Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
pnömoni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pnömoni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2024 Pazartesi

NE ZAMAN TRAKEOSTOMİ YAPILMALIDIR?

ALS hastalığında ilerleyen döneminde solunum güçlüğü ortaya çıkabilir. Bunun sebebi, diyafram kaslarının zayıflamasıdır.  İlk belirtiler, uykuya dalmada zorluk, gece uyanma, iç sıkıntısı, gece hava açlığı, sırt üstü  yatamama, konuşurken nefessiz kalma, gündüzleri uyuklama, başağrısı ve dikkati toplayamama şeklinde görülür.

Solunum yetmezliği bulguları başladığında Bipap adı verilen solunum cihazı ve maske ile solunum desteği verilirse trakeostomi yapılması geciktirilebilir. Ancak ağız içi tükürük salgısının aşırı artışı nedeniyle solunum yolları temiz tutulamıyor ve yutma güçlüğü başladıysa maske ile solunum cihazı desteği riskli olabilir. Bu durumda trakeostomi en mantıklı çözümdür.

Ayrıca, yetersiz ve zayıf öksürük nedeniyle balgam atılamıyor ve sık sık solunum yolu enfeksiyonu yaşanıyorsa trakeostomi gerekebilir.

Eğer hasta solunum sorunları nedeniyle yoğun bakıma yatırılmış ve bu dönemde solunum desteği hava yoluna konan bir tüp aracılığı ile sağlanmış ve bu süre 15 günü geçmişse ve bu süre içerisinde solunum cihazından ayrılması mümkün olamamışsa bu kez hastanın soluk borusuna cerrahi bir işlemle “trakeostomi” açılır ve “trakeostomi kanülü” konulur.

Trakeostomi neden gerekir? 
Eğer Non-invaziv  ventilasyon (solutma)  uzun sürerse ağız bakımı zorlaşır ve maskenin temas ettiği yerlerde yaralar oluşur. Hastaya ağız bakımı yetersiz olursa, ağıc içinde  üreyen mikroplar kolayca akciğere inerek iyileşme süresini uzatacak yeni enfeksiyonlara sebep olabilirler.

Solunum güçlüğü ortaya çıktığında, kan oksijenini ve karbondioksit ölçülerek trakeostomi kararı verilebilir. Trakeostomi,  ALS hastalarında balgam ve tükürük yoğunluğu olan hastaların öksürme refleksleri ve yutkunma refleksleri azaldığı ya da bittiğinde yapılması gerekir. Hastanın tükürüğünün akciğerlere kaçmasını önlenmek ve gelen balgamı aspire edilebilmek için soluk borusuna ufak bir delik açılır. Bu delik ilk başta solunum makinesine bağlanmayacaksa gümüş kanül, silikon veya plastik kanül kullanılabilir. Hasta solunum makinesine bağlanacak ise balonlu (cuff) plastik kanül takılır.

Açılan delikte, soluk borusu ve bronşlarda biriken balgam aspire makinesi ile çekilir ve hasta rahatlatılır. Aynı şekilde yutkunma sorunu olduğu için ağızda biriken tükürük aspire makinesi yardımı ile hastaya sıkıntı vermeden temizlenebilir.

Bu tür hastalarda kas güçsüzlüğü olduğu için dilin sırt üstü yatma durumlarında boğaza kaçma olasılığı çok yüksektir. Yatakta sürekli sağ kol ya da sol kol üstüne yatıldığında hastada kemik ağrıları olmaktadır.  Bu durumda hastalar, havalı yatak ile çok rahat ederler.

ALS hastalarında erken açılan trakeostomi ile hastada nefes alma sırasında rahatlama görülmektedir. Boğulma-zatürre riski azalır. Nefes almada rahatlama,  balgam sorununun aspirasyon ile temizliği gibi birçok faydası bulunmaktadır.

Eğer hastanın konuşması bozuk ise trakeostomi yapıldığında hastadan ses gelmemektedir. Fakat konuşma normal ise trakeostomi yapıldığında da konuşma mümkün olmaktadır.   Konuşma yeteneği zamanla kaybedilebilir.  Henüz anlaşılabilir şekilde konuşabilen hastalarda ses bankası, ses klonlama imkanı mevcuttur. Trakeostomi ses tellerine zarar vermeden gerçekleştirilen bir operasyondur.

Trakeostomi operasyonları hastanede yapılan kısa süreli bir operasyondur.

23 Kasım 2023 Perşembe

Sık zatüre (Pnömoni) nedenleri

ALS hastalarında yutma güçlüğü başladığında gıda artıkları solunum yoluna kaçabilir. Bu durumda normalde öksürükle atılır. Öksürük gücü azalmış ise yavaş yavaş sinsi, gizli zatüre gelişiyor. 

Trakeostomi ve PEG yapılan hastalarda da bazen sık sık Zatüre olabilir. En sık nedenleri: 

Ağız bakımı yetersiz, diş, burun enfeksiyonu 

Aspirasyon steril yapılmıyor veya başka yerden enfeksiyon taşıyan bir bakıcı. 

Ağız aspirasyonu yapılan sonda ile trakeostomi aspirasyonu yapmak 

Bakteri filtresi değişimi zamanında yapılmıyor 

ısıtıcı nemlendirici elektrikli aksesuar haznesi temiz tutulmuyor 

Trakeostomi kanülünü zamanında değiştirmemek

Peg yoluyla beslenme sırasında hastayı yatırmak,

Trakeostomi kanülü balonunun gevşek olması


15 Eylül 2020 Salı

Zatürre (pnömoni) Nedir?

ALS hastalarında solunum kasları da etkilenebilir. Diyafram  kasları zayıfladığında solunum güçlüğü,  yetersiz öksürük ve  zatüre riski en çok karşılaşılan durumlardan biridir. Ayrıca yutma güçlüğü olan hastalarda gıda artıkları soluk borusuna kaçabilir. Bu da ALS hastalarında zatüre riskini yükseltmektedir.  

Eğer hastanızda aşağıdaki belirtiler varsa mutlaka Göğüs Hastalıkları Uzmanını görmelisiniz. 

  • Öksürük
  • Yüksek ateş
  • Üşüme ve titreme
  • Devamlı seyreden sarı-yeşil balgam
  • Hızlı soluk alıp verme
  • Nefes almada güçlük
  • Göğüs ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Yan ağrısı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Karın ağrısı ve karında şişkinlik
  • Kusma ya da kusacakmış hissi
  • 65 yaş üstü kişilerde bilinç bulanıklığı

Genel Bilgiler

Zatürrenin tıbbi adı pnömonidir. Akciğerin iltihabıdır. Bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla oluşabilir. En sık görülen, hekime başvurmaya neden olan, en fazla ölüme yol açabilen hastalıklar arasındadır. Özellikle çocuklarda, 65 yaş üstü yaşlılarda, kronik bir hastalığa sahip olanlarda (böbrek, şeker, kalp veya akciğer hastalığı gibi), sigara kullananlarda, bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık veya ilaç kullanımı varlığında daha sık görülür. Toplumda gelişen pnömoniler (TGP), tüm dünyada hastane başvurularının, tedavi giderlerinin, iş-okul günü kayıplarının ve ölümlerin önemli bir kısmından sorumludur.

Günümüzde antibiyotiklerin yaygın kullanılmasına ve etkin bağışıklama politikalarına bağlı olarak infeksiyon hastalıklarından ölümler giderek azalmakta iken toplumda gelişen pnömoniler halen yüksek hastalık ve ölüm nedenidir. Pnömoni, İngiltere ve ABD'de ölüm nedenleri arasında 6. sırayı; infeksiyonlara bağlı ölümler arasında ise 1. sırayı almaktadır. Ayakta tedavi edilen hastalarda ölüm oranı %1-5 iken, hastanede tedavi edilen olgularda oran %12'ye, yoğun bakım desteği gerektiren hastalarda ise %40'a ulaşmaktadır. Ülkemizde alt solunum yolu infeksiyonları, ölüm nedenleri arasında %4.2 ile 5. sırada yer almaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda pnömoniden ölüm oranının hastalığın ağırlığı ile ilişkili olarak %1 ile %60 arasında değiştiği ve hastanede tedavi edilen pnömonilerde oranın belirgin daha yüksek olduğu (%10.3-60) gösterilmiştir.

Hangi Sıklıkta Görülür?

T.C. Sağlık Bakanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı ve Başkent Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet Etkinlik Projesi sonuçlarını açıklayan ve 2004'te yayınlanan rapora göre; hane halkı araştırmasında son 2 ay içerisinde hekim tanısı konulmuş ilk 20 akut ve kronik hastalık arasında zatürre %1.15 sıklık ile 15. sırada yer almıştır. Sağlık Bakanlığı 2004 yılı istatistiklerine bakıldığında tüm hastane yatışlarının %1.9'unu zatürre hastalarının oluşturduğu dikkati çekmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) yılda yaklaşık 4 milyon kişide zatürre oluştuğu ve bunların 600.000 kadarının hastanede tedavi gerektirdiği tahmin edilmektedir

Belirtileri Nelerdir?

Ateş, öksürük, balgam çıkarma, göğüs ağrısı en sık rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı-kusma, sık nefes alıp verme, kas-eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler de görülebilir. Ağır zatürre durumlarında bir hastada deri ve mukozanın mavi renk alması, ciddi nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabilir

Tanısı Nasıl Konulur?

Zatürre belirtileriyle gelen hastalar muayene edildikten sonra çoğunlukla akciğer grafileri çekilerek tanı konur. Ağır zatürre durumlarında ve hastaneye yatması gereken hastalarda kan testleri, bilgisayarlı tomografi ve balgam testleri gibi ileri incelemeler gerekebilir. Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi için balgam örneğinin incelenmesi gerekir. Ancak çoğu zaman değişik nedenlerle mikrobu belirlemek mümkün olmayabilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Antibiyotikler, bol sıvı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler genellikle kullanılır. Hastaneye yatması gereken hastalarda daha farklı tedaviler gerekebilir. Çok ağır zatürre durumlarında yoğun bakımda yatış, solunum desteği uygulanma zorunluluğu doğabilir.

Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi çoğu kez mümkün olmayabilir. Ancak zatürre tanısı konduktan sonra en kısa zamanda antibiyotik tedavinin başlanması gereklidir. Bu nedenle hastanın yaşı, kronik hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlar dikkate alınarak antibiyotik tedavi başlanır. Balgamda herhangi bir mikrobun izlerinin saptanması ve bu mikrobun hangi antibiyotikle tedavi edilebileceğine dair veriler 72 saat içinde sonuçlanır. Sonuçlara göre antibiyotik tedavi yeniden düzenlenebilir.

Hastanın yaşı, hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlara göre ayaktan mı, yoksa hastaneye yatarak mı tedavi edileceğine karar verilir.

Tedavi süresi hastalığın başlangıçtaki şiddetine, sorumlu mikroba, eşlik eden bir hastalığın olup olmamasına ve hastanın bireysel yanıtına göre değişebilir. Genellikle ateşin düşmesini takiben 5-7 gün daha antibiyotiğe devam edilmesi önerilmektedir. Ancak bazı mikrop türlerine bağlı zatürre durumlarında tedavi süresini 10-14 güne bazen 21 güne kadar uzatmak gerekebilir.

Korunmak İçin Ne Yapılmalı?

Altta yatan kronik hastalıkların kontrol altına alınması, dengeli beslenme, hijyenik önlemler, sigara ve alkol alışkanlıklarının kontrolü, pnömokok ve yıllık influenza aşıları ile TGP’nin sıklığı ve ölüm oranı azaltılabilir. Aktif veya pasif sigara içmek TKP’de bağımsız bir risk faktörüdür ve TGP tanısı alan olgulara sigarayı bırakma konusunda tıbbi destek verilmelidir.

En sık zatürreye neden olan mikrop pnömokoklardır. Pnömokoklara karşı yapılan pnömokok aşısı (zatürre aşısı) aşağıdaki durumlarda önerilir

Pnömokok aşısı yapılması öneriler kişiler:

65 yaş ve üzeri

Kronik hastalık (FEV1 %40 olan KOAH’lılar ile bronşektazi, pnömonektomi (=bir akciğerin cerarahi olarak yerinden tamamen çıkarılması), kalp ve damar, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı olanlar)

Kronik alkolizm

Dalak disfonksiyonu veya dalağı alınmış olanlar

Bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi kullanımı

Beyin omurilik sıvısı kaçağı olanlar

Pnömokok hastalığı veya komplikasyon riskinin artmış olduğu şartlarda yaşayanlar

Aşı, koldan kas içine yapılır. Oldukça güvenilirdir, ciddi yan etkilere pek rastlanmaz. Yaşam boyu bir veya iki kez yapılması çoğu kez yeterli olur. Grip (influenza) de zatürreye zemin hazırlaması açısından tehlikeli olabilir. Her yıl en fazla gribe neden olan mikropların belirlenmesi ile her yıl yeni aşı hazırlanır ve grip aşısının her yıl tekrarlanması gereklidir. Aşı, Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilir. Aşı yapılması gereken kişiler aşağıda belirtilmiştir.

Grip aşısı yapılması gereken kişiler:

65 yaş ve üzeri

Kronik akciğer hastalıkları (KOAH, bronşektazi, bronş astımı, kalp ve damar hastalığı)

Şeker hastalığı, böbrek fonksiyon bozukluğu, çeşitli hemoglobinopatileri olan ve bağışık sistemi baskılanmış kişiler

Yüksek riskli hastalarla karşılaşma olasılığı olan hekim, hemşire ve yardımcı sağlık personeli

Grip yönünden riskli şahıslar ile birlikte yaşayanlar (Altı aydan küçük bebekle yakın ve sürekli teması olanlar)

Güvenlik görevlileri, itfaiyeciler gibi toplum hizmeti veren kişiler

Grip sezonunda gebelik

Aşı kas içine yapılır. Ağır yumurta alerjisi olanlara yapılması sakıncalı olabilir. Yapıldığı yerde ağrı, hassasiyet gibi basit yan etkiler olabilir.

Hastalığın Takibi Nasıl Yapılır?

Zatürre ani başlangıçlı ve genellikle tedaviyle hızla iyileşen bir hastalıktır. Tedavi başlangıcından sonra bir veya iki hafta sonra hekim, hastayı muayene eder ve gerekli testleri yapar. Bazen tedavi süresinin uzatılması veya ek incelemeler gerekebilir.

Eğer zatürre tanısı almış, tedaviniz başlamış ve tedavinizin başlanmasından sonra 72 saat geçmiş olmasına rağmen ateşiniz düşmediyse, hala öksürük, balgam çıkarmanızda azalma olmadıysa tekrar hekime görünmelisiniz

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bazen akciğer kanseri gibi hastalıklar zatürre gibi bulgu verebilir. Bazen zatürre mikroplara bağlı olmayabilir. Bu durumların ayrımı için bir göğüs hastalıkları hekimine başvurunuz.

Kaynak : Türk Toraks Dernegi


26 Ocak 2019 Cumartesi

SOLUNUM, YUTMA GÜÇLÜĞÜ, BESLENME , ZATÜRE YOĞUN BAKIM HAKKINDA

ALS hastalığında süreç yönetimi çok önemlidir. Multidisipliner (birçok branştan uzman) yaklaşımı olmayan bizim gibi ülkelerde bu sorunlar yaşanıyor ve yaşanacak gibi görünüyor.
ALS hastalarında diyafram güçsüzlüğü başladığında en çok görülen durum Zatüre (Pnömoni) riski. Bu nedenle hastalar acil veya yoğun bakıma yatırılır.
Diyafram güçsüzlüğü ilerleyicidir. ALS hastalığında sorun o2 azlığı değil co2 yüksekligidir. Yani burundan oksijen vermek o2 satürasyonu yükseltmez.
Nefes darlığı nedeniyle acil servise giden ve Oksijen verilen hastalarımız daha eve varmadan yeniden nefes darlığı yaşıyor. Çünkü burundan verilen oksijen, co2 seviyesni düşürmüyor. Nefes almamız gerektiğini solunum merkezine bildiren, co2 yüksekligidir. Diyafram güçsüzlüğü başladığında yeterli O2/co2 değişimi yapılamaz. Bu nedenle pozitif basınçla solunum desteği vermek gerekiyor.

Diyafram güçsüzlüğü başladığında solunum yollarında biriken balgam öksürükle çıkarılamaz. Zatüre riski bu yüzden yüksektir.

Zatüre, akciğerde o2/co2 değişimi kapasitesini bozar. Solunum güçlüğü, nefes darlığı başlar. Ateş yüksektir, nabız sayısı ve solunum sayısı artar. Bu hastalar mecburen yoğun bakıma yatırılır. Önce entübasyon tüpü (ağızdan soluk borusuna tüp) yerleştirilir. Pozitif basınçla (mekanik ventilatör) akciğerlere hava verilir. Enfeksiyon için yoğun antibiyotik tedavisi yapılır. Kan gazları ölçülür. Enfeksiyon takip edilir.
ALS hastalığı değil, zatüre tedavi edilmiş olur.

Hastalığın ilerleyici olması nedeniyle genellikle tekrar zatüre riskine önlem olarak trakeostomi ameliyatı yapılır. Öksüremeyen veya zayıf öksüren hastada tekrar zatüre olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle trakeostomi kanülü balgam temizliği için kolaylık sağlamaktadır. Aspiratör cihazı ile balgam temizliği yapılabilir.

Zatüre iyileşince bazı hastalar solunum cihazına gerek duymayabilir. Bazı hastalar solunum cihazından bir süre ayrı kalabiliyor. Bu, hastanın diyafram adelesinin durumuna bağlıdır kişiye göre değişir.

Trakeostomi ameliyatı öncesinde konuşması anlaşılır seviyede olan hasta trakeostomi sonrasında da konuşabilir. Ancak hastalığın ilerleyen dönemlerinde diğer kaslarda güçsüzlük olacağı gibi konuşmayı sağlayan kaslarda da güçsüzlük olabilir.

Konuşma için özel bir konuşma kanülü şart değildir. Trakeostomi balonu indirince hasta konuşabiliyorsa günlük pratik sonrasında konuşma kanülü veya konuşma valfi kullanabilir. Ancak ALS hastalarında yutma güçlüğü başladıysa konuşma kanülü çok etkili olmuyor.

Trakeostomi (Perkütan trakeostomi) geri dönüşü olan bir ameliyattır.
Peg konusunda: Zatürenin diğer bir nedeni de yutma güçlüğü olan hastalarda gıda artıklarının soluk borusuna kaçmasıdır. Yutma güçlüğü özellikle su içerken gıcık hissi, öksürük, öğürme gibi belirtilerle başlar. Bu durumdaki ALS hastalarında hem beslenme bozukluğu hem de zatüre riski nedeniyle peg (Perkütan endoskobik gastrostomi) ameliyatı erken dönemde öneriliyor.
Peg ameliyatı da geri dönüşü olan bir ameliyattır.
ALS hastaları, solunum ve beslenme desteği ile uzun yıllar yaşayabilirler.

Şifalar diliyorum

31 Ocak 2017 Salı

Zatüre, yoğun bakım, eve Ventilator ile dönüş...


 Zatüre nedeniyle hastaneye yatan hastalar hakkında: 
Als hastaları genellikle yoğun bakıma Zatüre nedeniyle yatırılır
Zatüre Akciğer iltihabıdır. Yani nefes alabilse de Akciğer dokusu iltihabı olduğu için Oksijen - co2 değişimi yapılamaz. Şiddetli nefes darlığı, kanda biriken co2 nedeniyle hastanın durumu ciddidir. 
Bu nedenle yoğun bakımda tedavi gerekecektir. 
Basınçlı solunum sağlayabilmek için acilen endotrakeal tüp takılır. Hastaya ağızdan nefes borusuna bir hortum yerleştirilir. Bu yolla solunum sağlanır.
Hızlı ve yüksek doz Antibiyotik ve nefes açıcı ilaçlar verilir. Kendi balgamını atamayan hasta boğazındaki hortumdan aspirasyon yapılır akciğer içinde biriken iltihaplı sıvı temizlenir.
Beslenmesi için serum desteği, kalp krizi önlemek için çeşitli ilaçlar verilir. Burundan mideye nazogastrik sonda takılır.
Akciğerdeki zatürenin iyileşmesi beklenir. 

***
Hasta iyileşirken kendi başına nefes almaya başladıysa trakeostomi gerekmeyebilir. Fakat yoğun bakıma Zatüre nedeniyle yatan ALS hastaları genellikle spontan solunum olsa da solunum kasları zayıfladığından dolayı Ventilator ihtiyacı oluyor. Bu durumda trakeostomi ameliyatı yapılır.
Trakeostomi ameliyatı sonrasında hastanın ağzından yerleştirilmiş olan tüp çıkarılır, trakeostomi tüpü yoluyla solunum cihazına bağlanır. Önce hastanenin solunum cihazı ile nefes alır. Daha sonra ev tipi mekanik ventilatör için rapor yazılır, hasta yakını Sgk gider. Sgk elinde varsa ücretsiz olarak ikinci el solunum cihazı verir. Yoksa hasta yakını kendisi dışarıdan beğendiği cihazı alı. Sgk fatura tutarının 9000 tl geri öder.
Cihazı hastanede Dr solunum cihazı değerleri cihaza girilir Teknik servis eleman) hasta yeni cihaza alışmaya çalışır. Alışmazsa başka firma, marka vs deneyebilir.
Yoğun bakımda cihaza alışan hasta servise çıkarılır. Orada hasta yakınına aspirasyon vs eğitimi verilir. Durumu stabil olunca eve taburcu edilir.
Evde Trakeostomi + ventilatör ile yaşayan hastaların bakımı: 
http://turkals.blogspot.com.tr/…/trakeostomi-bakimi-ve-soru…
Acil Eylem planı: 
http://turkals.blogspot.com.tr/2010/…/hasta-deneyimleri.html
Hastaneden eve taburcu olan hastalar: 
http://turkals.blogspot.com.tr/search/label/taburcu

8 Haziran 2013 Cumartesi

Mevsim dolayısıyla küçük bir uyarı!


Bir kaç hastada şuanda enfeksiyon belirtileri var. Bir kaç hastamız da yoğun bakımda enfeksiyonla mücadele ediyor. Şu anda tam mevsim geçişindeyiz. Havalar bir ısınıyor bir soğuyor. Tam da enfeksiyon zamanı.
Hasta sık sık ateşlenmeye başladığında, balgam  çıkarmak zorlaştığında, trakeostomili hastalarda aspirasyon sıklığı arttığında, balgamın rengi koyulastığında ve koku yapmaya başladığında, hasta halsiz ve bitkin göründüğünde hemen bir kan tahlili ya da boğaz kültürü aldıralım.. Kanı Evde Sağlık hizmetleri eve kadar gelip alıyor. Siz de hastanızi hastaneye götürmeden sonucu alıp doktora gösterebiliyorsunuz. Eğer enfeksiyon varsa doktor uygun antibiyotiği veriyor. Boğaz kültürünü hastaneden tüp alıp kendiniz de evde alabilirsiniz.
Böylece sorunu çok ileri safhalara yani yoğun bakım evrelerine gelmeden halletmiş olacaksınız..

(Kısmet teşekkür ederim)