Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
yoğun bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yoğun bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2026 Salı

ALS Hastaları Neden Kalp Krizi Geçirebilir?

ALS hastalarında kalp kası etkilenir mi?

Hayır. ALS hastalığında kalp kası doğrudan etkilenmez.

Peki o zaman kalp krizi neden görülebilir?

Kalp krizi riski; ileri yaş, sigara, yüksek kolesterol, şeker hastalığı, hipertansiyon ve stres gibi faktörleri olan kişilerde daha yüksektir.
ALS hastalarında ise riskin artmasının en önemli nedeni solunum yetmezliğidir.

İnsan vücudunda en fazla oksijen tüketen iki organ beyin ve kalptir.
ALS’te solunum kasları zayıfladıkça:

  • Kanda karbondioksit (CO₂) artar

  • Oksijen düzeyi düşer

Bu durum kalp ve beyin için ciddi bir risk oluşturur.


ALS Hastalarında Solunum Takibi Hayatidir

ALS tanısı almış hastalar mutlaka 3–6 ayda bir solunum testleriyle takip edilmelidir.

Evde pratik takip için:

  • Pulse oksimetre (parmaktan oksijen ölçümü) kullanılmalıdır.

Aşağıdaki belirtiler solunum yetmezliğinin erken işaretleri olabilir:

  • Gece oksimetre ölçümünde düşüklük

  • Oksijen satürasyonunun düşük çıkması

  • Gece sık uyanmak

  • Sabah baş ağrısı

  • Gündüz aşırı uyuklama

  • Gerçekmiş gibi rüyalar görmek

  • Huzursuzluk, sinirlilik, iç sıkıntısı

👉 Bu belirtiler varsa mutlaka uyku testi ve kan gazı ölçümü yapılmalıdır.
👉 Gerekirse maske ile BiPAP solunum cihazı kullanılmalıdır.

⚠️ Bu takipler yapılmadığında kalp krizi riski belirgin şekilde artar.


Zatüre ve Solunum Yetmezliği Riski

  • Solunum kasları zayıfladığında öksürükle balgam temizliği zorlaşır.

  • Bu durum zatüre riskini artırır.

  • Yutma güçlüğü başladığında gıdalar sessizce soluk borusuna kaçabilir.

  • Önce sessiz zatüre, ardından oksijen-karbondioksit dengesi bozulur.

⚠️ Bu tablo hem kalp krizi hem de beyin hasarı riskini artırır.

Kalp krizi nedeniyle acil müdahale yapılan hastalarda, aynı nedenlerle beyin de yeterli oksijen alamaz.

➡️ Bu nedenle ALS’de solunum ve beslenme takibi hayati önemdedir.


Yoğun Bakım, Entübasyon ve Trakeostomi

Türkiye’de multidisipliner ALS kliniklerinin yetersizliği, hastaların düzenli takibini zorlaştırmaktadır.

Herhangi bir nedenle yoğun bakıma yatırılan ALS hastaları:

  • Öncelikle entübe edilir (ağızdan soluk borusuna tüp yerleştirilir)

  • Solunum cihazına bağlanır

  • Enfeksiyon ve diğer sorunlar tedavi edilir

⚠️ Entübasyon süresi 2 haftayı geçerse trakeostomi gündeme gelir.

Trakeostomi nedir?

Uzun süreli solunum desteği için en güvenli ve pratik yöntemdir.


“Hastama trakeostomi yapılacak, izin vermeli miyim?”

  • Hasta bilinci kapalıysa, onam formu hasta yakınına imzalatılır.

  • Türkiye’de öncelikli direktif (tıbbi vasiyet) henüz geçerli değildir.

  • Hasta önceden “istemiyorum” dese bile hukuki bağlayıcılığı yoktur.

  • Doktor bilerek hastayı ölüme terk edemez.

⚠️ Bu durum hasta yakınları için çok ağır ve vicdani bir sorumluluk yaratmaktadır.

➡️ Trakeostomi, hastaya bir yaşam şansı vermektir.


Önemli Not – Yatak Yarası Riski

⚠️ Yoğun bakımda yatan ALS hastalarının büyük çoğunluğunda yatak yarası gelişir.

  • “Yatağımız çok kaliteli” denilse bile

  • Boru tipi havalı yatakların yerini tutmaz

👉 Bu konuda mutlaka ısrarcı ve takipçi olunmalıdır.

26 Ocak 2019 Cumartesi

SOLUNUM, YUTMA GÜÇLÜĞÜ, BESLENME , ZATÜRE YOĞUN BAKIM HAKKINDA

ALS hastalığında süreç yönetimi çok önemlidir. Multidisipliner (birçok branştan uzman) yaklaşımı olmayan bizim gibi ülkelerde bu sorunlar yaşanıyor ve yaşanacak gibi görünüyor.
ALS hastalarında diyafram güçsüzlüğü başladığında en çok görülen durum Zatüre (Pnömoni) riski. Bu nedenle hastalar acil veya yoğun bakıma yatırılır.
Diyafram güçsüzlüğü ilerleyicidir. ALS hastalığında sorun o2 azlığı değil co2 yüksekligidir. Yani burundan oksijen vermek o2 satürasyonu yükseltmez.
Nefes darlığı nedeniyle acil servise giden ve Oksijen verilen hastalarımız daha eve varmadan yeniden nefes darlığı yaşıyor. Çünkü burundan verilen oksijen, co2 seviyesni düşürmüyor. Nefes almamız gerektiğini solunum merkezine bildiren, co2 yüksekligidir. Diyafram güçsüzlüğü başladığında yeterli O2/co2 değişimi yapılamaz. Bu nedenle pozitif basınçla solunum desteği vermek gerekiyor.

Diyafram güçsüzlüğü başladığında solunum yollarında biriken balgam öksürükle çıkarılamaz. Zatüre riski bu yüzden yüksektir.

Zatüre, akciğerde o2/co2 değişimi kapasitesini bozar. Solunum güçlüğü, nefes darlığı başlar. Ateş yüksektir, nabız sayısı ve solunum sayısı artar. Bu hastalar mecburen yoğun bakıma yatırılır. Önce entübasyon tüpü (ağızdan soluk borusuna tüp) yerleştirilir. Pozitif basınçla (mekanik ventilatör) akciğerlere hava verilir. Enfeksiyon için yoğun antibiyotik tedavisi yapılır. Kan gazları ölçülür. Enfeksiyon takip edilir.
ALS hastalığı değil, zatüre tedavi edilmiş olur.

Hastalığın ilerleyici olması nedeniyle genellikle tekrar zatüre riskine önlem olarak trakeostomi ameliyatı yapılır. Öksüremeyen veya zayıf öksüren hastada tekrar zatüre olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle trakeostomi kanülü balgam temizliği için kolaylık sağlamaktadır. Aspiratör cihazı ile balgam temizliği yapılabilir.

Zatüre iyileşince bazı hastalar solunum cihazına gerek duymayabilir. Bazı hastalar solunum cihazından bir süre ayrı kalabiliyor. Bu, hastanın diyafram adelesinin durumuna bağlıdır kişiye göre değişir.

Trakeostomi ameliyatı öncesinde konuşması anlaşılır seviyede olan hasta trakeostomi sonrasında da konuşabilir. Ancak hastalığın ilerleyen dönemlerinde diğer kaslarda güçsüzlük olacağı gibi konuşmayı sağlayan kaslarda da güçsüzlük olabilir.

Konuşma için özel bir konuşma kanülü şart değildir. Trakeostomi balonu indirince hasta konuşabiliyorsa günlük pratik sonrasında konuşma kanülü veya konuşma valfi kullanabilir. Ancak ALS hastalarında yutma güçlüğü başladıysa konuşma kanülü çok etkili olmuyor.

Trakeostomi (Perkütan trakeostomi) geri dönüşü olan bir ameliyattır.
Peg konusunda: Zatürenin diğer bir nedeni de yutma güçlüğü olan hastalarda gıda artıklarının soluk borusuna kaçmasıdır. Yutma güçlüğü özellikle su içerken gıcık hissi, öksürük, öğürme gibi belirtilerle başlar. Bu durumdaki ALS hastalarında hem beslenme bozukluğu hem de zatüre riski nedeniyle peg (Perkütan endoskobik gastrostomi) ameliyatı erken dönemde öneriliyor.
Peg ameliyatı da geri dönüşü olan bir ameliyattır.
ALS hastaları, solunum ve beslenme desteği ile uzun yıllar yaşayabilirler.

Şifalar diliyorum

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yoğun Bakım Hastası İçin Gerekli Medikal Ürünler ve Raporlar - 2017

Yoğun bakımda yatan hastalar için birçok tıbbi cihaz ve medikal malzeme kullanılmaktadır. Bunların kullanımı çoğu zaman hastanın hayati fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için gereklidir. Yoğun bakımda yatan hastalar bazı şartlar olgunlaştığında eve çıkartılır ve bakımlarına aileleri tarafından devam edilir. Bu durumda yoğun bakımda kullanılan tıbbi cihazların ve diğer medikal ürünlerin hastanın ailesi tarafından tedarik edilmesi ve evde hazır hale getirilmesi gerekir.

Hastanede kullanılan tıbbi cihazlarla evde kullanılanlar arasında farklar vardır. Hastanedekiler daha çok özelliği olan ve daha geniş kullanım alanına sahip olan cihazlardır. Evde kullanılanlar ise daha küçük, taşınabilir ve kullanımı kolay tıbbi cihazlardır. Evde hasta bakımında ihtiyaç olan medikal ekipmanların listesi genellikle aynıdır. Kullanılan ürünlerin markaları ve ölçüleri farklı olabilmektedir. Onun dışında çoğunlukla benzer ürün çeşitlerine ihtiyaç duyulur.

Yoğun bakım hastalarının evde bakılması için ihtiyaç olan medikal ürünler ve bunların rapor yazımıyla ilgili bilgileri aşağıda belirtiyorum. Aşağıdaki ürün adetleri SGK’nın minimum karşıladığı adetler değildir. Ortalama olarak hastanın ay içinde kullanması gereken adetleri belirttim. SGK’nın uygulamaları sürekli değiştiği için minimum olarak karşıladığı ürün adetleri değişkenlik göstermektedir.

Genel Maddeler

Raporlar 2 yıl geçerli olacak şekilde yazılmalıdır.
Her rapor için ayrı reçete yazılmalıdır.
Her rapor için 2’şer adet fotokopi çekilip “Aslı Gibidir” yapılmalıdır.


1. Rapor İçeriği

Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı (Mod: P SIMV & V SIMV) – 1 adet
Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı İçin Kesintisiz Güç Kaynağı – 1 adet
Hasta Karyolası ve Yatağı – 1 adet
Çelik Oksijen Tüpü (10 litre) – 1 adet
Oksijen Konsantratörü – 1 adet
Jeneratör – 1 adet

2. Rapor İçeriği

Bataryalı Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı – 1 adet

3. Rapor İçeriği

Pozisyon Aldıran Havalı Yatak – 1 adet
Bataryalı Konsol Tipi Pulse Oksimetre Cihazı – 1 adet

4. Rapor İçeriği

Nebülizatör Cihazı – 1 adet

5. Rapor İçeriği

Mama Cihazı – 1 adet

6. Rapor İçeriği

Hasta Alt Bezi/Külotlu Hasta Alt Bezi – 120 adet/1 ay

7. Rapor İçeriği

Beslenme Seti – 30 adet/1 ay

8. Rapor İçeriği


  • Uzun Dönem Kullanılabilir Trakeostomi Kanülü (No: ##) – 4 adet/1 ay
  • Aspirasyon (Aspiratör) Kateteri (No: ##) – 300 adet/1 ay
  • Oksijenli Su (1 litre) – 2 adet/1 ay
  • Steril Eldiven – 2 kutu/1 ay
  • Pulse Oksimetre Probu (Disposable) – 15 adet/ 1 ay
  • Uzun Dönem Kullanılabilir Nazogastrik Beslenme Kateteri (No: ##) – 4 adet/1 ay
  • HME Filtre – 60 adet/1 ay
  • Mekanik Ventilatör Solunum Devresi – 1 adet/1 ay
  • Mekanik Ventilatör Hava Filtresi – 2 adet/1 ay
  • Resusitatör (Ambu) Seti – 1 adet/1 ay
  • Kateter Mount – 30 adet/1 ay
  • Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı Filtresi – 10 adet/1 ay
  • Enjektör – 100 adet/1 ay
  • Steril Gaz Kompres – 4 paket/1 ay
  • Ağız Bakım Seti – 30 adet/1 ay
  • Saç Temizleme Bonesi – 30 adet/1 ay
  • Cilt Temizleme Mendili – 6 paket/1 ay
  • Hijyenik Banyo Lifi – 4 paket/1 ay
  • İdrar Torbası – 90 adet/1 ay
  • İdrar Kateteri – 90 adet/1 ay
  • Yatak Koruyucu Örtü – 1 paket/1 ay
  • Gastrostomi Beslenme Tüpü – 1 adet/1 ay
  • PEG Seti – 1 adet/1 ay
  • Lastikli Yüz Maskesi (Disposable) – 2 kutu/1 ay
  • Galoş – 1 paket/1 ay
  • Trakeostomi Kanülü Bandı – 4 adet/1 ay
  • Trakeostomi Kanülü Pedi – 4 adet/1 ay



1 Mart 2017 Çarşamba

Temel Mekanik Ventilasyon Modları ve Ayarlamalar

Temel Mekanik Ventilasyon Modları ve Ayarlamalar
Emre KARAKOÇ*

* Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Yoğun Bakım Bilim Dalı, ADANA

Modlar, mekanik ventilasyonun uygulanma yöntemleri olarak tanımlanabilir. Modları belirleyen temel özellikler solunumun nasıl başladığı, sürdürüldüğü, sonlandırıldığı ve uygulanan modun spontan solunuma izin verip vermediğidir. Bunlar dışında ventilatörün özelliğine göre bu modlar farklı özellikler eklenmiş olarak bulunabilir. Temel modlar günümüzde tüm modern ventilatörlerde standart olarak bulunmaktadır fakat farklı cihazlarda farklı isimlendirilmiş olabilir.
Mekanik ventilatörün solunum desteğini başlatma şekline göre modlar üçe ayrılır;
1. Kontrollü mekanik ventilasyon: Ventilatör belirli zaman aralıklarıyla solunum desteği verir. Hastanın solunum eforunun katkısı yoktur.
• Kontrollü mekanik ventilasyon (CMV)
• Basınç kontrollü ventilasyon (PCV)
2. Yardımcı (Asist) modlar: Mekanik ventilasyon desteği hastanın spontan solunumu varsa onunla birlikte yoksa zaman döngülü olarak verilir.
• Asist kontrol (A/C)
• Senkronize aralıklı zorunlu ventilsyon (SIMV)
3. Spontan modlar: Sadece spontan solunuma basınç desteği verir, spontan solunum yoksa destek vermez.
• Basınç destek (PSV)
Solunumun oluşturulmasına göre modlar hacim/akım veya basınç hedefli olabilir . Hacim veya akım hedefli modlarda hastanın aldığı tidal hacim değişmez. Direnç ve kompliyans değerlerinde değişme olsa bile hacim zaman grafiğinde değişiklik olmaz. Basınç hedefli modlarda hava yolu direnci ve akciğer kompliyansında oluşan değişiklikler ventilasyonu etkiler, tidal hacim sabit olmaz .
İnspirasyonun sonlanmasına (döngü) göre modlar üçe ayrılır;
1. Hacim döngülü (CMV, A/C, SIMV)
2. Zaman döngülü (PCV)
3. Akım döngülü (PSV)
Modlardan birisini tercih ederken temel amaç, hastanın oksijenasyonunu ve ventilasyonunu hasta için olabilecek en konforlu ve en az travmatik şekilde gerçekleştirmektir.
EKSPİRASYON SONU POZİTİF BASINÇ (PEEP)
Solunumun sonunda hava yolu basıncının atmosferik basıncın üzerinde (0 cmH2O) tutulmasıdır. Tek başına değil diğer modlarla birlikte kullanılır. Spontan soluyan bir hastada uygulanırsa buna devamlı pozitif hava yolu basıncı (CPAP) denir.
PEEP uygulamasının iki temel endikasyonu vardır; 1. Refrakter hipoksemi 2. Fonksiyonel rezidüel kapasite ve akciğer kompliyansının azalması. PEEP uygulaması ile ortalama hava yolu basıncı artırılır, alveollerin kollabe olması önlenir ve akciğer kompliyansında düzelme sağlanır. Bunların sonucunda da oksijenasyon düzeltilir.
PEEP uygulamanın faydalarının yanında yan etkileri de olabilir. PEEP uygulaması sırasında sık karşılaşılan problemlerden birisi hipotansiyondur. Hipotansiyon venöz dönüşün ve kardiyak “output”un azalmasına bağlı gelişir ve sıklıkla hipovolemik hastalarda belirgin olur. Hipotansiyon hipovoleminin düzeltilmesine rağmen devem ediyorsa PEEP düzeyi azaltılmalıdır. Barotravma alveoler basıncın yırtılmaya yol açacak kadar yükselmesidir. Alveoler yırtılma pnömotoraks, pnömomediastinum, pnömoperikardiyuma yol açabilir. Cilt altı amfizem olması başka nedene bağlanmıyorsa barotravma bulgusu olarak kabul edilmelidir. Plato basıncının 30 cmH2O üzerine çıkması barotravma riskini artırır. PEEP uygulaması kafa içi basıncı artırabileceği için riskli hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. PEEP böbrek kan akımını azaltarak riskli hastalarda akut böbrek yetmezliğini provake edebilir.
KONTROLLÜ ZORUNLU VENTİLASYON (CMV)
Devamlı zorunlu ventilasyon, kontrollü mekanik ventilasyon diğer isimleridir. İnspirasyonun başlaması, sürdürülmesi ve sonlanması makine kontrolündedir (Tablo 1). Ventilatör belirlenen frekansta istenen sabit hacmi hastaya verir. Hastanın solunum üzerinde herhangi bir kontrolü yoktur. Spontan solunumu olan hastada yoğun sedasyon ve kas gevşetici verilmeden uygulanamaz. Hastanın solunumunun tamamen kontrol altında tutulması istenen durumlarda analjezi, sedasyon ve kas gevşeticileri eşliğinde uygulanabilir.
Kontrollü mekanik ventilasyonda ayarlanacak parametreler (Tablo 1); Solunum sayısı (f), tidal hacim, akım, verilen havadaki oksijen oranı (FIO2), PEEP, yüksek basınç limiti.
BASINÇ KONTROLLÜ VENTİLASYON (PCV)
Kontrollü zorunlu ventilasyon gibidir. Zaman tetiklemeli, basınç limitli ve zaman döngülüdür. Belirlenmiş aralıklarla istenen sabit basıncı sabit bir sürede uygular. Hastanın spontan solunumuna izin vermez.
PCV özellikle akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) olan hastalarda yüksek tepe basınçlarından kaçınmak amacıyla kullanılır. Tidal hacim hastanın hava yolu direnci ve akciğer kompliyansından etkileneceği için hipoventilasyon riski vardır.
ASİST KONTROL (A/C)
Solunumu hasta veya makine başlatır. Hastanın solunum eforu varsa ventilatör hastanın her solunumunu önceden belirlenmiş sabit hacimle destekler. A/C modda yedek solunum sayısı belirlenir. Hastanın solunum sayısı belirlenen sayının altına inerse ventilatör ayarlanan solunum sayısına tamamlar. A/C modda solunum ya hastanın (inspirasyon eforuyla) tetiklemesiyle (Asist) ya da belirlenmiş frekansla zaman tetiklemesi ile (kontrol) başlatılır. A/C modun CMV’den farkı hastanın solunumu başlatabilmesidir. Solunum sayısını ve dakika ventilasyonu hasta belirler, diğer parametreler ventilatör tarafından belirlenir.
A/C mod kullanırken ventilatörün inspirasyon süresini nasıl belirlediğine dikkat edilmelidir. Bazı cihazlarda inspirasyon süresi sadece tidal hacim ve akıma bağlıyken diğer cihazlarda inspirasyon süresi değişik şekilde ayarlanabilmektedir.
A/C mod sıklıkla mekanik ventilasyon uygulamasının başlangıcında tam destek vermek için kullanılır.
Avantaj: Solunum işini azaltır.
Dezavantaj: Solunumsal alkaloz riski vardır.
A/C modda ayarlanacak parametreler (Tablo 1); Solunum sayısı (f), tidal hacim, akım, FIO2, PEEP, yüksek basınç limiti, inspiratuar tetik hassasiyeti.
SENKRONİZE ARALIKLI ZORUNLU VENTİLASYON (SIMV)
SIMV modunda hastanın önceden belirlenen sayıdaki solunumu hasta eforuyla senkronize olarak istenen hacimle desteklenir. Hastanın solunum eforu yoksa zaman tetiklemeli olarak aynı sayıda kontrollü solunum oluşturulur. A/C mod sırasında hastanın tüm solunum eforu desteklenirken SIMV modunda sadece belirlenen sayıda solunum eforu desteklenir. Hastanın spontan solunum sayısı belirlenenden daha yüksekse hasta fazladan solunumlarını cihazdan destek almadan yapar.
SIMV çoğunlukla kısmi solunum desteği vermek için kullanılır. Tam solunum desteğine ihtiyacı kalmayan hastanın solunum kaslarını kullanabilmesini sağlar. Basınç destek moduyla birlikte kullanılması solunum işini azaltabilir.
Avantaj: Venöz dönüşü artırır, solunum kas gücünün korunmasını sağlar.
Dezavantaj: Solunum işini artırır.
SIMV modunda ayarlanacak parametreler (Tablo 2); Solunum sayısı (f), tidal hacim, akım, FIO2, PEEP, yüksek basınç limiti, inspiratuar tetik hassasiyeti.
BASINÇ DESTEKLİ VENTİLASYON (PSV)
Basınç destekli ventilasyon basınç kontrollü, hasta tetiklemeli ve akım döngülü bir moddur. Kısmi ventilasyon desteği amacıyla kullanılır. Solunum hasta tarafından başlatılır, solunum süresince önceden belirlenen basınç uygulanır, inspiratuar akım belli eşik değere inince destek durdurulur. Destek sırasında hastanın gösterdiği eforla doğru orantılı tidal hacim oluşur. Çoğu mekanik ventilatörde inspiratuar akım, başlangıç düzeyinin %25’ine indiğinde destek sonlandırılır. Bu düzeye ekspiratuar tetik hassasiyeti denir. Yeni cihazların çoğunda bu hassasiyet değiştirilebilmektedir. Ekpiratuar tetik hassasiyetinin değiştirilebilmesi özellikle kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi akımın kısıtlandığı durumlarda önem kazanır.
Hastalar için spontan solunuma en yakın, temel modlar içinde muhtemelen en konforlu moddur. Solunum frekansını ve tidal hacmi hasta belirleyebildiği için daha az sedasyon ihtiyacı olmaktadır.
PSV modunda hastaya uygulanacak destek dikkatli takip edilmelidir. Desteğin fazla olması hastayı apneye sokabilir. Gereğinden düşük destek solunum kaslarında yorulmaya yol açabilir. Destek basınç düzeyi, tidal hacim, solunum frekansı ve solunum kasları aktivasyonu takip edilerek titre edilmelidir.
PSV modunda ayarlanacak parametreler: Destek basıncı, PEEP, inspiratuar tetik hassasiyeti, ekspiratuar tetik hassasiyeti, FIO2
BAŞLANGIÇ VENTİLATÖR AYARLARI
Mekanik ventilasyon uygulamaları sırasında dört temel hedef vardır;
1. Ventilasyonu ve oksijenasyonu sağlamak,
2. Solunum işini azaltmak,
3. Komplikasyonları en az seviyede tutmak (yüksek inspirasyon sonu basınçlarından kaçınmak),
4. Hastanın ventilatörle uyumu ve rahatını sağlamak.
Başlangıç ayarlarını yaparken ve sonraki değişikliklerde bu hedefler göz önünde bulundurulmalıdır.
MOD Seçimi
Başlangıçta çoğu zaman tam destek sağlayan modlardan birisinin kullanılması gerekmektedir. A/C mod genelikle başlangıçta tercih edilen moddur. Erken dönemde hastanın solunum işinin azaltımasını sağlar. Hastanın stabilizasyonundan sonra SIMV, SIMV + PSV veya PSV tercih edilebilir. Hacim kontrollü modlarda hipoventilasyon riski daha düşüktür. Basınç kontrollü modlar, inspirasyon akımı, hastanın eforuyla orantılı olduğu için daha konforludur.
FIO2
Başlangıçta her zaman %100 oksijen verilir. Hedef FIO2’nin %50’nin altına çekilmesidir.
TV
Hacim kontrollü modlarda TV ayarlanmalıdır. Uygulanacak hacim altta yatan hastalığa göre değişir. ARDS 6-8 mL/kg TV tercih edilirken KOAH’ta 8-10 mL/kg TV tercih edilir. Nöromusküler bozukluk nedeniyle mekanik ventilasyon ihtiyacı olan hastalarda hava açlığının giderilebilmesi için daha yüksek TV gerekebilir (10-12 mL/kg). TV hastanın ideal kilosuna göre hesaplanmalıdır. Basınç kontrollü modlardan birisi seçilmişse bezer TV oluşturacak basınçların uygulanması gerekir. Çoğunlukla başlangıçta 10-15 cmH2O basınçla başlanıp istenilen düzeye kadar titre edilir.
Solunum Sayısı (f)
Hipoksik hastalar çoğunlukla takipneiktir. Bu hastalarda yoğun sedasyon ve kas gevşeticiler kullanılmadan solunum sayısının dakikada 20’nin altında tutulması mümkün olmamaktadır. Mekanik ventilatörlerin çoğu inspirasyon süresini cihazda ayarlanan solunum sayısına göre yapmaktadır. Hastanın tetiklediği solunumlar hesaplamada yer almadığı için ters orantılı ventilasyon riski doğabilir. Asist modlarda solunum sayısını belirleyen hastanın eforu olduğu için cihazdaki yedek hızın buna yakın ayarlanması uygun olacaktır.
Dakika Ventilasyon (MV)
Dakika ventilasyon TV ve solunum sayısının çarpımı ile elde edilir. Normal dakika ventilasyon 6-8 L/dakika’dır. MV altta yatan probleme göre normal asit baz dengesi sağlanacak şekilde TV ve solunum sayısı değiştirilerek titre edilir.
PEEP
ARDS gibi yüksek PEEP ihtiyacı olmayan durumlarda PEEP uygulamasının gerekip gerekmediği tartışmalı olmakla birlikte, çoğunlukla 4-5 cmH2O PEEP tüm hastalara uygulanmaktadır. Profilaktik PEEP olarak adlandırılan bu uygulamanın klinik etkinliği tartışmalıdır. ARDS hastalarında PEEP uygulaması daha düşük konsantrasyonda oksijenle solunumun sürdürülmesini sağlar. Bu gibi durumlarda PEEP yakın hemodinamik takiple yeterli oksijenasyonu sağlayacak en düşük düzeyde tutulmaya çalışılır. Optimum PEEP’in saptanması için hacim-basınç eğrisi veya kompliyans ölçümünden yararlanılabilir. Obstüriktif bozukluğu olan hastalarda otoPEEP ölçülebiliyorsa oto PEEP’in 2/3’ü düzeyinde PEEP uygulamak solunum işini azaltır.
İnspirasyon-Ekspirasyon (I:E) Oranı
İnspirasyonun ekspirasyona oranı 1:2 ile 1:4 arasında tutulmaya çalışılır. Bazı hastalarda daha uzun ekspirasyon süresi gerekebilir. I:E oranı ölçülürken kullanılan cihazın özelliği bilinmelidir. Bazı cihazlar spontan solunumu olan hastalarda, spontan solunumu hesaplamaya dahil etmezler. Bu durum I:E oranının olduğundan farklı görünmesine yol açabilir. I:E oranı cihazın özelliğine göre farklı manevralarla değiştirilebilir;
1. Akım hızının değiştirilmesi,
2. İnspirasyon zamanının değiştirilmesi,
3. Solunum hızının değiştirilmesi,
4. Dakika ventilasyonun değiştirilmesi.
Akım Hızı
Akım hızı hastanın ihtiyacından düşük ayarlanırsa hasta-ventilatör uyumsuzluğu ortaya çıkabilir. Hasta-ventilatör uyumsuzluğu gerekiz sedasyon ve kas gevşetici kullanımına yol açabilir. Akım hızı 60-120 L/dakika arasında ayarlanabilir. Obstrüktif problemi olan hastalarda üst sınırlarda tutulması inspirasyon süresinin kısaltılabilmesi için uygun olur.
İnspiratuar Tetik Hassasiyeti
İnspiratuar tetik cihazın özelliğine bağlı basınç tetiklemeli veya akım tetiklemeli olabilir. Akım tetiklemesi daha hassastır ve daha az solunum işi gerektirir. İnspiratuar tetik hassasiyeti kısır döngüye yol açmayacak ve solunum işini artırmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Basınç tetiklemeli cihazlarda -1 ile -5 cmH2O arasında ayarlanmalıdır. Akım tetiklemeli cihazlarda 1-3 L/dakika önerilmektedir.
HASTALIKLARA ÖZEL VENTİLATÖR AYARLARI
Normal Solunum Mekaniği ve Oksijen Değişimi Olan Hastada Mekanik Ventilasyon
Hacim hedefli modlarda TV 8-10 mL/kg olacak şekilde başlanır. Nöromusküler bozukluğu olan hastalarda TV 12 mL/kg uygulanabilir. Basınç hedefli modlarda 10-15 cmH2O basınç yeterli olmaktadır.
ARDS
ARDS’de mekanik ventilasyon stratejilerinin temeli akciğeri korumaktır. Düşük tidal hacim (6-8 mL/kg) uygulanması gerekir. Plato basıncın 30 cmH2O altında tutulmasına çalışılır. A/C mod tercih edilen moddur. PEEP oksijen oranını düşük tutacak şekilde titre edilir. Solunum sayısı pH 7.2 üzerinde olacak şekilde ayarlanır.
KOAH
Bu hastalarda otoPEEP gelişme riski vardır. Başlangıç TV 8 mL/kg, solunum sayısı 12-15/dakika, akım hızı 60-100 L/dakika , I:E oranı 1:3 veya daha düşük olacak şekilde ayarlar yapılır. OtoPEEP’i düzeltmek için en etkili yöntem solunum sayısının azaltılmasıdır.
Bronşiyal Astım
Küçük hava yollarında daralma ve mukus tıkaçları nedeniyle V/Q oranı bozuktur. Hiperinflasyona ve kardiyovasküler kollapsa eğilimlidirler. Tıkanmanın olmadığı alveollerin aşırı distansiyonunu önlemek için düşük TV (6-8 mL/kg) gerekir. Solunum sayısı 10-12/dakika, akım hızı 80-100 L/dakika arasında ayarlanır. Alveoler plato basıncı 30 cmH2O altında tutulmaya çalışılır. PEEP uygulaması astımlı hastalarda önerilmemektedir.
SONUÇ
Mekanik ventilasyon uygulamalarının çok farklı yöntemleri vardır ve temel modların dışında da yeni modlar kullanıma girmiştir. Daha az invaziv yöntemler yetersiz olduğunda düşünülmesi gereken invaziv mekanik ventilasyon sırasında, hastanın ve uygulanan modların özellikleri iyi değerlendirilerek mod seçimi yapılmalıdır. Çoğu zaman en iyi bilinen mod en uygun mod olmaktadır. Cihazlar arasında önemli farklılıklar olması nedeniyle mutlaka kullanılan ventilatörün işletim kitabı okunmalıdır.

31 Ocak 2017 Salı

Zatüre, yoğun bakım, eve Ventilator ile dönüş...


 Zatüre nedeniyle hastaneye yatan hastalar hakkında: 
Als hastaları genellikle yoğun bakıma Zatüre nedeniyle yatırılır
Zatüre Akciğer iltihabıdır. Yani nefes alabilse de Akciğer dokusu iltihabı olduğu için Oksijen - co2 değişimi yapılamaz. Şiddetli nefes darlığı, kanda biriken co2 nedeniyle hastanın durumu ciddidir. 
Bu nedenle yoğun bakımda tedavi gerekecektir. 
Basınçlı solunum sağlayabilmek için acilen endotrakeal tüp takılır. Hastaya ağızdan nefes borusuna bir hortum yerleştirilir. Bu yolla solunum sağlanır.
Hızlı ve yüksek doz Antibiyotik ve nefes açıcı ilaçlar verilir. Kendi balgamını atamayan hasta boğazındaki hortumdan aspirasyon yapılır akciğer içinde biriken iltihaplı sıvı temizlenir.
Beslenmesi için serum desteği, kalp krizi önlemek için çeşitli ilaçlar verilir. Burundan mideye nazogastrik sonda takılır.
Akciğerdeki zatürenin iyileşmesi beklenir. 

***
Hasta iyileşirken kendi başına nefes almaya başladıysa trakeostomi gerekmeyebilir. Fakat yoğun bakıma Zatüre nedeniyle yatan ALS hastaları genellikle spontan solunum olsa da solunum kasları zayıfladığından dolayı Ventilator ihtiyacı oluyor. Bu durumda trakeostomi ameliyatı yapılır.
Trakeostomi ameliyatı sonrasında hastanın ağzından yerleştirilmiş olan tüp çıkarılır, trakeostomi tüpü yoluyla solunum cihazına bağlanır. Önce hastanenin solunum cihazı ile nefes alır. Daha sonra ev tipi mekanik ventilatör için rapor yazılır, hasta yakını Sgk gider. Sgk elinde varsa ücretsiz olarak ikinci el solunum cihazı verir. Yoksa hasta yakını kendisi dışarıdan beğendiği cihazı alı. Sgk fatura tutarının 9000 tl geri öder.
Cihazı hastanede Dr solunum cihazı değerleri cihaza girilir Teknik servis eleman) hasta yeni cihaza alışmaya çalışır. Alışmazsa başka firma, marka vs deneyebilir.
Yoğun bakımda cihaza alışan hasta servise çıkarılır. Orada hasta yakınına aspirasyon vs eğitimi verilir. Durumu stabil olunca eve taburcu edilir.
Evde Trakeostomi + ventilatör ile yaşayan hastaların bakımı: 
http://turkals.blogspot.com.tr/…/trakeostomi-bakimi-ve-soru…
Acil Eylem planı: 
http://turkals.blogspot.com.tr/2010/…/hasta-deneyimleri.html
Hastaneden eve taburcu olan hastalar: 
http://turkals.blogspot.com.tr/search/label/taburcu

26 Eylül 2014 Cuma

Yoğun Bakım Hastası İçin Gerekli Ürünler ve Raporlar



1. Rapor İçeriği
Miktar
Mekanik Ventilatör Cihazı (Mod: P SIMV & V SIMV)
1 Adet
Hasta Karyolası & Yatağı
1 Adet
Oksijen Tüpü Çelik (10 litre)
1 Adet
Çelik Tüp Manometresi
1 Adet
Oksijen Konsantratörü
1 Adet
Jeneratör
1 Adet


Bataryalı Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı
1 Adet


Pozisyon Aldıran Havalı Yatak
1 Adet
Bataryalı Pulse Oksimetre Cihazı
1 Adet


Nebülizatör Cihazı
1 Adet


Mama Cihazı
1 Adet


Hasta Bezi
120 adet/1 ay


Beslenme Seti
30 adet/1 ay


Uzun Dönem Kullanılabilir Trakeostomi Kanülü (No: ##)
1 adet/6 ay
Aspirasyon (Aspiratör) Kateteri (No: ##)
300 adet/1 ay
Oksijenli Su (1 litre)
2 adet/1 ay
Steril Eldiven
2 kutu/1 ay
Pulse Oksimetre Probu (Disposable)
15 adet/ 1 ay
Uzun Dönem Kullanılabilir Nazogastrik Beslenme Kateteri (No: ##)
4 adet/1 ay
Filtre HME
60 adet/1 ay
Mekanik Ventilatör Solunum Devresi
1 adet/6 ay
Mekanik Ventilatör Hava Filtresi
1 adet/6 ay
Resusitatör (Ambu) Seti
1 adet 
Kateter Mount
4 adet/1 ay
Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı Filtresi
1 adet
Enjektör
10 adet/1 ay
Steril Gaz Kompres
4 paket/1 ay
Ağız Bakım Seti
30 adet/1 ay
Saç Temizleme Bonesi
30 adet/1 ay
Cilt Temizleme Mendili
6 paket/1 ay
Hijyenik Banyo Lifi
4 paket/1 ay
İdrar Torbası
90 adet/1 ay
İdrar Kateteri
90 adet/1 ay
Yatak Koruyucu Örtü
1 paket/1 ay
Gastrostomi Beslenme Tüpü
1 adet/1 ay
PEG Seti
1 adet
Lastikli Yüz Maskesi (Disposable)
2 kutu/1 ay
Galoş
1 paket/1 ay
Trakeostomi Kanülü Bandı
4 adet/1 ay
Trakeostomi Kanülü Pedi
4 adet/1 ay


Diğer Bilgiler
Raporlar 2 yıl geçerli olacak şekilde yazılmalı.
Her rapor için reçete yazılmalı.
Her rapor için 2’şer adet fotokopi çekilip “Aslı Gibidir” yapılmalı.