Fiyatları her yıl güncellenir. 

19 Ekim 2010 Salı

Ne zaman, hangi trakeotomi kanülü?

Türü ne olursa olsun ALS/MNH hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. El, kol, ayak, bacaklardan başlayan (limb veye Spinal) ve konuşma, yutma, solunum bozukluğu ile başlayan (bulber) ALS türlerinde er ya da geç trakeotomi (nefes borusuna delik açılması) yapmak gerekebilir.
Trakeotomi, solunum kaslarından en önemlisi olan diyafram adelesinin güçsüzleştiği durumlarda vücudun daha kolay oksijen almasına yardımcı olmak için yapılır.
Diyafram adelesinin zayıflaması, yavas yavas gelişir. Solunum testleri sonucunda  diyafram adelesinin ne kadar zayıfladığı anlaşılabilir. Bunu anlatan terim, FVC (forced vital capacity) dir. FVC azaldıkça kandaki Oksijen yoğunluğu da azalır. Bronşlarda biriken salgı, öksürük ile atılamaz, birikir. Bakteriler için uygun bir ortam oluşur. Zatüre (Pnömoni) riski yüksektir.
Öte yandan diyafram adelesinin bir önemli özelliği de 24 saat otomatik olarak çalışmasıdır. Uyku sırasında solunum kaslarının kontrolü omurilikte bulbus denilen bölgeden yapılır. Bulber bölge tutulumu başladığında otomatik solunum fonksiyonu bozulur. Uyku sırasında solunum durması (apne) olur. Apne sırasında kan oksijeni düşer, karbondioksit yükselir. Gece uyku sorunu başlar.

Kandaki Karbondioksit yüksekliğinde gerçekmiş gibi rüyalar, sık uyanma, dalgınlık, konsantrasyon zorluğu, başağrısı, gündüzleri uyuklama, iştahsızlık gibi belirtiler ortaya çıkar.

Bazı doktorlar, maske ile solunum cihazı desteği önerse de ALS ilerledikçe maske ile ilgili sorunlar da artmaktadır. FVC değerinin %50 nin üzerinde olan ALS hastaları için diyafram pili (DPS) öneren doktorlar da vardır. Bu uygulama ülkemizde ALS hastalarında şimdilik sadece Dokuz Eylül Üniversitesi Nöroloji kliniğinde deneysel amaçlı uygulanmaktadır.  Diyafram pili uygulaması da kalıcı bir çözüm değildir.  Solunum problemi için kalıcı çözüm trakeostomi ameliyatıdır.

Hastanın otomatik solunum fonksiyonu bozulmadıysa (spontan solunum mevcut)  fakat kan Oksijen seviyesi düşük ise; hasta solunum cihazına bağlanmayacaksa, koruyucu amaçlı trakeotomi yapılır. Gümüş trakeotomi kanülü bu durumlarda en sağlıklı, ekonomik kanül türüdür. Solunum cihazına gerek yoksa yıllarca kullanılabilir.

Spontan solunum mevcut değilse, trakeotomi sonrası hasta solunum cihazına bağlanacağı için plastik (aylık) veya silikon  esaslı (uzun süreli) ve balonlu (cuff)  kanül kullanılır. Kanüller, solunum cihazına bağlamak için standart bağlantı çapına sahiptir.

Trakeostomi kanüllerinin pekçok çeşidi vardır. ALS hastalarında genellikle konuşma problemi olduğu için balonlu ve uzun süreli kullanıma uygun ve yedek iç kanülü olan tipler daha uygundur.
Konuşmasını kaybetmemiş hastalarda fenestreli trakeostomi kanülleri de kullanılabilir.  Bu konuyda kararı genellikle yoğun bakım uzmanları ve KBB uzmanları verir.
Örnek iç kanül yedekli trakeostomi kanülü 


13 Eylül 2010 Pazartesi

Hasta deneyimleri

ALS hastalığı herkeste farklı gidişat gösterir. Aşağıdaki notlar, başlangıç döneminde olan hastalar için değildir. Bu bilgiler, ALS hastalığının ileri dönemlerinde olabilecek sorunlar için öneri şeklinde yazılmıştır. 
  • Evde mutlaka bir ambu bulundurun. Nasıl kullanıldığını öğrenin. 
  • ALS hastalığı ile savaşımızda yaşayarak edindiğimiz deneyimleri sizlerle paylaşmak istiyorum, umarım faydası olur...
  • Acil eylem planınız olsun. Hastaneye giderken (Islak mendil, Havlu, Peçete, su, yedek trakeostomi kanülü, HEM filtre, kullandığı ilaçlar vb.) çantanız hazır olsun, hatta arabanın bagajında bulunsun.
  • 112 Acil hizmetinde her acil merkezinin belirli bir alandaki hastanelere hastayı götürme yetkisi var unutmayın. Oturduğunuz semtteki 112 acil servisi arayıp hangi hastanelere gidebileceğinizi öğrenin, ya da ücretli özel ambulans tutun.
  • Mümkünse acil servislere hasta kabullerde zorluk çekmemek için gerekli bağlantıları (hoca, acilde çalışan doktor vb.) önceden sağlayın..
  • Hastanın alerjisi olan ilaçları, kullandığı ilaçları bir liste olarak cebinizde taşıyın gerektiğinde doktor ve hemşirelere verin..
  • Gittiğiniz hastanede hastanızın kullandığı trakeostomi kanülünü tanımayabilirler bu konuda da uyanık olun. Biz yaşadık kanül takıldıktan sonra iki noktalı bölüm üst üste gelecek, kanülü tanımadıkları için sorun oldu.
  • Hasta bakıcılarını sık sık kontrol edin. Güven ama kontrol et. Yorgunluktan bazen hata yapabiliyorlar.
  • Tıbbi malzemeleri alırken iyi pazar araştırması ve sıkı pazarlık yapın.
  • Tıbbi malzemeleri topluca bir kerede alın ki SGK işlemlerinde gereksiz zaman kaybı gel git yaşamayın.
  • Özellikle kalp hastalığı olan hastanız var ise yaşı da ileri ise trakeostomi operasyonunu mutlaka ÖNE ALIN!
  • Aile fertleri ile iş birliği önemli (yapılabildiği ölçüde)
  • Trakeostomi, PEG operasyonları sonrası ilk gün çok önemli aman dikkat!
  • Trakeostomiyi yapacak doktoru sorgulayın. Mutlaka KBB doktoru ve bu konuda deneyimli olsun. Dahiliye yoğun bakım ünitesinin çömez asistanı kesinlikle olmasın!
  • Gerekmedikçe ilaç kullanmayın, en az ilaç kullanımı önemli!
  • Havalı hasta yatağında çin işi standart yatakları önermem.
  • Ventilasyon cihazında kendi aküsü olması çok önemli. Servis veren firmayı sorgulayın, konusunda deneyimlimi, kaç solunum cihazı şu an hastalarda gibi..
  • Hastanın psikolojik desteği ne yazık ki hastanelerde sizin üzerinizde moral çok önemli... Onun görüp mutlu olacağı kişilere ulaşmak için telefon çemberi kurun. Ayşe , Fatmayı, Fatma Ozanı arasın vb vb..
  • Hastanızı evden ambulansa, ambulanstan eve taşıyacak kişileri organize edin. Bir kişiyi bu konuda delege edin. Kapıcı olabilir. Kapıcının telefonunu alın.
  • Beslenme hemşiresi, sizi takip eden doktor, birinci derece yakınlar, ventilasyon cihazı ve güç kaynağı firmasının telefonunu bir tablo olarak görünür bir yere asın.
  • Oksijen Konsantratörünü bol hava alan ortama koyun. Çevresinde eşya duvar olmasın. Cihazda çeşitli yönlerde hava kanalları var. Cihaz hastanın yattığı odadan hortumla bir başka bölüme taşınırsa gürültüden kurtuluyorsunuz. Ayrıca bu cihazın hava filtrelerini günde bir yıkıyorduk.
  •  Hastada kullanılan her türlü cihazlarla ilgili satın aldığınız firmanın servis yetkilisi ile sıkı iş birliği şart. Örneğin Oksijen Konsantratörünün başka odaya-balkona taşınmasında ilave hortum getiriyorlar.
  •  Hastanın yıkanması çok hassas bir konu. Çok sık yıkanması zatürreeye davetiye. Yıkanırken çabuk olunmalı ve mümkün olduğu kadar çok kişi olmalı. Yıkanma sonrası hastayı hemen kurulayın.
  • Hastanede başka ALS hastaları varsa ziyaret edin. Hastalıkla ilgili inanılmaz değerli bilgiler alabiliyorsunuz.
  • Aspirasyon konusunda mutlaka steril eldiven kullanın. Bu arada en son yeni bir teknik öğrendim. Aspirasyon sondasını saran ambalajı makasla - cm kalacak şekilde kesin, sondayı bu boru şeklindeki ambalaj içinde hareket ettirin. Başlangıçta zor oluyor, alışıyorsunuz. Steril eldivene ilave para vermiyorsunuz. Umarım bu konuyu anlatabilmişimdir.
  • Hastalık henüz çok ilerlemeden, hasta adına noterden genel bir vekalet alınmasını öneririm. Vekalette Ziraat Bankası ATM banka kartının son kullanma tarihi dolduğunda yenilenmesi ile ilgili madde mutlaka olsun; hoş bir detay gibi duruyor ancak yaşayan bilir.
  •  Hastanın bilgisayar kullanmayı bir an önce öğrenmesinde fayda var.  Hatta iletişim kartı ile çalışmalara başlanabilir. Çünkü yoğun bakım ortamında hastanın psikolojisi çok bozuluyor, iletişim kartı kullanımında zorlanılıyor.
  • Hasta alt bezleri alerji yapıyor, metre olarak satılan tülbentleri bezin üstüne koyarsanız alerji yapmıyor ve ucuz oluyor.
  • Ventilatör ile birlikte nemlendirici kullanmak çok önemli. Ventilatör satan firmaları nemlendirici konusunda sorgulayın.  Türkiye’de her coğrafi bölgede nemlendirici kullanmak gerekiyor. Mukus tıkaç sendromu olmasın!
  • SGK 'dan alınan kullanılmış Ventilasyon makinalarının bakımlarına dikkat edin. Maalesef teslim edilen kullanılmış Ventilasyon makinalarının bakımı yapılmadan hastalara veriliyormuş.  SGK dan alınan Ventilasyon makinalarının bakımının yaptırılmasından yanayım. En azından filitrelerini mutlaka yenileyin derim...
  • Solunum cihazı, aspirasyon cihazı ve oksijen  konsantratörü için  elektrik kesintisi ihtimaline karşı evimizde muhakkak ups cihazi veya jeneratör gibi araçlar kullanmalıyız.
Not: Sevgili dostum Hakan Sepici'ye teşekkürler. Rahmetli annesi Saygın hanım huzur içinde yatsın. 

4 Eylül 2010 Cumartesi

TRAKEOSTOMİ KANÜLLERİ, KULLANIM SÜRESİ

Trakeostomi kanüllerini gruplayacak olursak
* balonlu (cuff) kanüller
* balonsuz kanüller
-  Plastik
- Gümüş (Koruyucu amaçlı trakeotomi dışında ALS de gümüş kanül pek tercih edilmez. Özellikle solunum cihazına bağlanan hastalarda balonlu (cuff) plastik veya polikarbonat, silikonlu kanüller tercih edilir)
Balonlu (cuff ) kanüller 2 gruba ayrılır
1- Kısa süreli kullanım disposable (kullan-at kanüller) 1 aylık
2- Uzun süreli kanüller (6 aylık)
a:) yedek iç kanüllü trakeostomi kanülü (Inner canula)
b) iç kanülü olmayanlar

Kısa süreli kullanılan kanüller ucuz ve enfeksiyon açısından avantajlıdır fakat her ay değişim gerekiyor. Hastaneye gitmek problem oluyor.
Örnek: Bıçakçılar, portex
Uzun süreli kanüller pahalı ve enfeksiyon riski var fakat 6-8 ayda bir kanül değişimi, hastaneye yatışın seyrek olması  açısından avantajlı, bu nedenle uzun süreli kullanmaya uygun kanüllerin iç kanüllü olan tipleri tercih ediliyor. Kanül tamamen değişme yerine 1-2 günde iç kanülü değişebilir, yedek iç kanül temizlenir.
Örnek: Tracoe 301, shilley iç kanüllü tip kanüller

Plastik tipi kanülleri ayda bir değiştirmek gerekiyor.

Poliüretan konektörlü uzun süre kullanılan kanüller ortalama 6-8 ayda bir değiştirilir. Uzun süreli kullanıldıklarında balon sertleşir, şişirme indirme sırasında nefes borusu iç cidarını tahriş eder, aspirasyon gereksinimi artar, balgam rengi sarıya dönebilir. Ayrıca kanül eskidikçe üzerinde bakteri yerleşme riski artmaktadır.

İlk değişimde dikkatli olmak gerekir. KBB  Uzmanı evde yapabilir. Evde yapılamayacaksa bunu söyler.

İlk değişimde hafif yapışıklık olabilir bu nedenle değiştirme sonunda hastanın biraz kanaması olabilir. Zira kanama olacak yere balon zaten tampon görevi görür. Gerekirse balon 12 saat şişik bırakılır.

Değiştirme sırasında sprey ile uyuşturulur, acı hissedilmemektedir. En fazla gıcık hissi olmakta, o da çok kısa sürede geçmektedir. Yeni kanülün takılması birkaç saniye sürer.

İç kanülü olan uzun süre kullanımlı trakeostomi kanüllerinde, iç kanülü ılık suda yıkadıktan sonra Savlon  Solüsyonunda temizleyerek kullanabilirsiniz.4 ölçü su+1 ölçü Savlon (sarı renkli antiseptik solüsyonu) karışımında kanülü tam olarak ıslatacak büyüklükte bir kavanozda 10-15 dakika bekletip bol suyla durulayın. Veya ayrı küçük bir cam kavanozda  durulamaya bırakın. Oradan da gazlı bez bulunan bir kutuya alıp kuruması için bekletin.

Trakeostomi yerinin pansumanı için Batikon kullanabilirsiniz. Zamanla Trakeotomi yerine yara iyileştiği için pansuman gerekmeyebilir.

Not: Kanül kutusunda 6 aylık veya aylık ibaresi yoktur. Hepsi aylık olarak değişir. Ancak içeriğinde fitalat içermeyen kanüller daha uzun süreli kullanmaya uygundur.
Plastik esaslı veya benzeri (disposable - Aylık veya 6 aylık kullan-at malzeme) kanüller aylık veya 6 aylık kulanılıp değiştir.
Poliüretan esaslı veya silikon esaslı kanüller, 6 ayda bir değişiyor. Bazı modellerde ayrıca 2 adet yedekli iç kanül vardır, tıkanınca iç kanülü yedeği ile değiştirilen kanüller oldukça pratiktir.

6 aylık kanüller heyet raporu olursa SGK tarafından ödenmektedir.
KBB Uzmanı tarafından silikon, düşük basınç kaflı, poliüretan konnektörlü kanül olarak yazılmalı. Bkz: SUT