Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2014 Çarşamba

ALS/MND Dernekleri birliği toplantısı, Brüksel

ALS/MND Dernekleri birliği toplantısı her yıl Aralık ayının ilk haftası yapılıyor. Toplantıya tüm dünyadan ALS/MND Dernekleri katılıyor. Toplantının ilk günü 1 Aralık 2014 tarihinde International alliance of ALS/MND Associations yönetim kurulu yıllık olağan toplantısı yapılıyor. Dr Alper Kaya, 2011 yılından beri ALS MNH Derneğini temsilen Yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır. ALS MNH Derneğimiz Alliance tam üyelik statüsündedir.
2 Aralık 2014 tarihinde Alliance genel kurul toplantısı yapıldı. Tüm dünyadan üye ALS dernekleri, yeni yönetim kurulu üyelerini seçtiler. ALS/MNH Derneği tam üyeliği devam etmesine ve Dr Alper Kaya’nın yönetim kurulu üyesi olarak devam etmesi kararlaştırıldı. Boş üyelik pozisyonu için yapılan oylamada Taiwan ALS derneğinden Kiki Qu ve ALS Amerika ALSA dan Barbara Newhouse Yönetim kurulu üyesi seçildiler.
Alliance toplantısı program komitesinin hazırladığı tüm dünyada ALS için yapılan Sosyal etkinlikler, bilimsel çalışmalar ve tecrübe paylaşımının gerçekleştiği toplantı 2-4 Aralık Tarihleri arasında yapıldı.
Program Komitesi
Efrat Carmi, IsrALS, Israel
Sara Feldman, The ALS Hope Foundation, USA
Dr. Alper Kaya, ALS-MNH Dernegi, Turkey
Jens Spanfelt, Muskelsvindfonden, Denmark
Toplantının diğer etkinliği, "Allied professionals forum" (Birlik profesyonelleri forumu) ise 4 Aralık günü çok kalabalık bir toplantı oldu.
"Ask the experts"  (uzmanına sorun) toplantısına hasta/hastayakını ve sağlık profesyonelleri katıldı.
Toplantının gala yemeğinde ALS/MNH Derneği olarak Belçika ALS derneği Alsliga Belgium Başkanı Danny Reviers’e Türkiye – Belçika ALS dostluğu plaketimizi takdim ettim.
Haftanın Diğer toplantısı ise International ALS/MND Symposium 5-7 Aralık Tarihleri arasında Brüksel’de Şehir merkezinde Brussels Square merkezinde gerçekleştirildi. Organizasyon İngiltere Motor Nöron Derneği tarafından yapılan bilimsel sempozyuma 1200 civarında bilim insanı ve profesyonel katıldı.  
5 Aralık günü ALS/MNH derneğini temsilen Project Mine projesi toplantısına katıldık. Hasta organizasyonu olarak Türkiye’de ALS/MNH Derneği ve Bilimsel araştırma merkezi olarak Boğaziçi NDAL laboratuvar Prof Nazlı Başak birlikte toplantıda yer aldık.
Project Mine, bir genetik araştırma projesi. Amacı, hastalardan alınacak kan örneklerinden DNA genom sequencing yapmak ve Kontrol grubu ile karşılaştırarak ALS hastalığında muhtemelen hatalı genleri bulmaktır.  Amaç, 15000 ALS hastası ve 7500 sağlam hastanın DNA analinizi yapabilmektir. Projeye halihazırda Türkiye dahil 12 ülke destek vermektedir.

Uluslararası ALS/MND Dernekleri Birliğinin Yıllık Raporu


Uluslararası ALS/MND Dernekleri Birliğinin 22. yıllık toplantısı 2-3 Aralık 2014 tarihlerde Brüksel’de yapıldı. Birliğin amacı tüm dünyada, Motor Nöron Hastalığı (MND) olarak da bilinen ALS hastalığı ile mücadele eden dernekleri bir araya getirmek. Bu yılki toplantıda 6 kıtadan 20 farklı ülke temsil edildi. Türkiye’den toplantıya ALS/MNH Derneğini temsilen Dr Alper Kaya katıldı. Dr Alper Kaya, aynı zamanda Uluslararası ALS/MND Dernekleri Birliğinin yönetim kurulu üyesidir.

2014 yılında dünya çapında büyük ses getiren Bir Kova Buz kampanyası hastalık hakkında hem büyük farkındalık yarattı hem de üye derneklerin bütçelerinde büyük artışa neden oldu. Birliğin Genel Koordinatörü Rachel Patterson tüm dünyada bu kampanya dolayısıyla toplanan paranın 164 milyon dolar olduğunu belirtti. Bu nedenle bu seneki toplantının en önemli gündem maddelerinden biri bu kampanyanın nasıl başladığı, yayıldığı ve ALS ile mücadele açısından bu kampanyanın taşıdığı potansiyelin ne olduğu idi.

Farklı Ülkeler, Farklı Fon Yaratma Stratejileri
Avustralya’dan Rod Harris, Danimarka’dan Jens Spanfelt ve Arjantin’den Pablo Aquino bu konuda görüşlerini açıkladılar.

Harris, getirisini almanın iki yıl sürdüğü bir fon yaratma girişiminden söz ederek her türlü fon yaratma önerisine hemen olumlu yanıt vermemek gerektiğini anlattı.  Bu konuda Harris’in önerisi kendi çabalarıyla fon yaratmak isteyenlere rehberlik sunmak. Ayrıca sürdürülebilir bir fon için derneklerin kendi öz sermayelerini farklı yatırım araçlarında değerlendirmenin önemine de dikkat çekti. Örneğin Avustralya ALS Derneğinin farklı araçlarda değerlendirilen $4.5 million değerindeki parası, yıllık %8 getiri sağlamış. Bu para, ülkedeki 360 ALS hastasına hizmet verilmesini mümkün kılıyor.

Danimarka’da ise bira markası Tuborg ortaklığıyla düzenlenen “Yeşil Konser” isimli etkinlik aracılığıyla ALS derneğine sağlanan yıllık gelirin neredeyse yarısı toplanmakta. Her yıl ülkenin sekiz faklı şehrinde düzenlenen müzik festivalinin başarısının nedenlerinden biri, etkinliğin 700 kişilik bir gönüllü ekibiyle yürütülmesi. 5.6 milyon nüfusu olan ülkede ALS hastası sayısı 350. 

Farkındalık, Savunuculuk ve Hizmet Zorlukları
Pek çok insan Bir Kova Buz Kampanyası ile toplanan parafın nasıl kullanıldığını sormakta.
Arjantin’de toplanan 150.000 Dolar, İspanyolca konuşan Güney ve Orta Amerika’da ilk ALS kliniğini kurmak için kullanılıyor.

En çok sorulan sorulardan biri de, toplanan paralarla hastalara yardım yapılıp yapılmadığı. İtalya’dan Christian Lunetta ( AISLIA ONLUS) toplanan 2 milyon Euro’nun şu amaçlar için kullanıldığını belirtti: ALS hastalarına ve ailelerine ekonomik yardım yapılması (bakıcı masrafları, solunum makinalarının ve diğer yardımcı iletişim aletlerinin kiralanma ya da satın alma masraflarının karşılanması vb), İtalya’da ilk ALS bio bankasının kurulması. Bu bankada toplanan DNA örnekleri ücretsiz olarak araştırmacıların kullanımına verilecek.

Toplanan paranın nereye yatırılacağı konusunda nasıl karar verileceği de önemli bir gündem maddesiydi.

İngiltere MND’nin CEO’su Sally Light bu konuda yaptıkları bir anketin sonuçları ve yönetim kurulu üyelerinin görüşlerinden hareketle fonların öncelikle ALS araştırmalarına ve daha sonra da hasta bakımına ve profesyonellerin eğitimine harcanması gerektiğini aktardı.
Japonya ALS Derneği de bağış yapanların ve hastaların, toplanan 310.000 Doların, öncelikle ALS araştırmalarına harcanması gerektiğini düşündüğünü aktardı.

ALS hastalarına erişim ve bakım konusunda yaşanan zorluklar tüm katılımcı dernekler tarafından dile getirildi. Kültür, dil, aynı ülke içindeki insanlar arası farklılıklar gibi. Örneğin, İsrail ALS derneği (IsrALS) CEO’su Erfat Carmi, ülkede bulunan 600 ALS hastasından 446’ sına ulaştıklarını ve bunlar içinde sadece %4’ün Arap kökenli olduğunu belirtti. Toplantıda bu konuda yapılan sunumda, Arap nüfusa ulaşmak için tümüyle Arapça olan sosyal medya araçlarından söz edildi. Son birkaç yıldır kasaba kasaba dolaşan sosyal hizmet elemanlarından da yardım istenmiş. Bu çabalar sonucunda eskiden ulaşılan sayının iki katı fazla Arap nüfusa ulaşılmış.

Rusya ALS Vakfı ‘ndan Gleb Levitsky, Rusya'da hastaların %80  kadarının sadece tek Nörolojik muayene fırsatı elde edebildiği ve teşhisi aldığını ifade etti. Diğer taraftan hastaların %12 si çok üst düzeyde bakım aldıklarını belirtti. Levitsky’ye göre bu farklı görüşlerin nedeni Rusya'da yaşayan pek çok ALS hastasının ALS nin ölümcül olduğuna inanmaları ve hastalık bakımı ile ilgilenmemeleri olduğunu belirtti. Bu nedenle Rusya için en uygun model, yerel ve bölgesel merkezlerin ücret karşılığı hizmet sunması  ile derneklerden bağımsız olarak sunulan hizmetlerin birleşimine dayalı bir model.

ABD’de ise ALS derneğinin yanında hastalara hizmet sunan pek çok kuruluş var. Nicole Yarab (Director of Certified Center Programs at the ALS Association)  ABD çapında ALS derneğine bağlı 38 merkezde, 115 personel dahil toplam 374 kişinin çalıştığını belirtmekte.  2013 yılında Dernek 15.000 ALS hastasına hizmet vermiş.

Toplantıda ayrıca ALS hastalarının kaydının nasıl tutulacağı konusunda önemli tartışmalar yaşandı. İskoç katılımcılar bu konuda nörologlara güvenmenin etkisiz olduğunu, onun yerine hasta kayıtlarını incelemek ve hastalara doğrudan ulaşmanın daha iyi sonuçlar verdiğini belirttiler.
Birliğin en önemli programlarından biri de dünya çapında ortaklıklar geliştirmek ve en deneyimli üyelerin bilgi ve birikimlerini gelişmekte olan derneklerle paylaşmak  (mentoring). Programın en deneyimli liderlerinden Kathy Mitchell bu konuda nasıl daha etkili çalışılabileceği konusunda görüş ve düşüncelerini aktararak, Arjantin’e yapılan son ziyaret konusunda bilgiler verdi. Arjantin’de hemşire ve diğer sağlık personeline eğitimler verilmiş. Benzer programlar Nisan 2015’te Tayvan ve Ağustos 2015’te Letonya’da  gerçekleştirilecek.



26 Eylül 2014 Cuma

Yoğun Bakım Hastası İçin Gerekli Ürünler ve Raporlar



1. Rapor İçeriği
Miktar
Mekanik Ventilatör Cihazı (Mod: P SIMV & V SIMV)
1 Adet
Hasta Karyolası & Yatağı
1 Adet
Oksijen Tüpü Çelik (10 litre)
1 Adet
Çelik Tüp Manometresi
1 Adet
Oksijen Konsantratörü
1 Adet
Jeneratör
1 Adet


Bataryalı Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı
1 Adet


Pozisyon Aldıran Havalı Yatak
1 Adet
Bataryalı Pulse Oksimetre Cihazı
1 Adet


Nebülizatör Cihazı
1 Adet


Mama Cihazı
1 Adet


Hasta Bezi
120 adet/1 ay


Beslenme Seti
30 adet/1 ay


Uzun Dönem Kullanılabilir Trakeostomi Kanülü (No: ##)
1 adet/6 ay
Aspirasyon (Aspiratör) Kateteri (No: ##)
300 adet/1 ay
Oksijenli Su (1 litre)
2 adet/1 ay
Steril Eldiven
2 kutu/1 ay
Pulse Oksimetre Probu (Disposable)
15 adet/ 1 ay
Uzun Dönem Kullanılabilir Nazogastrik Beslenme Kateteri (No: ##)
4 adet/1 ay
Filtre HME
60 adet/1 ay
Mekanik Ventilatör Solunum Devresi
1 adet/6 ay
Mekanik Ventilatör Hava Filtresi
1 adet/6 ay
Resusitatör (Ambu) Seti
1 adet 
Kateter Mount
4 adet/1 ay
Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı Filtresi
1 adet
Enjektör
10 adet/1 ay
Steril Gaz Kompres
4 paket/1 ay
Ağız Bakım Seti
30 adet/1 ay
Saç Temizleme Bonesi
30 adet/1 ay
Cilt Temizleme Mendili
6 paket/1 ay
Hijyenik Banyo Lifi
4 paket/1 ay
İdrar Torbası
90 adet/1 ay
İdrar Kateteri
90 adet/1 ay
Yatak Koruyucu Örtü
1 paket/1 ay
Gastrostomi Beslenme Tüpü
1 adet/1 ay
PEG Seti
1 adet
Lastikli Yüz Maskesi (Disposable)
2 kutu/1 ay
Galoş
1 paket/1 ay
Trakeostomi Kanülü Bandı
4 adet/1 ay
Trakeostomi Kanülü Pedi
4 adet/1 ay


Diğer Bilgiler
Raporlar 2 yıl geçerli olacak şekilde yazılmalı.
Her rapor için reçete yazılmalı.
Her rapor için 2’şer adet fotokopi çekilip “Aslı Gibidir” yapılmalı.




23 Haziran 2014 Pazartesi

2014 ALS ve Nörodejeneratif Hastalıklar Konferansı


Suna Kıraç, hastalığı ile ülke tıbbına ve bilimine hizmet eden iş dünyamızın ünlü bir siması. Türkiye’de yaklaşık 5-6000 kişi bu hastalıkla yaşıyor. ALS/MND  adını taşıyan bu hastalık için yapılan yoğun çalışmalırn bir an önce tedavi aşamasına ulaşmasını diliyoruz.

Suna ve İnan Kıraç tarafından kurulan KIRAÇ  Vakfı 4.kez İstanbul’da dünyanın ALS ve nörodejeneratifhastalıklar alanındaki en ünlü bilim insanların katılımı ile üst düzey bir sempozyum düzenliyor. 4.konferas 12-14 Haziran 2014 tarihlerinde İstanbul’da Pera Müzesi salonlarında yapıldı. Nobel ödüllü Robert Horvitz, Harvard Üniversitesi’nde Jeffrey D. Macklis, Massachusetts Üniversitesi’nden Robert Brown. Oxford Üniversitesi’nden Kevin Talbot, Salk Üniversitesi’nden (San Diego) Ariel Levine konuşmacılar arasında idi.

    ALS ÜÇÜNCÜ SIRADA
    Bu seri konferanslar, Kıraç Vakfı’nın, Boğaziçi Üniversitesi, Harvard ve Massachusetts Üniversiteleri işbirliği ile gerçekleştiriliyor. Kıraç Vakfı tarafından Boğaziçi Üniversitesi işbirliği ile kurulmuş olan Nörodejeneratif Hastalıklar Araştırma Laboratuvarı’nın başında bulunan Prof. Nazlı Başak bu organizasyonlarda yetenekli öğrencileri ile birlikte baş rol oynuyor. Bu yılki konferansın adı “Motor Sistem: Gelişimden Nörodejenerasyona” idi.
    ALS ya da Motor Nöron hastalığı dünyada dejeneratif hastalıklar arasında üçüncü sırada bulunuyor. Omurilikteki ön boynuz da yer alan motor hücrelerin ölümü nedeni ile ilerleyici kas erimesi ile şekillenen, ayni zamanda hareketin birinci nöronu (piramidal yol) da dejenerasyonuna yol açan bu hastalığın insidansı (bir yılda görülen vaka sayısı) 2-3/ 100.000 kadardır.
    Dünyanın en ünlü ALS hastası İngiltere’de Cambridge Üniversite’nde bulunuyor. Stephen Hawking uzun yıllardır hareket etmeden, konuşmadan bilim üretmeyi sürdürüyor. Aktör David Niven ve besteci Şostakoviç ünlü ALS hastalarından . Amerikalılar ünlü beyzbol oyuncusu Lou Gehrig’in adını öne çıkararak bu hastalığa onun adını veriyorlar.
    Ben, Hawking’in bu adı çok daha fazla hak ettiği inancında olanlardanım.

    PLANLANMIŞ HÜCRE ÖLÜMÜNÜN ROLÜ
    Sempozyum Nobel ödüllü ünlü Robert Horvitz’ in konferansı ile başladı. Bu büyük bilim insanı çalışma ve araştırmaları, başlıca apoptosis (programlanmış hücre ölümü) olmakla birlikte matematik ve ekonomi alanlarına kadar uzanıyor. Mikroskopik yuvarlak kurtların (round worm), iplik kurtlarının (nematod) gelişim ve davranışları onun çalışmaları arasında. Horvitz’in araştırmaları insan biyolojisi ve hastalıklarında önemli moleküler genetik yolların, ayni zamanda hayvan gelişiminde normal bir olgu, apoptosisden sorumlu yolların tanımında bilgi sağladı.  Apoptosis, dejeneratif hastalıklarda sık sık gündeme gelen ve tartışılan bir konu. Apoptosiste önemli rol oynayan bir enzim olan CASPASE, konferanstaki bildirilerde yer alıyordu ve bu enzimin inhibe edilmesinin hücre ölümünü engellediği bildirildi. Bu olgu ile bağlantılı olarak statinlerin, servistatin ve simvastatinin bütün nöronlar üzerinde etkili olduğu ve aksın gelişiminde ve optik sinir rejenerasyonunda ol oynadığı ilginç bir bulgu olarak sunuldu.

TEK DEĞİL, BİR GRUP HASTALIK
Tüm konuşmacılar, ALS’nin heterojen bir hastalık olduğu, burada geniş bir spektrumun var olduğu ve aslında tek değl, bir grup hastalıktan söz etmenin daha doğru olacağında görüş birliği içindeydi. Bu hastalığın %10 kadarının genetik kaynaklı olduğu biliniyor. 1993 de SOD1 geni bulundu ve familyal ALS fALS, sporadik sALS den ayrıldı. O günden sonra tıpkı klinik tablo da (fenotip) olduğu gibi bu hastalığın genotipinde de heterojenitenin geçerli olduğu anlaşıldı. Bugün için familyal ALS den sorumlu bilinen 5 gen olduğu bildiriliyor.
Ancak Nazlı Başak bunların tüm familyal vakaların % 44’ünü oluşturduğunu, akson araştırmaları ile buna % 16 eklenebileceğini bildiriyor. Genetik geçişin dominant (başat) olduğu biliniyordu. Ama yeni genlerin bulunması ile familyal ALS’ler içinde resesive vakaların da olduğunu ve bunların daha genç başlangıçlı vakalar oldğunu öğreniyoruz. Çok sayıda semptom göstermeyen gen taşıycıları olduğu da anlaşılıyor.

    SİNİR KAYBININ NEDENLERİ
    Niçin nörodejenerasyon? Çok çeşitli teoriler ve risk faktörleri ileri sürülüyor. Bunlar: Toksik mekanizmalar, oksidatif hasar, protein agregasyonu, glutamat enksitoksitesi, mitokondri anomalisi, büyüme faktörlerinde yetersizlik, glial hücre patolojisi, bozulmuş RNA, ubukitin proteazom, multipl travma.
    Bunlar bazı kanıtlarla birlikte yıllardır öne sürülüyor. Bu alanın önde gelen otoritelerinden Boston Harvard’ın ünlü hastanesi MGH’den Massachusetts Üniversitesi’ne transfer olan Robert Brown diğer bazı sunucularla birlikte doğal gelişimdeki (development) ortaya çıkan bir kusurun ona eklenen faktörlerle birlikte motor nöron kaybına yol açabileceğini bildiriyor. Nörodejeneratif yıkım yerine bu gelişimdeki defektin yıllar sonra hücre kaybına yol açması, değişik konuşmacılar tarafından belirtildi. Telafi (kompensatuvar) mekanizmalarının yetersizliği de burada rol oynayabiliyor. Klinik özlemler atletik hiperaktivitenin, travmaların bu oluşumda rol oynayabileceğini gösteriyor ALS vakalarına ender olmayarak kognitive kusurlar ve Fronto Temporal demans eşlik ediyor.    

DR. HANDE ÖZDİNLER KATILAMADI
    Konferansa katılması beklenen ve hastalıkla ilgili özellikle piramidal yol (hareketin birinci nöronu) üzerinde önemli araştırmaları olan Hande Özdinler, yazık ki Amerika’dan gelip sunuşunu yapamadı.
    İstanbul’da Suna ve İnan Kıraç Vakfı ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Departmanı tarafından kurulan Nörodejeneratif Araştırma Laboratuvarı’nın direktörü Nazlı Başak bugüne kadar 440 ALS vakasını incelediklerini, bunlardan 101 tanesinin 71 aileden familyal ALS vakaları, 339’unun sporadik vakalar olduğunu, 30 ailede konvansiyonel metotlarla 10 ailede NGS (modern metodlarla) genetik çözüme ulaşıldığını, 5 major genin fALS’lerin % 42 sinde saptandığını bildiriyor.
    Türkiye’de bilinen tüm genetik çeşitlerin (etnik çeşitlilik) var olduğunu en sık görülen % 18,3 ile C 9 olduğunu, onu SOD1’in izlediği bilgilerini ekliyor.

    MUTLU EDECEK HABER YOK
    Hastalığın tedavisi ile ilgili, hastaları mutlu edecek bildiriler yoktu. Kök hücreden söz edilmedi. Sempozyum çok önemli çalışma ve araştırma sonuçlarını içeriyordu. Çok kaliteli bilimsel bir toplantı olduğu tartışma götürmez. Ancak dejeneratif hastalıklar büyük sırlar taşıyor ve tedavi şifa (cure) sonucuna varmak daha uzun süre çalışmaları gerektiriyor. Klinisyenler, nörologlar hastaları ile birlikte bu gerçeği kabul etmek ve temel bilimcilerin araştırma sonuçlarını izleyerek onlara en iyi bakım hizmetlerini sağlamak görevini yüklenmek durumunda bulunuyorlar.

Kaynak: 20.06.2014, Cumhuriyet Bilim Teknoloji Eki, Sayı: 1422, sayfa: 9
Prof.  Dr. Coşkun Özdemir