Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
Lyme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lyme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2018 Cuma

Lyme konusunda Umut tacirliği yapılıyor

[Haber görseli]
























Avrupa Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Önder Ergönül, ‘Borrelia burgdorferi’ taşıyan kenelerin ısırmasıyla ortaya çıkan lyme hastalığına ilişkin “umut tacirliği” yapıldığını belirterek Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu. Ergönül, “Ülkemizde ve dünyada bu konuda uzman olmayan, hatta doktor bile olmayan bazı kişiler multipl skleroz (MS), amyotrofik lateral skleroz (ALS) gibi bazı hastalıkların nedeninin Lyme olduğunu iddia etmekte ve antibiyotik tedavisi ile bu hastalıkları tedavi edilebileceğini söylemektedirler. İnsanlar binlerce dolar ödeyerek ya yurtdışına tedaviye gidiyorlar ya da bu işi yaptığını iddia eden kişilere başvuruyorlar. Hem iyileşme olmuyor, hem gereksiz antibiyotik tedavisi alınıyor, hem de almaları gereken tedavilerinden geri kalıyorlar” dedi.

Kalbi de etkileyebilir

Aynı zamanda Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİ- MİK) Derneği’nin de yönetim kurulu üyesi olan Prof. Ergönül, bu konuda hastaları ve hasta yakınlarını uyardı. Son 20 yıldır İstanbul’da görülen lyme vaka sayısının 10’u geçmeyeceğini anımsatan Ergönül “Lyme, Borrelia burgdorferi adlı bakteriyi taşıyan kenelerin insanları ısırmasıyla ortaya çıkabilen ve ülkemizde de nadir görülen bir hastalık” dedi. Hastalığın yüzde 80-90’ının deride gözle görülen kızarıklıklar ve kabarıklar, ilerleyen aşamalarda ise kalp, sinir sistemi ve derinin etkilenmesiyle ilgili belirtilerle kendini gösterdiğini, tedavisinin de "olduğunu kaydeden Ergönül, şöyle devam etti: “Hastalık ilk aşamada saptandığında 2-3 haftalık antibiyotik tedavisi ile iyileşebiliyor. Eğer tedavi edilmezse aylar içinde eklem ağrıları, eklem sorunları, artit bulguları olabiliyor. Yine tedavi edilmezse kalp bulguları ortaya çıkabiliyor. Hâlâ tedavi edilmezse, bir sonraki aşamada nörolojik ve daha ileri deri bulguları oluşabiliyor.” Belirtilerin gözle görülmesi nedeniyle hastalığın atlanmasının çok mümkün olmadığını, yüzde 10 gibi küçük bir hasta grubunda hastalığın belirtilerinin çok görülmediğini anlatan Ergönül, “Yapılan araştırmalar ve yayınlar, ülkemizde bu tür hastaların sayısının 20-30 kadar olduğunu ortaya koymuş” dedi.

Yurttaşlar dikkatli olsun

Hastalığın daha çok ABD’nin doğusu, Orta Avrupa gibi nemli ve ormanlık yerlerde daha sık görüldüğünü kaydeden Ergönül, özetle şunları kaydetti: “Lyme hastalığına yol açan kenelerin varlığı ülkemizde çok az. Ancak ülkemizde ve de dünyada, ne yazık ki nedeni bulunamayan veya çok çaresiz hastalıklar lyme hastalığı ile bağdaştırılıyor. Bundan yararlanmak isteyenler birtakım kötü niyetli insanlar, hatta hekimler var. Örneğin kişiye MS tanısı konuluyor. Biri de kalkıp “bak aslında bu lyme hastalığı, antibiyotikle tedavi olabilirsin” diyor. İkna edince gidip bazı testler yapılıyor ve o kişi fazladan 2-3 yıla varan antibiyotik tedavisi alıyor. Geçenlerde bana bir hasta geldi. ABD’ye bu tür bir tedaviye dünya para ödeyerek gitmiş ve bir sonuç da alamamış. Lyme tanısı Western blott testiyle yapılıyor. Bu testte beş bandın da pozitif olması gerek. Bir bandın pozitif olması lyme olduğunuz anlamına gelmez. Lyme hastalığı tedavi edilmezse kalp, nörolojik gibi bazı hastalıklara yol açabilir. Ama her sinir hastalığı olan kişinin lyme ile ilişkilendirilmesi mümkün değil. Neredeyse her MS hastası lyme ile ilişkilendiriliyor. İddia edildiği gibi antibiyotik sonrası iyileşen böyle hastalar bugüne kadar görülmemiştir. ABD ve Avrupa İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dernekleri bu konularda raporlar yayınladı. Biz de KLİMİK Derneği olarak önümüzdeki günlerde raporumuzu bitirecek ve bakanlığımıza sunacağız. Hastalarımız dünyada ve ülkemizde bu işten sorumlu, uzmanlık eğitimi olan, halen aktif çalışan uzmanları ve ilgili dernekleri dinlesinler, yayınlarını okusunlar. Vatandaşlarımız kandırılmasın, umut tacirliği yapılmasın"

Kaynak: 

14 Nisan 2017 Cuma

Lyme, ALS ve MS

Bir spiroket  bakteri olan Borrelia burgdorferi deriye, kalbe, eklemlere ve merkezi/periferik sinir sistemine zarar verebilir. Lyme hastalığının bu ajanı genellikle baş ağrısı, yorgunluk ve öznel bilişsel işlev bozukluğunun nedeni olarak ortaya çıkar.  Bir başka Spiroket bakteri olan Treponema pallidum  (sifiliz  hastalığı etkeni) 20. yüzyılda eğitim alan klinisyenler için "Büyük Imitator" olarak tanıtılıyordu. Şimdi Lyme hastalığına yönelik testler sifiliz için olduğundan daha fazla veya daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Frengi hastalığından daha dar bir hastalık spektrumu  olan Lyme hastalığı için yapılan testler  oldukça güvenlidir. ALS hastalığı bir bakteri enfeksiyonu değildir.

Lyme hastalığı sıklıkla multipl skleroz, amiyotrofik lateral skleroz, demans veya parkinsonizm gibi durumların tanı aşamasında  araştırılmaktadır. Bu yıkıcı hastalıklarla karşı karşıya kalan birçok hasta, Lyme hastalığı gibi iyileştirilebilir bir teşhis için umutlarını sürdürüyor.  Bu iyimserlik, bu tür düşünceleri destekleyen internet kaynakları tarafından desteklenmektedir. Bununla birlikte, kritik bir nokta, Lyme hastalığının oldukça odaklı coğrafi dağılımıdır.  Daha önce sözü edilen nörolojik hastalıkların hiçbiri, yüksek Lyme hastalığına sahip bölgelere özgü değildir. Dahası, Lyme hastalığı klinik gerekçelerle bu koşullardan kolayca ayırdedilir. Örneğin Lyme hastalığı olan hastalarda, multipl sklerozlu hastaların görüntülenmesinde görülen beyaz cevher plakaları görülmemektedir ve Lyme hastalığı olan hastaların beyin omurilik sıvısında oligoklonal bantları varsa, aslında B burgdorferi'ye karşı reaktiftirler. Lyme hastalığı amyotrofik lateral sklerozda görülen üst motor nöron bulgularını üretmez.

Lyme hastalığının nörolojik bulguları arasında menenjit, kranial  nevrit ve radikülonevrit bulunur Tedavi edilmezse, kas iskelet sistemi ağrısı, kognitif bozukluk, radiküler ağrı, parestezi, disestezi, derin yorgunluk, polidarikülopati ve ensefalopati gibi çeşitli sendromlara yol açabilir Lyme ile ilişkili olarak, parkinsonizm ve hemorajik inmenin de Lyme hastalığının belirtileri olduğu bildirildi; Ancak, bu bulguların sonuçları halen belirsizdir. Bununla birlikte, B. burgdorferi'nin enfeksiyon sonrası erken dönemde SSS'ye girebileceğine dair kanıtlar olmasına rağmen, B. burgdorferi'nin MSS'yi nasıl istila edebileceği açık değildir.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC546937/

Lyme hastalığının poliradikülopatye neden olabileceğini gösteren vaka sunumu vardır
https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.3109/00207454.2013.879582


Lyme hastalığı ve Nörolojik Hastalıklar hakkında bilgi için
http://neuromuscular.wustl.edu/nother/infect.htm#lyme

15 Mart 2015 Pazar

Lyme Hastalığı


Lyme (okunuşu Laym) hastalığı kenelerden geçen bir hastalıktır. Özellikle Amerika'da geyiklerin yoğun olduğu bölgelerde geyik kenelerinden geçtiği bilinen Lyme hastalığı taşıyan kene türünün Türkiye’de görülmediği söylenmektedir. Bunun doğru olup olmadığı bilinmiyor. Lyme hastalığı, bazı kenelerin taşıdığı Borellia burgdorferia bakterisi nedeniyle  oluşuyor. Bu bakteriye karşı etkili bir antibiyotik tedavisi uygulanırsa hastalık belirtilerinin düzeldiğini biliyoruz.

Hastalık belirtilerinin ALS- ye benzemesi nedeniyle ALS teşhisi alan ve daha önce kene ısırığı şüphesi olan hastalarda bir süre antibiyotik tedavisi veriliyor.  (Özellikle hastalığın başlangıcında, erken döneminde)  Bilinen en etkili antibiyotik gurubu ise üçüncü kuşak sefalosporin gurubundan Seftriakson (ceftriaxone)  (Rocephin) dir. 

Borelia burgdoferia bakterisi, beta laktam halkası olan antibiyotiklere karşı duyarlıdır. Bazı bakteri türleri, beta-laktamaz adlı bir enzim üretirler. Bu durumda beta-laktam içeren antibiyotiklerin etkisi azalır. B-laktam ilacı, bu bakterinin dirençli türlerine karşı, Beta-laktamaz enzimini engelleyerek asıl antibiyotik yanında, etkiyi kuvvetlendirmek için kullanılır.


Bkz : 
"Endikasyonları: B LAKTAM 1 g IM/IV Enjektabl Toz İçeren Flakon bir beta laktamaz inhibitörü olup belirli antibiyotiklerle kombine edilerek orta ila ağır dereceli bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Kombine antibiyotik kullanımı beta laktam antibiyotiklerinin tek başına uygulanmasına oranla daha yüksek terapötik güvence sağlamasından ötürü, klinik uygulamalarda tercih edilmelidir."
http://www.mn.com.tr/tr/products/p_detail_B-Laktam_.aspx?productID=52
Lyme  hastalığında kullanılan Rocephin ilacının üzerinde çeşitli söylentiler olmuştu. Bir gurup biliminsanları ALS + Lyme hastalığı olan vakalar da olabileceğini ileri sürmüştü. Diğer bir gurup ise aslında Rocephine ilacının Nöroprotektif etkisinin olduğunu ileri sürmüştü. Şüpheci bir gurup olan ve ALS de spekülâtif tedavileri araştıran ALS untungled gurubu, Rocephine ilacının  üzerinden, üretici firmanın satış taktikleri olabileceğini ve ALS de Rocephine kullanan hastalar üzerinde yapılan araştırmada ilacın etkili olduğunu gösteren bir veriye ulaşamadıklarını rapor etti. 
Bkz: http://www.alsuntangled.com/



Çok ender de olsa Lyme hastalığı, ALS belirtilerini taklit edebilir.Aşağıdaki makalede poliradikülopati taklit ettiği ve antibiyotik tedavisi ile belirtilerin düzeldiği bildiriliyor.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24397499

LYME HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Ne yazık ki Lyme hastalığının yüzde yüz güvenli bir teşhis yöntemi yoktur. Bazı testler yapılıyor olsa da bunlar her zaman doğru sonucu vermemektedir.

Hastada erythema migrans oluşumu varsa, başka belirtiler veya test sonuçları beklenmeden hemen tedaviye başlanması gerekir.

Lyme hastalığı tanısında kullanılan laboratuvar testlerde bazı sorunlar vardır. Bu nedenle tanı koyulmasında klinik bulgular önemli olmaktadır.
Eritema migrans varlığında sadece bu bulgu ile tanı konulabilir

Serolijik testler standartize değildir.
Sıklıkla yanlış negatif ve yanlış pozitif sonuçlar alınabilmektedir.
Test sonuçları mutlaka hastanın öyküsü ve klinik bulgular eşliğinde yorumlanmalıdır.
Test:
1. aşama: ELISA veya IFA ile
2. aşama: Western blot
IFA veya ELISA ile pozitif veya şüpheli çıkan sonuçların daha özgül bir test olan westernblot
ile test edilmesi gerekmektedir. 

Lyme'ın teşhisi ile ilgili asıl sorun bazı hastalarda devamlı negatif test sonuçları alınmasına rağmen hastalığın var olmasıdır. 

Kenenin ısırdığı yerde başlayan kırmızı yuvarlak bir döküntü olarak başlar. Vücuda yayılabilir. 1 ay içinde kızarıklık geçer. ALS hastaları, Lyme testi sonuçlarına bakılmaksızın antibiyotik tedavisi denemektedir. 

Sonuç: 
ALS teşhisi alan hastalarda Lyme testi Negatif çıksa bile Lyme hastalığı ihtimaline karşı uygun bir antibiyotik kullanmakta fayda var. Lyme hastalığı erkenden yakalanırsa (ilk 1-2 ay) normalde 1 ay antibiyotik tedavisi ile iyileşiyor. Kronik döneme giren Lyme hastalığının tedavisi çok zor.
Lyme Hastalığı konusunda Türkçe blog: http://lymetr.blogspot.com/
Sağlık bakanlığı çalışması: 

Lyme  Belgesel 





27 Nisan 2013 Cumartesi

Np001, wf10, oral sodyum klorit hakkında

Aralık 2012 de Chicago'da yapılan International ALS MND sempozyumunda gündeme gelen np001 şu sıralar FAZ II aşamasında ve umut verici olduğu söyleniyor. 

Daha önce Lyme hastalığı için hastalar tarafından kendini tedavi amaçlı kullanılan MMS (NaClO2 + organic acid) nedeniyle çok şeyler söylenmiş fakat bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. 

Lyme hastalığının antibiyotiklerle tedavisi  bir protokola bağlanmıştır. Fakat bazı hastalarda görülen ve tam olarak tarif edilemez bazı belirtiler nedeniyle her zaman Lyme hastalığı suçlanmaktalar.  Aslında bu konuda tam bir kafa karışıklığı ve bilgi kirliliği mevcut.
Oral sodyum hipokloritin barsaklardan emilmediğini biliyoruz.  Bu nedenle cilt altı enjeksiyon yöntemi tercih ediliyor. Bunun da ne kadar etkili olduğu henüz belli değil. NaClO2 veya wf10 için yapılmış bir fare çalışması yok.

Bu durumda MMS (NaClO2 + organic acid) nasıl etkili olacak bilmiyorum.
Np001 faz III aşamasını beklemekte fayda var gibi görünüyor. Ayrıca np001 maddesinin de tam olarak ne olduğu bilinmiyor. Sadece NaClO2 olmadığı söyleniyor. Kendi kendine deneme tedavisi yapmak isteyenler için Amerika'da NaClO2 tedavisinin yıllık 17.000-60. 000 $ olduğunu hatırlatmakta fayda var. 

Kaynak: ALSUntangled No. 19: Sodium chlorite