Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
intihar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
intihar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2026 Perşembe

ALS ile Yaşamak: Umut, Zaman ve Yaşamın Değeri

Dr. Erol Köse’nin trajik vefat haberini üzüntüyle öğrendim. ALS hastalığı ile mücadele ettiğini bilmiyordum. Bir meslektaşım olarak merhuma Allah’tan rahmet,  yakınlarına başsağlığı dilerim.

ALS hastalığı tanısını bir hekim olarak hastasına duyurmak, hekim açısından çok zordur. Tanının bildirilmesi, başlıbaşına mesleki ve etik bir konudur. Tanı ile yüzleşmek, belki de hastalığın en zorlu süreci olacaktır.  Yaşanacak olan süreç genellikle psikoloji bilimi tarafından çok iyi araştırılmış ve bilinen bir süreçtir. Kübler Ross, bu süreci yas olarak tanımlıyor.  Ancak insan davranışı, parmak izi misali kişiye özeldir. Bu nedenle benzersiz bir psikolojik süreçten söz edebiliriz. Tıbbi etik bilim dalı, bu konuda insan hakları,  saygın yaşam ve saygın yaşam sonu hakkında çalışmalar yapmaktadır.  Kültür, gelenek, inanç vb çeşitliliği nedeniyle uygulamalar ülkeden ülkeye değişmektedir.  Yaşam sonu ile olarak Türkiye’de henüz yasal bir düzenleme mevcut değildir. 

Uzun zamandır ALS hastalığı ile yaşayan bir tıp doktoru, bir hasta, bir eş ve bir baba olarak dünyayı deneyimliyorum. Her insan bir dünyadır. Bazen öğrenir bazen bilerek veya bilmeden kaynak olur insan. Yaşamın temeli; bilgi, ağ sistemi paylaşım…

Sözkonusu ALS hastalığı olduğunda söze başlamak bile zordur. Ama bir kez başladın mı konuşacak çok şey olduğunu farkeder insan.  Başlamak zordur çünkü teşhis aldığında dünya durmuş gibi hissedersin. Bardağın boş tarafından bakarsan, ölüm fermanı (death sentence)  gibi algılarsın. Dolu tarafından bakarsan “Bugün geri kalan hayatımın ilk günü”  diyebilirsin. Nereden bakarsan bak, bu süre bilinmezdir ve sürprizlerle doludur.

Teşhisten sonra, bazı insanlar bir yıldan az yaşarken, bazıları onlarca yıl yaşayabilir. İnsanların %20’si 5 yıldan fazla, %10’u 10 yıldan fazla ve %5’i 20 yıldan fazla yaşar. Bu süre, tıpkı yaşam süresi gibidir. Kimi bebek bu dünyaya gelme şansı bulamaz, kimisi birkaç gün yaşar, kimisi 100 yıl yaşar.  Vadesi gelmek, kader, alın yazısı; ne derseniz deyin bu süreyi insan olarak bilmek mümkün değildir.

Umut, Zaman ve Yaşamın Değeri

ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz), çoğu zaman zorlayıcı bir hastalık olarak tanımlanır.  Nedeni ve tedavisi bilinmeyen, Nörodejeneratif, ilerleyici bir hastalıktır. Hastaların % 10 kadarında genetik nedenlerin rol oynadığı biliniyor. %90 kadarında ise nedeni bilinmiyor. Genellikle 40-60 yaşlarında başlayan, kadın ve erkeklerde görülebilen ALS hastalığı,  ilerleyici kas güçsüzlüğü ile yürüme, el becerisi, yutma, konuşma ve solunum güçlüğüne neden olur.

Ancak bu tanımın ötesinde, ALS her bireyde farklı seyreden, farklı hızlarda ilerleyen ve her hastada kendine özgü bir yolculuk sunan bir durumdur. Bu nedenle ALS’yi tek bir kalıpla ifade etmek, bu yolculuğun çeşitliliğini ve insanın uyum gücünü göz ardı etmek olur.

ALS-MNH Derneği kurucu başkanı İsmail Gökçek ALS tanısı almasına rağmen 20 yıl Dernek başkanlığını yürüttü. Dr. Alper Kaya, 35 yıldır ALS ile yaşıyor ve dernek başkanlığını yürütmektedir. Ünlü astrofizikçi Stephen Hawking ALS hastalığı ile 55 yıldan fazla yaşadı.

Bilimsel kaynaklara göre ALS’nin seyri kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Bazı bireylerde hastalık daha hızlı ilerlerken, bazı kişiler uzun yıllar boyunca aktif, üretken ve anlamlı bir yaşam sürdürebilir. Bu farklılık, ALS ile yaşamın sadece bir “süre” meselesi olmadığını; aynı zamanda bir “nasıl yaşandığı” meselesi olduğunu bize hatırlatır.

Bugün dünyada ALS ile uzun yıllar yaşayan, yazan, üreten, savunan ve ilham veren pek çok insan var. Bu insanlar, hastalığın sınırlarına rağmen değil; o sınırlarla birlikte yaşamayı öğrenerek kendi yollarını çiziyorlar.

Tıp ve teknoloji de bu yolculukta önemli bir umut kaynağıdır. Solunum destek cihazlarından iletişim teknolojilerine, yapay zekâ destekli çözümlerden yeni tedavi araştırmalarına kadar her gün yeni gelişmeler yaşanıyor. Araştırmalar hız kesmeden devam ediyor ve her yeni adım, geleceğe dair umutları güçlendiriyor.

ALS ile yaşamak, çoğu zaman bize zamanın değerini yeniden öğretir. Belki de en güçlü hatırlatma şudur:
Yaşamın her anı, gerçekten de bir mucizedir.

Bazen bir nefes, bazen bir bakış, bazen bir kelime…
Küçük gibi görünen anlar, aslında yaşamın en derin anlamını taşır.

Bu yüzden ALS hakkında konuşurken yalnızca zorlukları değil; insanın dayanıklılığını, uyum gücünü ve umudunu da konuşmalıyız. Çünkü umut, sadece geleceğe dair bir beklenti değil; bugünü yaşama biçimidir.

Ve umut her zaman vardır.

Dr. Alper Kaya

25.03.2026

Not: Mavi Peygamber Çiçeği (Centaurea cyanus), Akdeniz Avrupa’sına özgü, bir yıllık yerli bir bitkidir. Gelecek için umudu temsil eden Peygamber Çiçeği, doğanın sade güzelliğini ve yaşam döngüsünü hatırlatır.

Kanser için Nergis ne ise ALS için Mavi Peygamber Çiçeği öyledir. Her iki çiçek de “Umut Çiçeği”dir. Mavi Peygamber Çiçeği, ALS/MNH hastalığı için umut çiçeğidir.

Kaynak 

2 Mart 2019 Cumartesi

Ötenazi, yardımlı intihar, öncelikli direktif

Hastalık çaresiz, hasta, belli terminal dönemde ve ağrıdan kıvranmaktadır, dahası, kişilerin bilinçleri açık olup intihar kendi kararlarıdır. İntihara teşebbüs eden hastalar genellikle terminal dönem hastalığın etkisi ile depresyondadırlar.

İnsanlık, çaresizlik içinde hissettiğinde  kendine bir yol arıyor. Yaşamı sonlandırmak her zaman tartışmalı olan konulardan biri.

Yaşamı sonlandırmanın etiği konusunda tüm dünyada son kararlar, uygulamalar bile henüz netleşmedi.  Bu, bir insanlık sorunu. Belki de en fazla dikkat çekilmesi gereken konu. Her zaman uzak durulan, konuşulması hoş olmayan konular bunlar. Yine de katıldığım pek çok kongrede insanların kafa yorduğu, çıkış yolu aradığı bir başlık.

Bir canlının yaşamdan vazgeçmesi evrensel bir konu. Bu nedenle çok tartışmalı.
Öte yandan bir insanın bilerek kendi hayatını sonlandırmak istemesi bazı çevrelere göre insani bir hak olmalı.

Psikiyatristlere göre, bir insanın kendi hayatını sonlandırmak istemesi derin bir depresyon belirtisidir ve bu durumda insan doğru karar veremez. Daha sağlıklı düşünebileceği yaşam koşulları oluşturularak daha sağlıklı karar vermesi için şans tanınmalıdır.

Yani aslında hissettiğimiz her neyse aslında bir yanılsamadır.
Canlının en zorlu koşullarda bile ilk tercihi hayatta kalmaktır. Bu evrensel bir kuraldır. Hayatta kalmak gibi evrensel bir içgüdüyü yok saymak, bu nedenle çok zordur ve sağlıklı düşünce ile bu karar verilemez. Psikiyatrik yaklaşım bu açıdan öneriliyor.

Öte yandan kaza, kalp krizi veya yaşamla bağdaşmayan tıbbi durumlar dışında insanın kendi yaşamını sonlandırmasının mümkün olmaması için insan vücudunda otomatik çalışan, istem ve irade ile durdurulamayan en temel işlev nefes almak ve kalp atışı gibi yaşamsal işlevlerdir.

Örneğin nefesinizi bir süre tutabilirsiniz. Daha uzun süre kendi isteğinizle devam edemezsiniz. Çünkü kandaki co2 miktarı yükseldiğinde sizin iradeniz dışında otomatik olarak nefes alma işlemi başlar.

ALS gibi solunum kasları, diyafram kaslarını etkileyen hastalıklarda otomatik solunum devreye girse de bunu gerçekleştirecek kasları uyaran sinir hücreleri etkilendiği için boğulma hissi ortaya çıkar.  Bu his nasıldır tahmin edersiniz.
ALS hastası bir anda bu duruma gelmez. Bu duruma gelmeden önce vücut pek çok belirti, arıza sinyallerini verir. Örneğin öksürükle balgam çıkaramayan hastalarda zatüre ortaya çıkar. Bu durumda mecburen hastanede tedavi edilir, iyileştirmeye çalışılır.

Ancak  bazı ülkelerde advance directive denilen bir hak mevcut. Tıbbi vasiyet hakkınızı kullanarak önceden bildirirseniz acil durumda veya sizin karar verme şansınız olmayan durumlarda vasiyetize göre tıbbi uygulama yapılıyor. Bu vasiyette solunum cihazına bağlanmak veya reddetmek, DNR (Do not ressutate=beni hayata döndürme) gibi durumları önceden bildiriyorsunuz.  Bunların hiçbirisi Türkiye’de yok...

İnsanca saygın yaşam ve saygın ölümü savunanlar, her insanın özgür iradesiyle seçim yapabilmesi gerektiğini savunuyorlar.

Türkiye’de kimsesi olmayan ve başkasının bakımına ihtiyacı olan hastalara Sosyal politikalar bakanlığı tarafından bakım evi hizmeti veriliyor. ALS  hastaları için çok gerçekçi olmadığı bilinse de kanunlarda yeri var.

Tüm bu bilgileri merak edenler için sizin sorunuza bir nebze yanıt olması için yazdım.
Şimdi asıl sorunuza yanıt vermek gerekirse solunum güçlüğü ve boğulma hissi gerçekten eziyet veren bir durumdur.

DÜNYA TABİPLER BİRLİĞİ'NİN HEKİM YARDIMLI İNTİHAR İÇİN TUTUMU
(DTB 44. Genel Kurulu'nda Kabul Edilmiştir. Eylül, 1992)

Hekim yardımlı intihar olguları son zamanlarda halkın dikkatini çeker olmuştur. Bu olay; hekim tarafından geliştirilmiş bir aracın kişiye kullanımının yine hekim tarafından öğretilmesi ile gerçekleşmektedir. Böylece kişiye intihar etmesinde yardımcı olunmaktadır. Bazı durumlarda da hekim kişiye ölümcül doz konusunda da bilgilendirerek bazı ilaçları temin etmektedir. Böylece yine kişiye intiharda yardımcı olunmaktadır. Burada bahsedilen kişi, ağır hasta, belli terminal dönemde ve ağrıdan kıvranmaktadır, dahası, kişilerin bilinçleri açık olup ve intihar kendi kararlarıdır. İntihara teşebbüs eden hastalar genellikle terminal dönem hastalığın etkisi ile depresyondadırlar.

Ötanazi gibi, hekim yardımlı intihar da etik değildir ve tıp mesleğinde olanlarca asla uygulanmamalıdır. Hekimin, bir kimseye yaşamını sona erdirmekte bilerek ve kararlı olarak yardım etmesi etik değildir. Ancak hastanın tedaviyi reddetmesi temel bir haktır ve hekimin hastanın bu arzusuna hürmet etmesi (ölümüne neden olsa bile) etik olmayan bir davranış sayılmaz.

14 Ağustos 2016 Pazar

ABD'li sanatçı intihar etmeden önce 30 yakın arkadaşı ile kutlama yaptı

'Yardımlı intihar' öncesi arkadaşlarına veda partisi verdi
ALS hastası olan Amerikalı sanatçı Betsy Davis, Temmuz başında en yakın arkadaşlarını ve akrabalarını iki günlük bir partiye davet etti. Gönderdiği davetiyede şu cümleler yer alıyordu:

“Koşullar, bugüne dek katıldığınız hiçbir partiye benzemiyor; duygusal direnç ve açıklık gerekiyor. Beni bu yolculuğa uğurlamak konusunda çok cesursunuz. Hiçbir kural yok. İstediğinizi giyin, aklınızdan geçeni söyleyin, dans edin, zıplayın, şarkı söyleyin, dua edin. Ama tek bir kural var: Benim önümde ağlamayın.”

HER SANİYESİNİ PLANLADI

41 yaşındaki Betsy Davis, ALS hastalığı nedeniyle son yıllarda vücudunun kontrolünü kaybetmişti… Bu nedenle, Kaliforniya’da ölümcül hastalar için yaklaşık bir ay önce yürürlüğe giren ‘doktor yardımlı intihar’ hakkından yararlanmayı seçmişti. Ve arkadaşlarına bir partiyle veda etmek istiyordu… Davis, 23-24 Temmuz’daki bu ‘etkinliğin’ her saniyesini planlamış ve arkadaşlarıyla paylaşmıştı; doktor yardımıyla ‘komaya gireceği’ saat bile belliydi.

‘HARİKA’ BİR HAFTA SONU…

Kaliforniya’nın dağ kasabası Ojai’deki evine 30’dan fazla arkadaşı ve akrabası geldi. Müzik dinlediler, kendi müziklerini yaptılar… Pizza yediler, sohbet ettiler, film izlediler.

18.45’TE VEDALAŞTI

Saat 18.45’te, arkadaşları onu öperek vedalaştı. Tekerlekli sandalyedeki Davis yatağına geçti; yanında bakıcısı, doktoru ve kız kardeşi varken doktorun hazırladığı ilaçları aldı; dört saat içinde ‘uyudu’…

‘ÖLÜMÜNÜ SANAT ESERİNE ÇEVİRDİ’

İki günlük partiyi fotoğraflayan Niels Alpert, “Betsy, kendi kendine bir insanın isteyebileceği en güzel ölümü verdi. İpleri eline alarak, ölümünü bir sanat eserine çevirdi. İntiharla bitecek harika bir haftasonu geçirme fikri  normal bir şey değil…” dedi.

ÖNÜNDE AĞLAMAMAK İÇİN…

Davis’in kızkardeşi Kelly Davis ise söz konusu deneyimi Voice of San Diego gazetesine yazdı: “Tabii ki benim için çok zordu. Hâlâ da öyle. En kötüsü, odayı ara sıra terk etmek zorunda kalmaktı. Çünkü gözyaşlarına boğulacaktım. Fakat insanlar onu anladı. Ne kadar acı çektiğini, kendi kararıyla barışık olduğunu anladılar.”

Yardımlı intihar, ABD’de Kaliforniya’nın yanı sıra dört eyalette daha yasal. Davis, Kaliforniya'da bu yöntemi kullanan ilk kişi oldu.

http://www.dailymail.co.uk/news/article-3735194/California-woman-holds-party-killing-herself.html


Not: Bu haber bana "Tuesdays with Morrie"filmini anımsatıyor.

DÜNYA TABİPLER BİRLİĞİ'NİN HEKİM YARDIMLI İNTİHAR İÇİN TUTUMU

(DTB 44. Genel Kurulu'nda Kabul Edilmiştir. Eylül, 1992)

Hekim yardımlı intihar olguları son zamanlarda halkın dikkatini çeker olmuştur. Bu olay; hekim tarafından geliştirilmiş bir aracın kişiye kullanımının yine hekim tarafından öğretilmesi ile gerçekleşmektedir. Böylece kişiye intihar etmesinde yardımcı olunmaktadır. Bazı durumlarda da hekim kişiye ölümcül doz konusunda da bilgilendirerek bazı ilaçları temin etmektedir. Böylece yine kişiye intiharda yardımcı olunmaktadır. Burada bahsedilen kişi, ağır hasta, belli terminal dönemde ve ağrıdan kıvranmaktadır, dahası, kişilerin bilinçleri açık olup ve intihar kendi kararlarıdır. İntihara teşebbüs eden hastalar genellikle terminal dönem hastalığın etkisi ile depresyondadırlar.

Ötanazi gibi, hekim yardımlı intihar da etik değildir ve tıp mesleğinde olanlarca asla uygulanmamalıdır. Hekimin, bir kimseye yaşamını sona erdirmekte bilerek ve kararlı olarak yardım etmesi etik değildir. Ancak hastanın tedaviyi reddetmesi temel bir haktır ve hekimin hastanın bu arzusuna hürmet etmesi (ölümüne neden olsa bile) etik olmayan bir davranış sayılmaz.

Yardımlı intihar yasal olmalı mı? Ankete oy verin!
https://polldaddy.com/poll/9497128/

Yardımlı intihar kararında cognitive functions etkili değil
http://journals.lww.com/neurotodayonline/Fulltext/2016/09080/Among_ALS_Patients,_the_Wish_to_Die_Is_Not.8.aspx