Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
biyomarker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biyomarker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2017 Cumartesi

Amiyotrofik Lateral Skleroz hastalığında eser elementler: İtalya'da bir risk bölgesi popülasyonunda sonuçlar


İtalya'daki küçük bir araştırmanın sonuçlarına göre, çeşitli metaller amiyotropik lateral skleroz (ALS) riskiyle ilişkili olabilir. Bulgular, kan, idrar ve saçtaki metallerin ve diğer eser elementlerin seviyelerinin ALS'yi teşhis ve izlemek için biyolojik belirteç olarak görev yapabileceğini ifade ediyor.

Sardunya (İtalya) adası popülasyonunda, amyotrofik lateral skleroz (ALS) görülme sıklığı yüksektir. Sardunya'lı ALS  hastaların kan, saç ve idrarındaki eser element seviyeleri, ALS'yi tanımak ve tahmin etmek için geçerli biyolojik belirteçler araştırılarak araştırılmıştır. 34 hastada, yaş ve cinsiyete uygun 30 sağlıklı kontrol ile karşılaştırıldığında onaylanmış bir yöntemle altı element (Ca, Cu, Fe, Mg, Se ve Zn) ölçülmüştür. Kandaki Ca ve Cu ve saç telinde Se ve Zn seviyeleri, kontrol grubuna göre ALS'de anlamlı derecede yüksek iken Mg ve Se'nin idrarla atılımı önemli derecede azalmıştır. Bu biyolojik belirteçler için seçilen eşik değerler, yeterli duyarlılık ve özgüllük ile ALS'li ya da ALS'siz hastaları ayırt edebilir. Elementler arasında birçok pozitif (Se-Cu ve Se-Zn gibi) negatif bağlantılar (Ca-Mg ve Ca-Zn gibi), birden fazla mekanizmaya katılan çok sayıda metalin ALS dejenerasyonunda rol oynadığını önermektedir.
https://link.springer.com/article/10.1007/s10072-017-3018-2

23 Şubat 2017 Perşembe

İdrarda bakılabilecek yeni bir biyolojik belirteç bulundu


Avustralya Flinders Üniversitesi'nden ve Miami Üniversitesi'nden araştırmacılar, MND'li hastalardaki hastalık ilerlemesini izlemek için bir biyolojik belirteç görevi görebilecek yeni bir protein keşfettiler. Dr Shepheard ve Dr Rogers önderliğinde yazılmış bir makale bugün 'Nöroloji' araştırma dergisinde yayınlandı.

p75 nedir?

Biyolojik belirteç, p75 olarak adlandırılan bir proteindir Embriyonik gelişim sırasında  başlangıçta nöronların büyümesini destekler ve doğumdan sonra seviyeleri belirgin şekilde azalır. Hayatımız boyunca vücudumuz sinir sisteminin yaralanmasını algıladığında  p75 daha yüksek seviyelerde tekrar ortaya çıkar ve idrarda tespit edilebilir.

Bu bulgular neden önemlidir?

Yeni biyolojik belirteçlerin keşfi, MND'yi tedavi etme ve yenme yolundaki nihai hedeflerden biridir. Vücuttaki belirli bir maddenin varlığının doğrudan belirli bir hastalıkla ilişkili olduğunu bilmek, bize hastalığın ilerlemesinin objektif biyolojik bir ölçüsüdür. Yeni tedavilerin etkileri, biyolojik belirteçlerin düzeylerini karşılaştırarak ölçülebildiğinden klinik araştırmalar için bu çok önemlidir. Üriner p75, MND araştırma çalışmaları için kullanılabilecek heyecan verici yeni bir biyolojik belirteçtir. Zamanla MND'li daha çok sayıda insanın p75 seviyelerinin nasıl değiştiğine ilişkin verileri toplamak önemli olacaktır,

Kaynak:
http://www.neurology.org/content/early/2017/02/22/WNL.0000000000003741.full.pdf+html

6 Şubat 2017 Pazartesi

MS hastalığında ilk biyomarker bulundu. Darısı ALS hastalığına.

Multipl skleroz (MS) için bilinen bir tedavi olmamasına rağmen, bir atak sonrasında yeni saldırıların önlenmesine ve fonksiyon kaybının  iyileşmesine yardımcı olabilecek tedaviler vardır. Bununla birlikte, hastalığın üç alt tipi vardır. Hastanın mevcut tedavisinin uygunluğu ve etkililiğinin belirlenmesi, pahalı, zaman alan  bir dizi  testleri çermektedir. Şimdi, 12 yıl süren bir araştırmadan sonra, uluslararası bir araştırma ekibi, MS alt tiplerinin basit bir kan testi ile belirlenmesine izin verecek bir biyolojik belirteç keşfetti.

Araştırmayı yöneten Avustralya'nın Macquarie Üniversitesinden Professor Gilles Guillemin, "Bu, önemli bir bulgudur, çünkü üç MS tipini hızlı ve basit bir şekilde prognoz etme olanağını kolaylaştıracak ve klinisyenlerin MS hastalarına yönelik tedavilerini daha doğru ve hızlı bir şekilde uyarlamalarını sağlayacaktır" diyor.

Biyomarker testi, beyindeki enflamatuvar süreçte rol oynadığı bilinen triptofan içeiyor. Bu nedenle araştırmacılar Alzheimer, Parkinson ve motor nöron hastalığı gibi iltihaplanma ve nörodejenerasyonun yol açtığı bilinen diğer hastalıkların daha iyi anlaşılmasına  yol açacağını düşünüyorlar
Ayrıca araştırmanın, yeni terapötiklerin geliştirilmesine ve  kişiselleştirilmiş tedavilere yol açabileceği umulmaktadır.

Biyomarker:  Belli hastalığa özgü tıbbi belirteç
ALS-MNH hastalığı için henüz bir biyomarker bulunamadı.

Kaynak
http://www.nature.com/articles/srep41473