Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
diyafram güçsüzlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyafram güçsüzlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2021 Cumartesi

PÜF NOKTASI: Solunum problemi yaşıyor olabilirsiniz

PÜF NOKTASI

Bazen geceleri nefes alma problemi yaşıyor musunuz? Uykuya dalmak zorlaşıyor mu? Gece uyanıyor musunuz? Renkli, canlıymış gibi rüyalar görüyor musunuz? İçinizde sürekli bir sıkıntı varmış gibi oluyor mu? Gündüzleri hep uyumak istiyor musunuz?

Solunum problemi yaşıyor olabilirsiniz.

ALS hastalığı istemli kaslarda ilerleyici güçsüzlük ile kendini gösterir. Solunum sistemi iki merkezden kontrol edilir. Spontan (Otomatik) solunum ve istemli solunum. Örneğin derin nefes almak, nefesini tutmak, kuvvetli üflemek, balon şişirmek istemli hareketlerdir. Solunumun mekanik yükü Diyafram kasları tarafından karşılanmaktadır. Diyafram kasları, göğüs ile karın boşluğunu ayıran geniş bir kas grubudur. Bu kasları uyaran sinir hücreleri, bulber bölgededir. Bulber tutulumlu ALS hastalığında solunum güçlüğü erken dönemde başlayabilir.

ALS hastalığında solunum kasları zayıfladığında Oksijen (O2) ve Karbondioksit (Co2) değişimi için gerekli olan basınç sağlanamaz. Kanda biriken karbondioksit, akciğerlerden atılamaz.  Normalde nefes alma işlemini kanda biriken karbondioksit tetkikler. Co2 yüksekliği, derin nefes alma ve daha sık nefes almaya neden olur. ALS hastalığında incelmiş (atrofi olmuş) diyafram kasları yeterli solunum basıncı sağlayabilmek için daha fazla oksijen tüketir. Bu durumda kaslarda laktik asit artışı olur. Yeterli oksijen sağlanmadığı için yorulma başlar. Bu kısır döngü, nefes darlığı, hava açlığı, uyku sorunu, gündüzleri uyuklama, başağrısı ve iç sıkıntısı (anksiyete) neden olur. Bu durumdaki hastalar acil servise başvururlar. Acil servise gelmiş bir nefes darlığı yaşayan hastaya hemen oksijen verilir. Burundan oksijen kanülü veya maske ile oksijen verilir. Normalde solunum kasları sağlam hastalarda Oksijen vermek hastayı rahatlatır. Oysa ALS gibi nöromüsküler hastalıklarda Oksijen vermek hastayı kısa bir süre rahatlatsa da yeterli solunum basıncı sağlayamayan diyafram kasları bir süre sonra co2 atamaz, biriken co2 nefes alma ihtiyacı yaratır, Oksijen verilse de co2 değişimi yapılamaz ve eve dönen hasta yine solunum sıkıntısı yaşar.

Burada asıl sorun, gerekli olan solunum basıncının sağlanamamasıdır.

Yapılacak şey, ortam havasını basınçla akciğere gönderecek bir yöntem kullanmaktır. Bunun için Bipap iki seviyeli Pozitif havayolu basıncı (Bilevel Pozitif airway pressure) Cihazı kullanmaktır. Acil durumda cihaz bulunmadığı durumda ambu balonu kullanılır. Bu işleme Non-invaziv mekanik Ventilasyon denir. Bu tür solunum desteği maske ile kullanılabilir. Ancak maske kullanmanın da uzun sürede yan etkileri ortaya çıkabilir. Örneğin yutma güçlüğü olan hastalarda maske ile basınçlı hava vermek risklidir çünkü ağızda biriken tükrük salya vs. solunum yoluna kaçabilir.

Maske ile solunum cihazı desteği günde 24 saat gerekiyor ve yutma güçlüğü mevcut ise trakeostomi sonrasında trakeostomi kanülü yoluyla solunum desteği vermek gerekiyor.

ALS hastalarında solunum problemi başladığında “pulse oksimetre” cihazı alın, parmaktan oksijen satürasyonu takibi yapın. ALS de solunum problemi başladığında Oksijen vermek işe yaramıyor. Bu durumu yaşayanlarda önceleri Bipap tipi solunum cihazı maske ile kullanılıyor. Heyet raporu ile Sgk ödemesi var. Fakat Göğüs uzmanı görmeli. Acil durumlar için ambu bulundurun nasıl kullanılıyor öğrenin. Örneğin https://youtu.be/-bfJgYR2d2I



26 Ocak 2019 Cumartesi

SOLUNUM, YUTMA GÜÇLÜĞÜ, BESLENME , ZATÜRE YOĞUN BAKIM HAKKINDA

ALS hastalığında süreç yönetimi çok önemlidir. Multidisipliner (birçok branştan uzman) yaklaşımı olmayan bizim gibi ülkelerde bu sorunlar yaşanıyor ve yaşanacak gibi görünüyor.
ALS hastalarında diyafram güçsüzlüğü başladığında en çok görülen durum Zatüre (Pnömoni) riski. Bu nedenle hastalar acil veya yoğun bakıma yatırılır.
Diyafram güçsüzlüğü ilerleyicidir. ALS hastalığında sorun o2 azlığı değil co2 yüksekligidir. Yani burundan oksijen vermek o2 satürasyonu yükseltmez.
Nefes darlığı nedeniyle acil servise giden ve Oksijen verilen hastalarımız daha eve varmadan yeniden nefes darlığı yaşıyor. Çünkü burundan verilen oksijen, co2 seviyesni düşürmüyor. Nefes almamız gerektiğini solunum merkezine bildiren, co2 yüksekligidir. Diyafram güçsüzlüğü başladığında yeterli O2/co2 değişimi yapılamaz. Bu nedenle pozitif basınçla solunum desteği vermek gerekiyor.

Diyafram güçsüzlüğü başladığında solunum yollarında biriken balgam öksürükle çıkarılamaz. Zatüre riski bu yüzden yüksektir.

Zatüre, akciğerde o2/co2 değişimi kapasitesini bozar. Solunum güçlüğü, nefes darlığı başlar. Ateş yüksektir, nabız sayısı ve solunum sayısı artar. Bu hastalar mecburen yoğun bakıma yatırılır. Önce entübasyon tüpü (ağızdan soluk borusuna tüp) yerleştirilir. Pozitif basınçla (mekanik ventilatör) akciğerlere hava verilir. Enfeksiyon için yoğun antibiyotik tedavisi yapılır. Kan gazları ölçülür. Enfeksiyon takip edilir.
ALS hastalığı değil, zatüre tedavi edilmiş olur.

Hastalığın ilerleyici olması nedeniyle genellikle tekrar zatüre riskine önlem olarak trakeostomi ameliyatı yapılır. Öksüremeyen veya zayıf öksüren hastada tekrar zatüre olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle trakeostomi kanülü balgam temizliği için kolaylık sağlamaktadır. Aspiratör cihazı ile balgam temizliği yapılabilir.

Zatüre iyileşince bazı hastalar solunum cihazına gerek duymayabilir. Bazı hastalar solunum cihazından bir süre ayrı kalabiliyor. Bu, hastanın diyafram adelesinin durumuna bağlıdır kişiye göre değişir.

Trakeostomi ameliyatı öncesinde konuşması anlaşılır seviyede olan hasta trakeostomi sonrasında da konuşabilir. Ancak hastalığın ilerleyen dönemlerinde diğer kaslarda güçsüzlük olacağı gibi konuşmayı sağlayan kaslarda da güçsüzlük olabilir.

Konuşma için özel bir konuşma kanülü şart değildir. Trakeostomi balonu indirince hasta konuşabiliyorsa günlük pratik sonrasında konuşma kanülü veya konuşma valfi kullanabilir. Ancak ALS hastalarında yutma güçlüğü başladıysa konuşma kanülü çok etkili olmuyor.

Trakeostomi (Perkütan trakeostomi) geri dönüşü olan bir ameliyattır.
Peg konusunda: Zatürenin diğer bir nedeni de yutma güçlüğü olan hastalarda gıda artıklarının soluk borusuna kaçmasıdır. Yutma güçlüğü özellikle su içerken gıcık hissi, öksürük, öğürme gibi belirtilerle başlar. Bu durumdaki ALS hastalarında hem beslenme bozukluğu hem de zatüre riski nedeniyle peg (Perkütan endoskobik gastrostomi) ameliyatı erken dönemde öneriliyor.
Peg ameliyatı da geri dönüşü olan bir ameliyattır.
ALS hastaları, solunum ve beslenme desteği ile uzun yıllar yaşayabilirler.

Şifalar diliyorum