Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
havalı yatak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
havalı yatak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Temmuz 2023 Cuma

Bası Yarası (Dekübitüs)

 Bası Yarası

BASINÇ ÜLSERİ- BASINÇ ( BASI) YARASI- DEKÜBİT ÜLSERİ-YATAK YARASI- DEKÜBİT 

Basınç Ülseri Nedir? 

Tek başına basınç ya da sürtünme ile basıncın birlikte sebep olduğu, genellikle kemik çıkıntılar üzerinde ortaya çıkan deri ve/veya deri altı doku hasarıdır. 

Bir bölgenin uzun süreli veya aralıksız basınca maruz kalması ile oluştuğu için bası yarası olarak adlandırılır. Ancak halk arasında daha çok yatak yarası olarak bilinir. Tıptaki ismi ise; de dekübitüs veya dekübit ülseridir. 

Bu yaralar nasıl oluşur? 

Yatağa ( ya da sandalyeye) bağımlı hastalarda, vücut ağırlığının oluşturduğu basınç nedeniyle yumuşak dokulara baskı olur. Kemik çıkıntı ile yatak arasında sıkışan bu dokuların dolaşımı bozulur ve nihayetinde dokularda hasar meydana gelir. Bu hasar belli bir seviyeye ulaştığında da yara açılır. Sürtünmenin fazla olup cildin gergin kalması, vücut sıcaklığının yüksek olması ve cildin ıslak bırakılması yaraları oluşumunu kolaylaştırır. 

Sabit bir pozisyonda kalan hastada 24-48 saat içerisinde bile basınç yarası oluşabilir ve gerekli önlemler alınıp hemen müdahale edilmezse kısa sürede ilerler. Normalde 15-20 gün içerisinde iyileşmesi beklenen erken evrede bir yara, bölgeye basıncın devam etmesi, oluşan doku ödemi ve idrar ve dışkıdan bulaşan mikroorganizmalarla infeksiyon gelişmesi nedeniyle kötüleşebilir. 

Yara oluştuğunda deride görülen ilk değişiklikler aslında buz dağının görülen kısmıdır. Doku hasarının çoğu deri altında başlar ve daha sonra deri yüzeyinde kendini gösterir. Kısaca deride kızarıklık ya da yara fark edildiğinde altındaki dokuda daha fazla hasar olması olasılığı yüksektir. Bu nedenle ihmal edilmemeli, hemen konuyla ilgili bir merkeze danışılmalıdır. 

Nerede yara açılabilir? 

Otururken ; Kuyruk sokumu üzerinde, omuzda kürek kemikleri üzerinde, kalçada kaba etlerde, dirseklerde, topukta 

Sırt üstü yatarken ; Başın arka tarafında, omuzda kürek kemikleri üzerinde, kalçada, dirseklerde, kuyruk sokumu üzerinde, topukta, ayak parmaklarında 

Omuz üzerinde yatarken ; Kulaklarda, omuzun yan tarafında, leğen kemiğinin yan bölgelerinde, kalçada, dizde, ayak bilekleri yan çıkıntılarında 

Yüz üstü yatarken ; Yüz, omuz, leğen kemiği, diz, bileklerin çıkıntılarında bası yaraları oluşabilir. 

(Aşağıdaki resimlerden bir veya birkaçı kullanılabilir- kaynak- http://www.ouhsc.edu/geriatricmedicine/Education/PU/ulcer.htm#etiology.htm ) 

Bu yaraların açılmasını önlemek için neler yapılabilir? 

Basınç ülserini önlemek için aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilmelidir. 

*    Hareketliğin Sağlanması 

Mümkün olduğu ölçüde hastanın yaşama katılma ve kendi ile ilgili faaliyetlere katılması sağlanmalıdır, hareketi sınırlı ise refakatçiler tarafından gerekli destek sağlanmalı, hasta hiç hareket edemiyorsa hastaya pasif olarak hareketlilik sağlanmalıdır. 

Bu durum eklem sertlikleri oluşması, kas kaybının önlenmesi ve kan dolaşımının artırılması açısından önemldir. 

*    Pozisyon Değiştirme 

Öncelikli olarak kalça ve topuk gibi riskli bölgelerde basının azaltılması için hastanın pozisyonu düzenli olarak değiştirmelidir. 

Pozisyon değiştirme sıklığı hastanın mevcut durumuna ve üzerinde yattığı yatağın özelliklerine göre belirlenmelidir ve 2 saatlik periyotlardan daha uzun süreli olmamalıdır. 

Pozisyon değişikliği sürekli yapılmalıdır, geceleri ara verilmemelidir. 

Hastaya 30° yan yatma, 60° yan yatma, sırt üstü yatma gibi pozisyonlar sırası ile uygulanabilir. 

Pozisyon değişikliği yaparken hasta sürüklenmemeli mümkün olduğunca hasta kaldırılarak yapılmalıdır. 

Hastanın yatağa temas eden vücut bölgeleri  ve yan yatan hastada dizler gibi vücudun birbirine temas eden bölgeleri kızarıklık açısından sık sık kontrol edilmelidir.  Geçmeyen kızarıklığın basınç ülseri başlangıç aşaması olduğu unutulmamalıdır. 

Hastaya yemek yeme, kitap okuma vb. durumlar için oturma pozisyonu verilerbilir fakat bu pozisyonda bir kaç saatten fazla kalmamalıdır. 

Hasta sırt üstü pozisyonda ya da oturur pozisyonda ise topuklardaki basıyı ortadan kaldırmak için mutlaka bacakların altına, yan yatan hastada dizlerin arasına yastık konulmalıdır. 

(Aşağıda pozisyon ile ilgili resimler kullanılabir Avusturya Bası Yarası Önleme Derneği broşüründen alıntıdır- Ayise KARADAĞ ) 


*    Beslenme 

Hem düşük hem de yüksek kilolu olmak basınç ülseri açısından risk oluşturduğundan dengeli beslenmek önemlidir. Protein ağrılıklı beslenmek basınç ülseri oluşumunu azalttığından protein eksiği olmamasına dikkat edilmelidir. 

Bununla birlikte hastanın yeterli sıvı alması sağlanmalıdır. 

*    Vücut ve Cilt Bakımı 

Cilt bakımında temel olan deri bütünlüğünü sağlamak ve deriyi kuruluk, ıslaklık sürtünme ve sert yüzeye temas etmesi gibi durumlardan korumaktır. 

Kuru cilt nemlendirici kremlerle nemlendirilmelidir. 

Islak cilt silinerek değil havlu gibi yumuşak malzemlerle tamponlanarak kurulanmalıdır. 

Hasta bez kullanıyorsa ıslaklıklığa maruz kalma ve dışkı ile temas nedeniyle cildi koruyucu bariyer kremler doktora danışılarak kullanılabilir. 

Hastanın cildinde riskli bölgelere masaj yapılmamalıdır. 

Alkol içeren cilt bakım ürünleri kullanılmamalıdır. 

*    Destek Yüzeyleri 

Yatak örtüsünde oluşan katlantılar ve kırışıklıklar kontrol edilmeli ve önlenmelidir. 

Köpük şilte kullanımı veya büyük hava bölmeli havalı yatak kullanımı basınç ülseri oluşumunu azaltmaktadır. Ancak oluşma riskini tamamen ortadan kaldırmaz. 

Yüzeyden bağımsız olarak mümkün olduğunca hasta pozisyonunu değiştirmeye önem verilmelidir. 

Özellikle yan yatan hastada dizler gibi vücudun birbirine temas eden bölgeleri kızarıklık açısından sık sık kontrol edilmelidir. Birbirine temas eden bölgelerin arasına yastık gibi basıncı azaltacak destek konulmalıdır. 


Yazının kaynağı (Teşekkür ederim) 

6 Ocak 2022 Perşembe

Yatakta kendi başına dönmek ve havalı yatak

Yatakta kendi başına dönmek zorlaştığında birkaç seçenek var. En yakınımız, eşimiz yardımcı olabilir ama 2-3 saatte bir uykudan uyanmak zorunda kalıyorlar. Uyku kalitesi bozuluyor ve ertesi gün için enerji ve motivasyon düşük oluyor. 

Havalı yataklar temel olarak vücudun ağırlığını dağıtmak ve aynı noktaya uzun süre bası olmasını engellemek için üretilmiştir. 


Baklava dilimi şeklinde havalı yataklarda, dilimler 10-15 dakika arayla sırasıyla şişirilir ve bir çeşit masaj etkisi nedeniyle yatağa temas eden vücut yüzeyinde kan dolaşımını arttırır.  Böylece yatak yarası olmaması için bir çözüm sunar. Kısa süreli yatakta kalacak hastalar için ucuz bir çözüm sağlar. Dezavantajları ise yatış pozisyonunu değiştirmez.  Yazın terleme, kışın üşüme yapabilir. Dilimler 2 farklı bölgede olsa da vücut ağırlığını eşit olarak dağıtmaz.  Bu nedenle rahatsızlık verebilir.   

Boru tipi havalı yataklar enine silindir şeklinde hava keselerinden oluşur. Üç sıralı ardışık sırayla şişirip indirecek bir motor sistem vardır.  Vücut ağırlığını eşit olarak dağıtır. Terleme yapmaz. Daha az gürültülüdür. Kışın üşüme yapabilir.  Yatak yarası olmaması için iyi bir çözümdür. Ancak yatakta pozisyonlardırma yapmaz. 



Pozisyonlardırma özellikli havalı yataklar ise boru tipi havalı yatak özellikleri yanısıra sağda ve solda uzunlamasına 2 adet hava kesesi sayesinde 5-15 aralıkla sırayla sağ ve sol tarafı şişirerek ortalama 10-15  derecelik bir dönme hareketi sağlar.  Dönme hareketi sırasında yatak, çarşaf vs gerginlikten dolayı ses yapabilir. Uyku bölünebilir.  Alışmak gerekiyor. 



Havalı yatak basınç ayarları önemlidir. Basınç ayarını % 10 dan başlayarak rahatlık durumuna göre birkaç gün denemek ve çok gömülürse basınç ayarlarını yükseltmek tavsiye ediliyor. 


Titreşimli yataklar:  
Bedaid yataklar, Titreşimi modüler bloklardan oluşur. Uzun süreli hareketsiz yatan hastalarda,  özellikle ALS hastalarında tavsiye edilmiyor. Pozisyon veren boru tipi havalı yataklar daha konforlu uyku sağlıyor. 





Tempur yataklar: 
 Vücudun; TEMPUR malzemesine baskı uyguladığı noktalarda malzeme, meydana gelen basıncı tüm kullanım bölgesine eşit bir biçimde yayarak reaksiyon göstermektedir. Bu nedenle TEMPUR’un basıncı azaltan özellikleri kan dolaşımını düzenler.

ALS hastalarında ve hareketsiz durumda uzun süre yatan hastalarda hastayı çevirmek, masaj yapmak, kan dolaşımını arttıracak hareketler ile kan dolaşımını desteklenmesi önemlidir.  

3 Ekim 2018 Çarşamba

Yatak yarası: Havalı yatak mı yoksa medikal koyun postu mu?

Medikal koyun postu hakkında:
Doğal malzemelerin insan sağlığı alanında kullanımı oldukça makul ve destek gören bir yaklaşımdır. Ancak tıbbi malzeme olarak kullanılabilmesi için mevcut teknolojik çözümlere alternatif veya en azından daha avantajlı olduğuna dair kanıtların mevcut olması gerekiyor. Yapılan araştırmalarda yatak yarası riski olan hastalarda Avustralya koyun postu ile hiçbir önlem alınmayan, riskli hasta grubu bakımevi koşullarında karşılaştırılmış ve doğal koyun postunun hiçbir önlem alınmayan karşılaştırıldığında kuyruk sokumu bölgesine yatak yarası (sacral pressure sore)  oluşmasını engellediği gösterilmiştir. Ancak mevcut aktif havalı yatak sistemi ile karşılaştırma yapılmamıştır. Yapılan yayınlar daha çok fiyat/performans açısından değerlendirildiğinde hiçbir önlem alınmayan hastalarla karşılaştırıldığında avantaj olduğunu bildirmektedir.
ALS hastaları arasında herhangi bir araştırma bulunamamıştır.
Sonuç olarak aktif havalı yatak ile doğal koyun postu arasında ALS hastaları için herhangi bir görüş birliği yoktur.

10 Ağustos 2012 Cuma

POZİSYONLU HAVALI YATAK SİSTEMİ

ALS ilerleyici bir hastalık. Zaman içinde kendi başına yatakta dönmek sorun olmaya başlıyor. Yanınızdakiler size yardımcı olabilir. Ancak onların da uykuya ihtiyacı var.  Bu sorun için havalı yatak en uygun çözümdür.  

Uzun zamandır havalı yatak kullanıyorum. Havalı yatak sistemleri genellikle iki gurup: 
1- Havalı matris yataklar: Baklava dilimi şeklinde hava yastıklarından oluşan bir şişme yatak ve pompasından oluşur. 
Avantajı: Pratik, hafif, ucuz 
Dezavantaj: Pozisyonlardırma yapmaz, yeterli kan dolaşımı sağlamaz, terletir/üşütür, çabuk patlar
Not: İlk zamanlarda genellikle Çin malı olan bu tür havalı yatak kullandım, çok şikayetim olmadı. Kışın üşüme sorununa küçük bir polar örtü ile çözüm buldum. Yazın ise terleme sorunu oluyor. 
2- Boru tipi havalı yataklar: Silindirik hava keselerinden oluşur bir boş bir dolu hava keseleri sırayla şişirip indiriyor. 
Avantaj: Yeterli hareketi sağlar, terletmez/üşütmez, 
Dezavantaj: Pozisyonlardırma yapmaz, matris yataklara göre pahalıdır, kalınlığı karyolada ekstra yükseklik oluşturur. 

Yukarıdaki yataklardaki eksik yönleri tamamlar. Borulu sistemin avantajına ek olarak yatakta kendisi dönemeyen hastalar için sağa ve sola çevirme özelliği vardır. Özel Pompası sayesinde hem yatak yüzeyini dilediğiniz sıklıkta hareketlendirir hem de dilediğiniz sıklıkta hastayı sağa sola çevirir. 
Sevgili kaptanım Ismail Gökçek tavsiye etmişti, oldukça rahatım şimdi... 

Bunların dışında ellerim uyuşuyordu şimdi uyuşmuyor, ayaklarda ödem daha az ve sanki sabah aspirasyon daha temiz gibi. 


Not: ALS gibi hareketsiz yatan hastalarda yatak yarası riski ile ilgili bir ölçek var: Toplam değer 25 Puandan düşük ise "Bası yarası" riski vardır. Koruyucu önlemler alınmalıdır. (Kaynak:NPUAP.ORG) 

7 Nisan 2011 Perşembe

Havalı yatak

Fiziksel yeteneklerini kaybeden hastalar geceleri yatakta kendileri sağa-sola dönemezler. 2 saatten fazla aynı pozisyonda yatamaz, ağrı başlar. Bu durumda tek çözüm, elektrik motorlu, havalı yataktır. Ben 2004 yılından beri havalı yatak kullanıyorum.. Motoru sayesinde  petekleri belli sırayla şişirip indiriyor. Fiyatı 80-100 ytl arasında. Hepsi uzakdogu malı. Örneğin: