Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
Farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2025 Çarşamba

Nefes varsa umut var konseri 30 Nisan 2018, Ahmet Adnan Saygun Sanat merkezi

 


İzmir'de, 24 yıldır solunum cihazına bağlı yaşamını sürdüren, geliştirilen bilgisayar programı sayesinde göz hareketiyle bilgisayar ortamında enstrüman kullanan ALS-MNH hastası Alper Kaya, konser verdi.
ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi tarafından Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, Kaya, İspanyol müzik araştırmacısı Zacharias Vamvakousis'in geliştirdiği "Eye Harp" isimli bir bilgisayar programı sayesinde enstrüman çaldı.
Göz hareketleriyle yan flüt ve flüt çalan Kaya'ya piyano sanatçıları Cengiz İnal ve Elena Nikitina da eşlik etti.
Sanatseverlerin ve ALS hastalarının yoğun ilgi gösterdiği gecenin finalinde Kaya, bilgisayar programını geliştiren Vamvakousis'ı sahneye davet ederek teşekkür etti. Geceye katılanlar, konserin sonunda Kaya'yı ayakta alkışladı.
Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sahneye ilk çıktığında çok heyecanlandığını ama hayatının en mutlu gecesini yaşadığını söyledi. Tek amacının toplumda ALS hastalığı konusunda farkındalık yaratmak olduğunu belirten Kaya, "Ben solunum cihazıyla nefes alıyorum ama bu akşam insanlarla bir arada aynı nefesi aldığımı hissetim. Kendimi daha iyi ifade ettiğimi, dayanışmayı hissettim." dedi. Kaya, "Eye Harp" isimli bilgisayar programını ALS hastaları ve fiziksel engellilerin ücretsiz olarak internetten indirip kullanabileceğini ifade etti.
Piyano sanatçısı Nikitina da Kaya ile tanıştıktan sonra böyle bir konsere imza atmaya karar verdiklerini, 2 aydır bu geceye hazırlandıklarını söyledi. Kaya'nın çok yetenekli bir insan olduğunun altını çizen Nikitina, "Onunla sahnede birlikteyken ruh birliği hissettim. Müzik varsa yaşıyorsun demektir, yani hiçbir şeye engel değil." ifadelerini kullandı.
Bilgisayar programını hazırlayan Vamvakousis de Kaya ile internette tanıştığı günü hala unutamadığını, onun müziğe olan tutkusu ve arzusu sayesinde "Eye Harp" isimli bir bilgisayar programı geliştirdiğini kaydetti. Bu akşam ne kadar güzel bir iş yaptığını bir kez daha anladığını vurgulayan Vamvakousis, amacının engellilerin de müzik yapıp enstrüman çalması olduğunu sözlerine ekledi.
The eye harp programının tanıtıldığı resmi site :
https://theeyeharp.org
Alper Kaya'nın the eye harp programını kullanarak göz hareketleriyle seslendirdiği
çeşitli parçalar :
https://theeyeharp.org/performances-of-users/
Alper Kaya'nın konserinde piyano ve vokal eşliğinde seslendirdiği, pan flüt formundaki klasik parçalardan ilki ekli videoda.

5 Mayıs 2025 Pazartesi

Kırmızı hap mı mavi hap mı?

Gerçeklik ve Kayıp: ALS ve Matrix Arasında Bir Yolculuk

Ben bir ALS hastasıyım ve 35 yıldır bu hastalıkla yaşatılıyorum…

ALS, fiziksel kayıplarla başlar ve kayıplarla devam eder. Ancak sadece fiziksel bedenin çöküşüne odaklanmaz. Bu hastalık zamanla zihinsel ve ruhsal bir yolculuğa dönüşür; tıpkı bir insanın evrende varoluşsal bir anlam arayışı gibi. Bu yolculuk, fiziksel dünyadaki sınırlamalardan kaçmanın ötesine geçer, derin bir felsefi ve psikolojik mücadeleye dönüşür. Tıpkı Matrix filmindeki Neo’nun karşılaştığı ikilemde olduğu gibi, ALS hastaları da bir anlamda kendi "Kırmızı Haplarını" içmeye zorlanır.

Matrix filminde Neo, Kırmızı ve Mavi hap arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Mavi hap, rahatlık ve kayıtsız bir bilgisizliği vaat ederken, Kırmızı hap harikalar diyarına davet eder. Gerçeği, sadece gerçeği; acı ve zorluklarla dolu bir gerçekliği gösterir. Neo’nun Kırmızı hapı seçmesi, bir anlamda gerçeği görmeye, acıya rağmen gerçekleri kabullenmeye karar vermesi anlamına gelir. Bu tercihle, Neo bir yolculuğa çıkar, bilinçli olarak acının derinliklerine inmeye, evrenin gerçeğini kavramaya adım atar. Ancak bu yolculuk, her zaman kolay bir yolculuk değildir.

ALS hastalarının hikâyesi de benzer bir biçimde bir tür gerçeklik seçimi içerir. Ancak burada hastalar, farkında olmadan, istatistiksel bir şans ya da şanssızlık sonucu Kırmızı hapı seçmiş olurlar. Her yıl 2/100000 oranında görülen bir hastalık olan ALS, sadece fiziksel bir kayıp değil, aynı zamanda bir varoluşsal mücadelenin kapılarını da aralar. Bedenlerimiz yavaşça çökse de, zihinlerimiz ve ruhlarımız hayatta kalmaya devam eder. Fakat bu mücadele, bazen bir çıkmaz halini alabilir. Acıya katlanarak, kendi varoluşsal anlamımızı ararız.

Bu yolculuk, Matrix’teki tavşan deliğine benzeyen bir hiyerarşi ve sıralama biçiminde ilerler. ALS hastaları, fiziksel olarak hayata sıkı sıkıya bağlı kalmak isteseler de, zamanla, o sıkı bağların kopmaya başladığını hissederler. Her bir hareketin kısıtlanması, düşüncelerinin artan özgürlüğüyle birleşir. Bir yanda bedenin, diğer yanda zihnin sınırsız potansiyeli... Bazen de bu içsel çatışma, kişinin ruhsal olarak bir çıkmaza girmesine yol açar.

Gerçeklik, bu noktada iki farklı boyutta kendini gösterir. Birincisi, yaşadığımız fiziksel gerçeklik ve her gün biraz daha azalan bedensel yeteneklerimizdir. İkincisi ise, bu kaybın yol açtığı ruhsal ve varoluşsal derinliktir. ALS hastalarının yaşadığı bu içsel yolculuk, sıkça yaşamın anlamına dair felsefi sorulara dönüşür: “Neden ben?”, “Hayatımın anlamı nedir?”, “Varoluşun ne anlamı olabilir?” Bu sorular, bazen din ve spiritüellik arayışlarına, bazen de bir tür nihilizme dönüşebilir. İnsan, hayatta kalma içgüdüsüne rağmen, yaşadığı acıyı anlamlandırmaya çalışır.

Fakat bu yolculuk, yine Matrix filmindeki gibi, kişinin gerçeklikle yüzleşmesine de olanak tanır. Kırmızı hapı seçmiş olmak, acıyı kabullenmek demek değildir; ama acının kaynağını görmek ve bir anlam yaratmak için bir fırsattır. ALS hastaları, varlıklarını yalnızca bedenleriyle değil, düşünceleri ve ruhlarıyla da deneyimler. Her geçen gün kaybettikleri bir şeylerin, aslında onları daha derin bir anlam dünyasına doğru yönlendirdiği düşünülebilir.

Sonuç olarak, ALS hastalarının gerçeği görmeye zorlanmış olması, bir tür Matrix yolculuğu gibidir. İster kabul etsinler, ister reddetsinler, her hasta bir biçimde gerçeği keşfetmek zorundadır. Bu keşif bazen acılı, bazen ise bir tür teselli ile şekillenir. Bedensel kayıplarla başlayan bu yolculuk, zihinsel ve ruhsal bir dönüşüme, bir gerçeklik arayışına dönüşür. Ve tıpkı Neo’nun tavşan deliğinde yaptığı gibi, ALS hastaları da bir çeşit yeni bir gerçekliği keşfederler: Bedenin kaybolduğu, ancak zihnin ve ruhun var olduğu bir başka boyut.

Ben bir ALS hastasıyım. Vücudumun %97’si hareketsiz. Başkasının bakımına gereksinim duyuyorum. Bedenim zaman içinde hareket edemez hale geldi. Yeni koşullara uyum sağlayan beynim, nöronlarım sayesinde ruhsal bir bütünlükle varım. Özümde yine de ben olarak var olduğumun farkındayım. 

Teknoloji sayesinde göz bilgisayarı ile yazı yazabiliyorum. Bu benim için büyük bir şans ve aynı zamanda mutluluk verici bir durum. Ne kadar zaman alsa da, kendimi ifade edebilmek, düşüncelerimi paylaşabilmek paha biçilmez. Tıpkı Matrix filminde Neo’nun telefona ulaşabilmesi gibi, ben de bu teknoloji sayesinde iletişim kurabiliyorum. Hepimizin ortak deneyimlediğimiz bir gerçeklik durumunda, eşim, kızımız, kardeşim, dostlarımız benim hayatımın gerçekliğine dâhil.

Mayıs ayı, ALS farkındalık ayı. Bu ayda, ben de gerçeği ararken farkındalık yaratmak istiyorum. Evrenin neresinde olursam olayım, ister Matrix’te ister küçük mavi gezegenimizde, iletişim kurabilmek insanın en temel hakkıdır. Göz bilgisayarı (göz izleyici bilgisayar) da, bu hakkın bir parçasıdır. Bu teknoloji, bir insanlık hakkıdır ve ALS hastalarının bu haktan yararlanması gerekir.

ALS hastaları, doğru bir tıbbi bakım, uygun bir ev düzeni ve teknoloji ile desteklendiğinde, makul bir yaşam kalitesi sağlayarak uzun yıllar yaşayabilirler. Bu nedenle, ALS hastalarına her anlamda destek olabilmek, farkındalık yaratmak ve bu hakların tüm hastalar için sağlanmasını sağlamak bizim görevimizdir.

İletişim kurmak, birbirimizi anlamak ve destek olmak, hem ruhsal hem de fiziksel anlamda büyük bir güce sahiptir. ALS’yi, sadece bir hastalık olarak değil, aynı zamanda bir farkındalık ve dayanışma hareketi olarak görebiliriz.

Ve bir soru: “Mavi hap mı yoksa kırmızı hap mı?”

Seçeneğiniz varken seçiminizi yapın…

ALS-MNH Derneği resmî internet sitemizde (https://als.org.tr ) BAĞIŞ butonunu seçerek açılan sayfada “Genel Bağış”, “Fitre –Zekât”, “Öğrenci Bursları” ve özel günleriniz için “E-Kart” gibi seçenekler mevcut. Genel bağışın dışında şartlı bağışla cihaz bağışı da yapabilirsiniz

EFT/Havale bilgilerimiz ayrıca https://fonzip.com/als/bagis  linkimizde “Banka Hesap Bilgileri & SMS” butonunda yer almaktadır.


20 Aralık 2024 Cuma

2024 March of Faces

Yüzlerin Geçidi 

ALS/MND Yüzlerin Yürüyüşü, hem geçmişte hem de günümüzde ALS/MND hastası olan cesur kadın ve erkeklerin görsel bir gösterimidir. ALS/MND ile yaşayan bir kişi olan Kyle Hahn, Temmuz 1997'de bir savunuculuk ve farkındalık aracı olarak bu pankartı tasarladı. Her yıl, basılı March of Faces pankartını Birlik Toplantımızda ve Müttefik Profesyoneller Forumumuzda sergiliyoruz.Ayrıca afişi bir videoya dönüştürerek, resimde yer alan kişilerin veya ailelerinin izniyle yıl boyunca web sitemizde gösteriyoruz. Bu, ortak vizyonumuzun güçlü bir hatırlatıcısıdır: ALS/MND'den arınmış bir dünya


Bu yıl videonun müziği yapay zeka ile Türkiye’den ALS hastası Alper Kaya tarafından oluşturuldu.  Müziği aşağıdaki adresten de dinleyebilirsiniz. 

Wont givup my friend

Sözler Alper Kaya, 
Müzik,  Suno AI 

[Verse]
In the stillness of the night, a battle rages on
A silent enemy, creeping in and stealing song
It takes control, the body weakens day by day
But still, the spirit fights, searching for a way

[Verse 2]
Through trembling hands and weakened limbs, we find the strength to cope
The journey may be long, but love will give us hope
In every step we take, in every breath we breathe
Together we will face this, no matter what's decreed

[Chorus]
We won't let go, we won't give in
Though the road is tough, we will rise again
With every beat of our hearts, we'll keep standing tall
For in the face of ALS, love conquers all

22 Haziran 2022 Çarşamba

Biogen Firması’nın Küresel ALS Farkındalık Günü kampanyası lansmanı yapıldı

Biogen Firması’nın Küresel ALS Farkındalık Günü kampanyası lansmanı için Dünya’da sadece 3 ALS hastası ile gerçekleştirdiği röportajlardan birini Başkanımız Dr. Alper Kaya ile yapmıştır. Bu çok anlamlı lansman videosu ve açıklaması aşağıda paylaşılmıştır. Dünya’nın her yerinde ve Türkiye’deki ALS hastalarının sesi olarak lansmanda başkanımızın videosunu yayınlayan Biogen Firmasına ve International Alliance of ALS/MND Associations’a teşekkür ederiz.

Türkçe Video açıklama: Türkiye'den Alper, amyotrofik lateral skleroz (ALS) veya motor nöron hastalığı (MND) ile yaşıyor. Emekli bir göz doktoru olarak odak noktası, Türkiye'de yaşayan tahmini 6-8.000 kişiyi ALS/MND konusunda bilinçlendirmek. ALS, kasları zayıflatan, hareket etme, konuşma, yemek yeme ve nihayetinde nefes alma yeteneğini etkileyen bir nadir hastalık. Hastalığın hızlı ilerlemesi, bir kişinin ihtiyaç duyduğu destek seviyesinin sürekli değiştiği anlamına gelir. Burada Alper, zamanla teşhisiyle nasıl uzlaştığını açıklıyor.

ALS/MND hakkında daha fazla bilgi için

www.als.org.tr

https://www.als-mnd.org/

https://www.projectmine.com/country/turkey/

Alper, from Turkey, lives with amyotrophic lateral sclerosis (ALS), or motor neuron disease (MND). A retired ophthalmologist, his focus is to raise awareness of ALS/MND for the estimated 6-8,000 people living in Turkey with this rare disease that weakens muscles and impacts the ability to move, speak, eat and eventually breathe. The rapid progression of the disease means the level of support a person needs is constantly changing. Here, Alper explains how he came to terms with his diagnosis over time.




13 Kasım 2021 Cumartesi

Roy & Terence Taylor - My New Dream (Official Music Video)


Roy Taylor, Motor Nöron Hastalığı (MND/ALS) ile savaşını sürdürürken, oğlu Terence ile birlikte yeni single'ları 'My New Dream'i yayınladılar. Bir gün Motor Nöron Hastalığını yenme hayali. Belki bir gün hayalimiz gerçek olur.

5 Mayıs 2021 Çarşamba

ALS FARKINDALILIK AYI; MAYIS


Facebook ALS- hastaları ve yakınları grubunda Emel hanımın bilgilendirici  yazısını izniyle yayınlıyorum. 

Yoldan geçen birini durdurup, ALS hastalığı nedir diye sorarsanız, büyük ihtimal, hiç duymamıştır. Bazı hastalıklar, toplumda nadir görülür. Eğer uzaktan yakından tanıdığınız biri bu derde uğramamışsa belki de ömür boyu böyle bir hastalığın mevcut olduğunu dahi bilemeyeceksiniz. İnsanların hayatına girdiği zaman hem kendilerinin hem yakınlarının hayatını darmadağın eden bu ALS hastalığı için Mayıs, farkındalık yaratma ayı olarak belirlenmiş. Bu ay süresince, dünyada ve ülkemizde bulunan ALS-MNH dernekleri bu hastalığın ne olduğunu anlatmak için var güçleriyle çalışıyorlar ve kamuoyunu ALS hakkında bilgilendiriyorlar.

MHN Motor Nöron Hastalığı

Önce MNH (Motor Nöron Hastalığı) nedir bunu izah etmekte yarar var. Motor Nöronlar, istemli yaptığımız hareketleri kontrol eden sinirler. Bunlar da kendi aralarında ikiye ayrılıyor. Üst motor nöron dediğimiz ve kuyruk boyları neredeyse metre uzunluğuna varabilen nöronların ana hücrelerinin bulunduğu yer; beyin korteksi.

Üst motor nöronlar, kasların nasıl ve ne kadar hareket edeceğine dair bilgi ve komutların oluşmasını sağlayan nöronlar.

Bu komutlar, beyin sapında ve omurilikte, ön boynuz denilen kısımda ana hücreleri bulunan alt motor nöronlara iletilir. Üst motor nöronlardan bu komutları alan alt motor nöronlar, yine bulunduğu yere göre değişik uzunluklara sahip akson, yani kuyrukları yoluyla, ilgili kaslara ulaşır ve onların hareket etmesini sağlarlar.


Bu iletişimler nörotransmiter dediğimiz maddeler sayesinde olur ve her tip nöronun ürettiği ve kullandığı değişik nörotransmitter vardır. Nörotransmitterlerin sinir hücreleri içinde akışı ve diğer sinir hücresini veya ulaştığı kasları uyarması aksiyon potansiyeli adi verilen bir elektrik akımı ile gerçekleşir. Aksiyon potansiyel ise hücre içine girip çıkan Sodyum, Potasyum, kalsiyum gibi iyonların yaratmış olduğu voltaj yükselimi veya düşmesi ile oluşur.

Motor nöron hastalıkları işte bu alt ve üst motor nöronların bir şekilde harabiyete uğrayarak fonksiyonlarını yerine getirememeleri üzerine oluşur.

Motor Nöron hastalıkları çok geniş bir spektruma sahiptir. O nedenle, Motor Nöron Hastasının kas tutulumu ve fonksiyonunu kaybedişi farklı uzuv ve organlardan başlayabilir. Sadece üst motor nöron tutulumu olan hastalar vardır, sadece alt motor nöron tutulumu olan kişiler olabilir. Ama “Motor Nöron” hastalarında daha ziyade her iki tip motor nöronun da tutulumu gözlenir. Önce bir bölgede başlayan tutulum, hastalık ilerledikçe diğer kas ve uzuvlara da yayılır ve tüm vücudu fonksiyonsuz hale getirecek seviyeye ulaşır. Hem alt hem üst motor nöronların tutulduğu durumla, ALS hastalığı olarak adlandırılmıştır.

ALS “Amiyotrofik Leteral Sekloroz” Nedir?

ALS, Amiyotrofik Leteral Sekloroz kelimelerinin ilk harflerinin okunması ile isimlendirilmiş bir hastalık. Manası ise, yeterli uyarıları alamayan kasların erimesi, omurilikteki üst ve alt motor nöron iletişiminin olduğu bölgenin katılaşması ve fonksiyon görememesidir. Adının da ifade ettiği gibi, nöronlar hastalanıp fonksiyonunu yitirdikçe, emir verdikleri kaslar da yavaş yavaş erimeye baslar ve nihayetinde kas iskelet sistemi çöker ve hastalar tamamen felç olurlar. ALS hastalığı, motor nöronların dejenere olduğu bir nörodejeneratif hastalıktır.

Daha önceden de ifade ettiğim gibi, motor nöronların tutulumu ve dolayısıyla kasların tutulumu her hastada farklı bölgelerden başlayabilir. Kimi hastalarda el ve kol kasları ilk başta etkilenirken, bir başka hastada, ayak ve bacak kasları ilk tutulan bölge olabilir. Başka bir hasta grubunda ise ilk tutulum beyin sapı bölgesinde olur ki bu da yutmayı, konuşmayı etkiler. Ama sonuçta hastalık ilerledikçe bütün kasların tutulumu gerçekleşir ve hasta parmağını oynatamaz, yiyeceğini çiğneyip yutamaz, konuşamaz hale gelir ve vücut tamamıyla felç olur.

Aynı zamanda diyafram kasları da etkilenir, nefes alamaz hale gelirler. Dolayısı ile hastalar boğazlarına trakeostomi açılmak sureti ile ventilasyon makinesine bağlı, midelerine dışarıdan tüp konulmak suretiyle mama ile beslenmek suretiyle yaşamlarını idame ettirirler. Bu duruma gelmiş hastalar artık tamamen bir başkasının bakımına bağlı, yerlerinden kesinlikle oynayamaz, konuşamaz durumdadırlar.

ALS hastalığı genelde kişilerin düşünme, zekâ fonksiyonlarını hiç etkilemez. O nedenle ALS hastası kişi, her şeyin farkında, adeta kendi bedenine hapsolmuş bir durumdadır. Bu şartlarda yaşamak hem hastanın kendisi, hem de onu seven yakınları için çok zor bir durumdur

ALS-MNH dernekleri tüm dünyada kurulmuş sivil toplum örgütleridir. Var güçleriyle hastalığın mahiyetini hem kamuoyunda hem resmi mercilerde duyurmak çabası içindeler. Hastaların ve yakınlarının hayatlarına olumlu katkıda bulunacak gerekli malzeme, bilgi, eğitim gibi hizmetleri gerçekleştirmek için bağış toplama kampanyaları düzenlemektedirler. Türkiye’de 2000 li yılların başında, ALS hastası olan Futbolcu, İsmail Gökçek başkanlığında kurumuş olan ALS-MNH derneği de faaliyetlerini sürdürmekte ve hızla büyümektedir. Dernek, sevdiklerini ALS hastalığı nedeniyle yitirmiş kişiler ve hali hazırda hastalıkla mücadele eden, İsmail Gökçek, Alper Kaya gibi değerli insanlar tarafından gönüllülük ilkesiyle yönetilmektedir.

Derneğe yapılacak her bağış, bir umut olacaktır. Lütfen bu umuda bir ışık da siz yakın.

Bağış yapmak isteyenler derneğin web sayfasına gidip, bağış bölümüne tıklayarak veya SMS ile katkıda bulunabilirler. 


Emel Doğu Yılmaz



5 Mayıs 2020 Salı

Fadik Atasoy ve Merhaba Filmi



ALS Hastalığı'nı konu alan "Merhaba" filmi ile “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan değerli yazar ve oyuncumuz Fadik Sevin Atasoy 6 Mayıs Çarşamba saat 21:30'da @alsmnhturkiye instagram hesabımızda bizlerle canlı yayında olacak. Kendisi ile "Merhaba" filminin yanı sıra, hayatı, projeleri, kendi yazıp sahnelediği "MUSE" ve ALS farkındalığı hakkında yapacağımız sohbetimizi kaçırmayın.
https://www.facebook.com/alsmnhturkiye/live/

6 Ekim 2019 Pazar

"OyundakALSen” yürüyüşü uçuşla başladı


Oyunda Kal Grubu’nun düzenlediği ALS farkındalık projesi olan “oyundakALSen” (aklınızdakALSın) Likya yürüyüşü grup üyelerinin uçuşuyla bu sabah başladı… 🙂 Projenin web sayfasına alttaki linkten ulaşılabilir:
“OYUNDA KAL” yürüyüşü ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi ve “OYUNDA KAL” Grubu ile birlikte organize edilmiştir.
ALS hastalarına Destek vermek için : ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi / İşbank
IBAN: TR120006400000134082330055
Etkinlik :5-12 Ekim 2019 tarih aralığında gerçekleşecek. Not: ALS-MNH Derneği kamu yararına çalışan dernek statüsü almıştır. Bağışlarınız vergiden düşülebilir.
https://oyundakalsen.wordpress.com/2019/10/06/als-hastalari-icin-ucuyoruz/

7 Mayıs 2017 Pazar

Mayıs ayı farkındalık zamanı!

Sevgili dostlar,
Mayıs ayı dünyada ALS farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Baharla birlikte karınca kararınca çalışmalara hız verdik. Kısa bir güncelleme yapmak isterim. Desteğiniz olmadan hiçbirini yapamazdık. Ne kadar teşekkür etsem az gelir.
1- Sağlık bakanlığı Nöroloji derneğinden ALS hastalarının mevcut durumlarının iyileştirilmesi için görüş istedi. Nöroloji derneği incelik gösterip ALS derneğimizden aldığı görüşü de değerlendirip bakanlığa görüş bildirdi. Haklarımızı savunacaklarını ifade ettiler. Sağlık Bakanlığı, Türk Nöroloji derneğine teşekkür ederim. Yaşamak yetmez yaşatmak lazım proje raporumuz en önemli kaynak oldu. Kanıta dayalı veriler sağladı. Fark Yaratanlar- Turkey's Changemakers Sabancı Vakfı,  Zihni Holding, ALS-MNH Derneği, Evde Bakım Derneği Aynur Ertok Dik teşekkür ederim.
2- İzmir sağlık müdürlüğünde bir dizi toplantı sonucunda ALS eğitim videoları, kamu hastaneleri birliğine ihtiyaç listesi, 112 ambulans kullanımı, Palyatif bakım merkezlerine ALS hastalarının kabul edilmesi konularında mutabakat sağlandı. İzmir Sağlık müdürümüz
Bediha Salnur, Zeynep Sofuoğlu , Turhan SofuogluGökhan AkbulutAlev Ardiç teşekkür ederim.
3- Anadolu Ajans farkındalık çekimi yapıldı, tv lere servis edildi TeşekkürlerTezcan EkizlerTezcan Ekizler Anadolu Ajans
4- İzmir Valisi ile görüşme talebinde bulunduk. Uygun bir zamanda evde ziyarete geleceği bildirildi. Teşekkürler sayın valimiz Sn. Erol Ayyıldız
5- Trt kent Radyo Mayıs programına kabul edildik. Teşekkürler Gözde Kutval
 6- Evde hemşire ziyaretleri devam ediyor. Teşekkürler Yasemin Çırak Gökhan Arıkan
7- Geleneksel 8. Bahar pikniğimize hazırlanıyoruz. 21 Mayıs Pazar Teşekkürler Hakan Sepici Pikniğimize bekliyoruz! Duyuruyu ayrıca yazacağım.
8- Amerika’da FDA onayı alan Radicava ilacı ile ilgili olarak hastalarımız Bimer, cimer, sabim dilekçe yağmuruna başladı. Ayrıca sağlık bakanlığına dilekçe yazdık.
Destekleriniz için teşekkür ederim. Destek vermek isterseniz lütfen turkals@gmail.com adresime veya özelden yazınız.
Nefes varsa umut da vardır.
Sevgilerimle
ALS-MNH DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ
BANKA HESAP BİLGİLERİ
İş Bankası
Konak Şubesi - İzmir
Alıcı Adı: ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi
Şube No: 3408
Hesap No: 3408-2330055
IBAN: TR120006400000134082330055

30 Kasım 2015 Pazartesi

Dünyayı renklendiren dostum Mickey

Onu, rengârenk hippi tişörtlerini tüm dünyaya gönderen adam olarak tanıdık. Mickey, ALS teşhisi aldıktan sonra zamanını, dostlarını ziyaret ederek geçirmeye devam ediyor. Bu arada shy-dye ministry adını verdiği bir farkındalık etkinliği yapıyor. Dünyanın pek çok yerinde renkli tişörtlerini ALS hastalarında görebilirsiniz.


My dear friend Shy Tuna, unfortunately I click on like button. To be honest I don't like seing friends in weakness. Actually I adore your attitude! Thanks for coloring our inner world!


10 Eylül 2014 Çarşamba

Buz Kovası Mücadelesi Gerçekten Dikkate Değer Miktarda Su Sarfiyatı Yaptı Mı?

Mitler ve Gerçekler

Mit: "Buz Kovası Mücadelesi çok saçma, çünkü insanlar saçma sapan bir şey için su harcıyorlar, daha düzgün bir yöntemle bu farkındalık yaratılabilirdi. O suları başınızdan dökerken Afrika'daki çocukları hiç düşünmüyor musunuz?"

Gerçek: Buz Kovası Mücadelesi, sıradan günlük insan su sarfiyatının yanında dikkate değer bir miktarda su sarfiyatına neden olmamaktadır. Afrika-dışı ülkelerin su sarfiyatının Afrika'daki insanların suya erişimi ile hiçbir alakası yoktur. Toplumsal davranış ve modern iletişim yöntemleri incelendiğinde, sıradışı olmayan bir yöntemin böylesine küresel ve kitlesel bir  farkındalık yaratma ihtimali yoktur. Ayrıca Buz Kovası Mücadelesi hiçbir açıdan bakıldığında (popülist amaçlarla yapanları göz önüne alırsak bile) saçma değildir; zira gerek bu davranışı eleştirenler, gerek popülist niyetlerle yapanlar, gerekse de gerçekten iyi bir iş yaptığına inanarak, içinden gelerek yapanlar göz önüne alındığında ve konuya her açıdan bakıldığında, hem maddi olarak (yaklaşık 100 milyon dolar), hem farkındalık olarak (Google aramalarında onlarca kat artış), hem tanıtım olarak ALS Buz Kovası Mücadelesi 2000 yılının başlarındaki "Kanser İçin Sarı Bilezik" kampanyasından beri (bu kampanya da "moda aracı haline gelmek" nedeniyle ağır eleştirilere maruz kalmasına rağmen kanser araştırmaları için 500 milyon dolara yakın para toplamıştır) insanlık tarihinin gördüğü en başarılı farkındalık kampanyası olmuştur.

17 Ağustos 2014 Pazar

Soruyorlar: Icebucketchallenge nedir?

icebucketchallenge nedir?

ALS hastalığı için tedavi geliştirme çalışmalarına kaynak yaratmak için bir ALS hastası tarafından başlatılan bağış ve farkındalık kampanyası.

ALS nedir?
ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz - Motor Nöron Hastalığı)
İstemli hareketleri yöneten beyin ve omurilikteki sinir hücreleri giderek ölüyor.
Kaslar giderek güçsüzleşiyor. Yürüme, konuşma, yutma, solunum kasları çalışmaz oluyor.
Görme, dokunma, hissetme, ağrı hisi ve zihinsel yetenekler sağlam kalıyor. İnsanlar hareketsiz olarak yatağa bağımlı duruma geliyor ve her şeyin farkında olarak yaşıyorlar.
Hastalığın nedeni belli değil, tedavisi yok... Hastalaragerekli destek verilmezse 3-5 yıl içinde ölümle sonuçlanıyor.
Hastalara zamanında gerekli tıbbi destek (beslenme, solunum, 7/24 iyi bir bakım) verilirse uzun yıllar yaşayabiliyor.
Türkiye’de 10.000 ALS hastası ve aile bireyleri mağdur.
Sağlık ve sosyal politikalar ALS hastalarını görmezden geliyor. Emekli maaşı, bakım masraflarını bile karşılamıyor.
Aileler açlık sınırının altında yaşıyor...

Neden ortalık yıkılıyor? Amerika'dan bana ne!
Son yıllarda benzeri olmayan bir sosyal medya hareketi yaşanıyor. Amacı ise tamamen insani boyutta. 

Bill Gates başından aşağı buzlu su dökmüş deli mi ne?
Icebucketchallenge kampanyası dünyanın en zengin insanının bile dikkatini ALS üzerine çekmeyi başarmış.

Peki biz ne yapalım?
Icebucketchallenge kampanyasına katılın, Türkiye’deki önemli isimlere ulaşmaya çalışın. Türkiye’de yaşayan ALS hastalarının yaşam kalitesini yükseltebilmek için ALS Derneğine bağış yapın. Bağış yapılmasını sağlayın. Sağlıklı olmanın garantisi yok!

Nasıl katılırım?
Buzlu suyu başından aşağı dök, ALS derneğine bağış yap, arkadaşlarını da bağış yapmaya davet et.
3 arkadaşına meydan oku, aynısını yapmalarını iste. Videonu Facebook ortamından yayınla!
http://www.als.org.tr/

13 Ağustos 2014 Çarşamba

ALS farkındalığı için icebucket challenge

Nedir bu #icebucketchallenge
Kaynak: http://www.cleveland.com/metro/index.ssf/2014/08/the_ice_bucket_challenge_comet.html 
Buzlu su kovası ile 5 arkadaşına meydan okuyorsun...
Olay şöyle oluyor:
1 kova buzlu suyu başından aşağı döküyorsun, video çekip 5 arkadaşının adını söylüyorsun. Size meydan okuyorum diyorsun. Bu videoyu Facebook veya Youtube ortamına yükleyip paylaşıyorsun. Bu arada ALS ile ilgili en yakındaki bir derneğe bağış yapıyorsun. Seçeneklerin:
3 seçenek var:
1- Ben soğuk sevmem, neyse parasını vereyim de Allah kabul etsin, bağış yapayım.
2- Bu aralar durumum yok, dökerim suyu, eğlenceli bişey olur, arkadaşlarla farkındalık yaratırız.
3- Aslanlar gibi buz kovasını başımdan aşağı dökerim, sonra gider bağışımı da yaparım, Allah kabul etsin, oh mis gibi serinledim (3 numarayı tavsiye ederim, ben yaptım, iyi oluyor benden söylemesi)
Nereye bağış yapacağım?
E onu da siz bulun:)) Türkiye’de ALS hastalarının tek derneği var.
http://www.als.org.tr/


Ben Alper Kaya, 24 yıldır ALS hastalığı ile yaşıyorum. Yavaş ilerleyici, alt motor nöron ağırlıklı bir ALS MNH hastasıyım. Tamamen başkasına bağımlı olarak yaşıyorum. En azından hala konuşabiliyorum , şükürler olsun.
***
Ne yazık ki pek çoğumuz bu denli şanslı değil. Tedavisi olmayan, ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olan (Amiyotrofik Lateral Skleroz - Motor Nöron Hastalığı) ile yaşamanın tek yolu var. İyi
bir tıbbi bakım, aileye sosyal destek ve saygın bir yaşam kalitesi için kaliteli cihaz, malzeme, yardımcı teknoloji desteği ...
Bunu sağlayabilirsek ALS ile yaşamayı öğreniyor ve hayattan zevk almaya devam edebiliyoruz...
***
Kötü bir haber aldığımızda "başımdan aşağı kaynar sular döküldü" diye anlatırız. İşte ALS teşhisini duyunca da aynen böyle oluyor. Bazısının da buzlu su dökülmüş gibi nefesi de kesiliyor. Umarım ömrünüz boyunca böyle bir haber almazsınız.
Şimdi sağlığınız yerinde ise ALS hastalarının yaşam kalitesini yükseltmek için bağış yapma zamanı...
http://www.als.org.tr

24 Temmuz 2012 Salı

UMUT TURU ( Batum - Samsun 600 km )

Amerika'dan Umut turu için ülkemize gelen Profesör Len Lodish ve eşi Susan Lodish, tura başlamak için Batum'a geçti. Profesor Lodish ABD’deki en önde gelen iş idaresi okulu Wharton School’da pazarlama Profesoru. Profesor Lodish ABD ALS hastaligi ile ilgili araştırmaları desteklemek için her yıl tatillerinin bir haftasını ALS için pedal çeviriyorlar. 16 yıldır değişik ülkelerde pedal ceviren Lodish çifti 1,5 milyon doları aşan yardım toplamayı başarmışlar. Lodish’in arkadaşları onların bu çabası karşılığı ABD’deki ALS Derneğine bağış yapıyorlar. Prof. Lodish 70 yaşında ve 17. turda en az $100.000’lik bir bağışı hedefliyor. (Daha fazla bilgi için: www.alsphiladelphia.org/Lodish )

Bu etkinlik için Murat Suyabatmaz' dan istenen destek, doğal olarak Bisikletliler derneği işbirliğine dönüştü.
Murat Suyabatmaz' ın öncülüğünde karadeniz de pedal çevirecek ekibe geçtikleri il ve ilçelerdeki bisiklet sevenlerin refakat etmesini bekliyoruz.
Bizlerde onlara paralel pedal çevirip Türkiye ALS Derneği için yardım toplamak için kolları sıvadık.
Türkiye'deki ALS derneğine bağış yapacaklar kişi ve kurumlar adına onlarca bisikletli ile tura iştirak ederek, Lodish’lerle beraber 600 km pedal çevirmek istiyoruz.
http://www.facebook.com/events/464084580269952/
http://bisikletliler.org/

19 Haziran 2012 Salı

Zumba eğitmenleri ALS için dans edecek

Çeşme Sole&Mare Beach Club / İZMİR
21 Haziran 2012
Saat: 19:30-21:30
Kapıda bilet şatışı (30 Tl)

Bugüne kadar dünyanın dört bir yanında, uluslararası ve ulusal düzeyde toplum yararına “United We Dance” sloganıyla pek çok “Zumbathon” organizasyonu düzenleyen Zumba Fitness® eğitmenleri, bu kez, tüm dünyada “ALS Farkındalık Günü” olarak anılan, 21 Haziran 2012 Perşembe günü, 19:30 – 21:30 saatleri arasında, Çeşme Sole&Mare Beach Club‘da bir araya gelecek. Yapılacak olan organizasyonun tüm geliri Türkiye ALS-MNH Derneği’ne bağışlanacak.

“United we dance” sloganıyla sosyal faydaya hizmet etmek amacıyla birçok “Zumbathon” organizasyonu düzenleyen Zumba Fitness Eğitmenleri, dünyada “ALS Farkındalık Günü” olarak anılan, 21 Haziran Perşembe günü Çeşme Sole&Mare Beach Club’da bir araya gelerek ALS hastaları için dans edecek. Yapılacak olan organizasyonun tüm geliri Türkiye ALS – MNH Derneği’ne bağışlanacak. Sosyal medyada ve basında duyurulacak olan organizasyonun, Türkiye’deki tüm Zumba eğitmenleri tarafından öğrencileri ile paylaşılarak; birçok kişiye ulaşması hedefleniyor. Türkiye’de bir Zumbathon Organize etme fikri nasıl doğdu? Annesi de bu hastalığa yakalanmış olan Zumba eğitmeni Göksu Tumaç’ın “Zumbathon düzenlemek ister misiniz?” linkini çevresiyle paylaşması, Depo Dans Okulu ve diğer Zumba eğitmenlerinin de bu konuda gönüllü olması ile doğdu. İlki 24 Mart 2012’de İstanbul’da düzenlenen Zumbathon’un tüm geliri Amerika’da bu konuda laboratuvar araştırmaları yapan Augie’s Quest Fonu’na aktarıldı. 20 yıllık ALS hastası ve International Alliance of ALS Associations Türkiye Fund Raising Temsilcisi Dr. Alper Kaya’nın desteği ile de İkinci Zumbathon için hazırlıklar devam ediyor. Etkinlik Alper Kaya’nın katkıları ile JTI İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Ece Süeren Ok tarafından düzenlenecek. Zumbathon bu konunun hasta-aile-hekim üçgeni dışında, bilim- endüstri-toplum üçgeni içinde de dikkatle ele alınması için sadece bir başlangıç. Amacımız, ilerleyen dönemlerde konuyla ilgili farkındalığı artırmak ve daha çok yardım kaynağı sağlamak.

14 Mart 2012 Çarşamba

NDAL Laboratuvarı Ücretsiz Genetik testlere başladı

Boğaziçi Üniversitesi artık ALS’yi tamamen araştırma kapsamina alıp hastalardan ücret almamaya başladı.  Konu ile ilgili Prof. Dr. Nazlı Başak ile irtibata geçebilirsiniz. Tüm ALS türlerinde genetik testler ücretsiz olarak yapılmaktadır.

Prof. A.Nazlı Basak, Ph. D.
Bogazici University
Dept. Molecular Biology and Genetics
Director, Neurodegeneration Research Laboratory
34342, Istanbul Turkey

Phone : +90 212 3596679
Fax : +90 212 3597298

E-mail: basak@boun.edu.tr
Web: http://ndal.boun.edu.tr

5 Ağustos 2011 Cuma

Merhaba filmi



24.06.2011 günü saat 18.30’da  Pera Müzesindeki 3. Suna Kıraç Nörodejenerasyon Konferansı kapsamında Pera Müzesi Oditoryumunda “Merhaba” filminin prömiyeri vardı. (Yapımcılığını Mandy Menaker'in, yönetmenliğini ise Lauren Brady'nin yaptığı, başrolleri Fadik Sevin Atasoy, Sönmez Atasoy, Paxton Winters, Nursel Köse ve İskender Altın'ın paylaştığı "Merhaba" filmi;İstanbul'da Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde çekilmiş 6 dalda birden ödül kazanmış. Film 20 dakika sürüyor. Hem ABD'de, hem Türkiye'de ALS hastalığı ve yakınlarına dikkat çekilmesi amaçlanan film, sosyal sorumluluk niteliği taşıyor).
Prömiyere Filmin yönetmeni, babası ALS hastası olan Loren Brady, Yapımcı Mandy Menaker, oyuncu Fadik  Sevin Atasoy,  Derneğimizin başkanı İsmail Gökçek, eşi Adalet Gökçek, oğulları Mert, Bilal abi, eşi ve kızı, Hasret, Arife, Havva ve eşi İsmail, Melek, İzmir’den konferansa katılmak üzere gelen Dr Alper Kaya, kızı Ece, bakıcısı Suna hanım, ustamı İstanbul’a kadar getiren ve refakat eden Dr. Hasan bey, konferansa katılan ve konferansı düzenleyen bilim insanları katıldı.
Filmi izleyen birçok izleyicinin gözleri yaşlıydı.
Filmde ALS hastasının hastalığı kabullenme aşaması oldukça etkileyici bir şekilde anlatılıyordu ve eminim ki birçok kişi filmde yaşadıklarını buldu.
Önce yönetmen Loren Brady, film hakkında bir konuşma yaptı; babasının ALS hastası olması sebebiyle yaşadıklarından yola çıkarak bir farkındalık oluşturmak amacıyla film çekmeyi düşündüğünü, babasının uzun süredir yazıştığı Dr. Alper Kaya ile proje hakkında yazışmalar yaptığını, oyuncu olarak Fadik Ataseven’le konuştuğunu, ve Fadik Atasoy’in filmde oynamayı memnuniyetle kabul ettiğini, daha sonra babasıyla görüşerek onun da olurunu aldığını, daha sonra İstanbul’da derneğimizi ziyarete geldiğini ve filmdeki bazı kareleri dernekte çektiğini,  Kas Hastalıkları Derneğine giderek Prof. Coşkun Özdemir ile tanıştığını anlattı.
Oyuncu Fadik Ataseven, Lauren’ın kendisine projeden bahsettiğinde hemen kabul ettiğini,  babasıyla görüşerek onun da rol almayı kabul ettiğini ve bundan sonra da bu tür projelerde seve seve yer almak istediğinisöyledi. Atasoy, filmdeki vedalaşma sahnesi çekilirken, gerçekte de yurtdışına çıkacağı için babasıyla vedalaştığını ve çok yoğun duygular yaşadığını söyledi.
Filmin yönetmeni Lauren, Dr. Alper Kaya’ya filmdeki hastalığın ilerleyişinin gerçeğe uygun olup olmadığını sordu. Dr. Alper kaya, hastalık, hastalığın çeşitleri ve ilerleyişi, bu konuda çaba gösteren derneklerle ile ilgili bilgi verdi, ayrıca film devam etseydi filmdeki hastanın ne durumda olabileceğini anlattı.
ALS/MNH derneği başkanı İsmail gökçek adına eşi Adalet Gökçek, filmde hastalığın ilerleyen safhalarının neden gösterilmediğini sordu. Lauren Brady, filmin kısa metrajlı olduğunu, ancak şu anda çekse çok farklı olacağını söyledi.

4 Eylül 2010 Cumartesi

Fark Yaratanlar 2009



HAFTANIN FARK YARATANI:
ALS (AMİYOTROFİK LATERAL SKLEROZ) HASTALIĞI İLE YAŞAYANLARA DESTEK VEREREK YURTTAŞ KATILIMI ALANINDA
FARK YARATAN ALPER KAYA
Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla hazırlanan, Cüneyt Özdemir’in hazırlayıp sunduğu programda bu hafta Alper Kaya’nın ALS hastalığı ile mücadelesini ve hastalıkla ilgili toplumsal bilinç yaratmak için yaptığı çalışmaları anlatılacak. 1961 yılında doğan ve göz hastalıkları uzmanı olan Kaya, 20 yıldır bu hastalıkla boğuşuyor. Stefan Hawking’in hastalığı olarak da bilinen bu hastalık dejeneratif nörolojik bir yapıya sahip ve ortalama 3-10 senede yavaş gelişen, ölümcül bir seyir gösteriyor.
Alper Kaya, şu anda % 95 engelli, sadece konuşabiliyor, yutkunabiliyor, tek bir parmağını  çok az hareket ettirebiliyor. Özel bir klavyeyle, tek tek harf tıklamasıyla yazabiliyor ve dünya çapında ALS hakkındaki tüm gelişmeleri hastalara aktarıyor. Hastalarla telefonda görüşerek tecrübelerini paylaşıyor ve onlara moral veriyor. Yurtiçi ve yurtdışında bir bilgi hazinesi gibi, kendi ve kendi gibilerin kurduğu ağ ile bir sivil toplum çalışması yürütmektedir.
Alper Kaya’nın yarattığı fark, dalgalanmalar yaşasa da bir hekim ve hasta olarak yaşadığı her olumlu ve olumsuz gelişmeyi bilimsel ve diğer hastaların anlayacağı platformlarda ve internet sitelerinde paylaşmasıdır. Ulusal bir bilinç gelişmesi ile böyle özel bakım gerektiren hastalara devlet ve diğer sektörlerin desteğini arttırmaya çalışmak ise en kalıcı amacıdır. Çaresiz bir hastalıkla mücadele ederken, aynı durumdaki birinin biraz daha fazla yaşamasını sağlamak için uğraşıyor ve yurttaş katılımı alanında fark yaratıyor.
Daha fazla bilgi için: 


Fark Yaratanlar - 1. Sezon 10. Bölüm - Alper Kaya from Sabancı Vakfı on Vimeo.
http://farkyaratanlar.org/Aday.aspx?AdayID=14

http://www.youtube.com/watch?v=l3CRZomztMI&feature=share


http://www.youtube.com/watch?v=rB_gE9TYgxo&feature=share


Sabanci Foundation's "Turkey's Changemakers" TV program shares inspiring stories of individuals who make a difference in social and economic development.

The tenth episode of Sabanci Foundation's "Turkey's Changemakers" tells the story of Alper Kaya.
Born in 1961, Alper Kaya is an optometrist who has been suffering from ALS (Amyotrophic Lateral Sclerosis) for the last 20 years. While fighting against this disease, he also strived to raise public awareness about ALS (Amyotrophic Lateral Sclerosis), to provide ALS patients with moral support by sharing his experiences with them.

ALS is a deadly and slowly progressing disease that damages the neural system. It is also known to be the disease that Stephen Hawking suffers from.

Alper Kaya can only talk by force, swallow and move only one of his fingers. He can type on a special keyboard and thereby, he shares recent information about the disease with ALS patients. He also talks to patients on the phone and provides them with moral support.

While fighting against a cruel disease, he still strives to make a difference in the lives of other patients by encouraging them to participate in social life.

For the written document of the program please click here...