Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya
Mayıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mayıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2025 Çarşamba

Nefes varsa umut var konseri 30 Nisan 2018, Ahmet Adnan Saygun Sanat merkezi

 


İzmir'de, 24 yıldır solunum cihazına bağlı yaşamını sürdüren, geliştirilen bilgisayar programı sayesinde göz hareketiyle bilgisayar ortamında enstrüman kullanan ALS-MNH hastası Alper Kaya, konser verdi.
ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi tarafından Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, Kaya, İspanyol müzik araştırmacısı Zacharias Vamvakousis'in geliştirdiği "Eye Harp" isimli bir bilgisayar programı sayesinde enstrüman çaldı.
Göz hareketleriyle yan flüt ve flüt çalan Kaya'ya piyano sanatçıları Cengiz İnal ve Elena Nikitina da eşlik etti.
Sanatseverlerin ve ALS hastalarının yoğun ilgi gösterdiği gecenin finalinde Kaya, bilgisayar programını geliştiren Vamvakousis'ı sahneye davet ederek teşekkür etti. Geceye katılanlar, konserin sonunda Kaya'yı ayakta alkışladı.
Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sahneye ilk çıktığında çok heyecanlandığını ama hayatının en mutlu gecesini yaşadığını söyledi. Tek amacının toplumda ALS hastalığı konusunda farkındalık yaratmak olduğunu belirten Kaya, "Ben solunum cihazıyla nefes alıyorum ama bu akşam insanlarla bir arada aynı nefesi aldığımı hissetim. Kendimi daha iyi ifade ettiğimi, dayanışmayı hissettim." dedi. Kaya, "Eye Harp" isimli bilgisayar programını ALS hastaları ve fiziksel engellilerin ücretsiz olarak internetten indirip kullanabileceğini ifade etti.
Piyano sanatçısı Nikitina da Kaya ile tanıştıktan sonra böyle bir konsere imza atmaya karar verdiklerini, 2 aydır bu geceye hazırlandıklarını söyledi. Kaya'nın çok yetenekli bir insan olduğunun altını çizen Nikitina, "Onunla sahnede birlikteyken ruh birliği hissettim. Müzik varsa yaşıyorsun demektir, yani hiçbir şeye engel değil." ifadelerini kullandı.
Bilgisayar programını hazırlayan Vamvakousis de Kaya ile internette tanıştığı günü hala unutamadığını, onun müziğe olan tutkusu ve arzusu sayesinde "Eye Harp" isimli bir bilgisayar programı geliştirdiğini kaydetti. Bu akşam ne kadar güzel bir iş yaptığını bir kez daha anladığını vurgulayan Vamvakousis, amacının engellilerin de müzik yapıp enstrüman çalması olduğunu sözlerine ekledi.
The eye harp programının tanıtıldığı resmi site :
https://theeyeharp.org
Alper Kaya'nın the eye harp programını kullanarak göz hareketleriyle seslendirdiği
çeşitli parçalar :
https://theeyeharp.org/performances-of-users/
Alper Kaya'nın konserinde piyano ve vokal eşliğinde seslendirdiği, pan flüt formundaki klasik parçalardan ilki ekli videoda.

5 Mayıs 2025 Pazartesi

Kırmızı hap mı mavi hap mı?

Gerçeklik ve Kayıp: ALS ve Matrix Arasında Bir Yolculuk

Ben bir ALS hastasıyım ve 35 yıldır bu hastalıkla yaşatılıyorum…

ALS, fiziksel kayıplarla başlar ve kayıplarla devam eder. Ancak sadece fiziksel bedenin çöküşüne odaklanmaz. Bu hastalık zamanla zihinsel ve ruhsal bir yolculuğa dönüşür; tıpkı bir insanın evrende varoluşsal bir anlam arayışı gibi. Bu yolculuk, fiziksel dünyadaki sınırlamalardan kaçmanın ötesine geçer, derin bir felsefi ve psikolojik mücadeleye dönüşür. Tıpkı Matrix filmindeki Neo’nun karşılaştığı ikilemde olduğu gibi, ALS hastaları da bir anlamda kendi "Kırmızı Haplarını" içmeye zorlanır.

Matrix filminde Neo, Kırmızı ve Mavi hap arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Mavi hap, rahatlık ve kayıtsız bir bilgisizliği vaat ederken, Kırmızı hap harikalar diyarına davet eder. Gerçeği, sadece gerçeği; acı ve zorluklarla dolu bir gerçekliği gösterir. Neo’nun Kırmızı hapı seçmesi, bir anlamda gerçeği görmeye, acıya rağmen gerçekleri kabullenmeye karar vermesi anlamına gelir. Bu tercihle, Neo bir yolculuğa çıkar, bilinçli olarak acının derinliklerine inmeye, evrenin gerçeğini kavramaya adım atar. Ancak bu yolculuk, her zaman kolay bir yolculuk değildir.

ALS hastalarının hikâyesi de benzer bir biçimde bir tür gerçeklik seçimi içerir. Ancak burada hastalar, farkında olmadan, istatistiksel bir şans ya da şanssızlık sonucu Kırmızı hapı seçmiş olurlar. Her yıl 2/100000 oranında görülen bir hastalık olan ALS, sadece fiziksel bir kayıp değil, aynı zamanda bir varoluşsal mücadelenin kapılarını da aralar. Bedenlerimiz yavaşça çökse de, zihinlerimiz ve ruhlarımız hayatta kalmaya devam eder. Fakat bu mücadele, bazen bir çıkmaz halini alabilir. Acıya katlanarak, kendi varoluşsal anlamımızı ararız.

Bu yolculuk, Matrix’teki tavşan deliğine benzeyen bir hiyerarşi ve sıralama biçiminde ilerler. ALS hastaları, fiziksel olarak hayata sıkı sıkıya bağlı kalmak isteseler de, zamanla, o sıkı bağların kopmaya başladığını hissederler. Her bir hareketin kısıtlanması, düşüncelerinin artan özgürlüğüyle birleşir. Bir yanda bedenin, diğer yanda zihnin sınırsız potansiyeli... Bazen de bu içsel çatışma, kişinin ruhsal olarak bir çıkmaza girmesine yol açar.

Gerçeklik, bu noktada iki farklı boyutta kendini gösterir. Birincisi, yaşadığımız fiziksel gerçeklik ve her gün biraz daha azalan bedensel yeteneklerimizdir. İkincisi ise, bu kaybın yol açtığı ruhsal ve varoluşsal derinliktir. ALS hastalarının yaşadığı bu içsel yolculuk, sıkça yaşamın anlamına dair felsefi sorulara dönüşür: “Neden ben?”, “Hayatımın anlamı nedir?”, “Varoluşun ne anlamı olabilir?” Bu sorular, bazen din ve spiritüellik arayışlarına, bazen de bir tür nihilizme dönüşebilir. İnsan, hayatta kalma içgüdüsüne rağmen, yaşadığı acıyı anlamlandırmaya çalışır.

Fakat bu yolculuk, yine Matrix filmindeki gibi, kişinin gerçeklikle yüzleşmesine de olanak tanır. Kırmızı hapı seçmiş olmak, acıyı kabullenmek demek değildir; ama acının kaynağını görmek ve bir anlam yaratmak için bir fırsattır. ALS hastaları, varlıklarını yalnızca bedenleriyle değil, düşünceleri ve ruhlarıyla da deneyimler. Her geçen gün kaybettikleri bir şeylerin, aslında onları daha derin bir anlam dünyasına doğru yönlendirdiği düşünülebilir.

Sonuç olarak, ALS hastalarının gerçeği görmeye zorlanmış olması, bir tür Matrix yolculuğu gibidir. İster kabul etsinler, ister reddetsinler, her hasta bir biçimde gerçeği keşfetmek zorundadır. Bu keşif bazen acılı, bazen ise bir tür teselli ile şekillenir. Bedensel kayıplarla başlayan bu yolculuk, zihinsel ve ruhsal bir dönüşüme, bir gerçeklik arayışına dönüşür. Ve tıpkı Neo’nun tavşan deliğinde yaptığı gibi, ALS hastaları da bir çeşit yeni bir gerçekliği keşfederler: Bedenin kaybolduğu, ancak zihnin ve ruhun var olduğu bir başka boyut.

Ben bir ALS hastasıyım. Vücudumun %97’si hareketsiz. Başkasının bakımına gereksinim duyuyorum. Bedenim zaman içinde hareket edemez hale geldi. Yeni koşullara uyum sağlayan beynim, nöronlarım sayesinde ruhsal bir bütünlükle varım. Özümde yine de ben olarak var olduğumun farkındayım. 

Teknoloji sayesinde göz bilgisayarı ile yazı yazabiliyorum. Bu benim için büyük bir şans ve aynı zamanda mutluluk verici bir durum. Ne kadar zaman alsa da, kendimi ifade edebilmek, düşüncelerimi paylaşabilmek paha biçilmez. Tıpkı Matrix filminde Neo’nun telefona ulaşabilmesi gibi, ben de bu teknoloji sayesinde iletişim kurabiliyorum. Hepimizin ortak deneyimlediğimiz bir gerçeklik durumunda, eşim, kızımız, kardeşim, dostlarımız benim hayatımın gerçekliğine dâhil.

Mayıs ayı, ALS farkındalık ayı. Bu ayda, ben de gerçeği ararken farkındalık yaratmak istiyorum. Evrenin neresinde olursam olayım, ister Matrix’te ister küçük mavi gezegenimizde, iletişim kurabilmek insanın en temel hakkıdır. Göz bilgisayarı (göz izleyici bilgisayar) da, bu hakkın bir parçasıdır. Bu teknoloji, bir insanlık hakkıdır ve ALS hastalarının bu haktan yararlanması gerekir.

ALS hastaları, doğru bir tıbbi bakım, uygun bir ev düzeni ve teknoloji ile desteklendiğinde, makul bir yaşam kalitesi sağlayarak uzun yıllar yaşayabilirler. Bu nedenle, ALS hastalarına her anlamda destek olabilmek, farkındalık yaratmak ve bu hakların tüm hastalar için sağlanmasını sağlamak bizim görevimizdir.

İletişim kurmak, birbirimizi anlamak ve destek olmak, hem ruhsal hem de fiziksel anlamda büyük bir güce sahiptir. ALS’yi, sadece bir hastalık olarak değil, aynı zamanda bir farkındalık ve dayanışma hareketi olarak görebiliriz.

Ve bir soru: “Mavi hap mı yoksa kırmızı hap mı?”

Seçeneğiniz varken seçiminizi yapın…

ALS-MNH Derneği resmî internet sitemizde (https://als.org.tr ) BAĞIŞ butonunu seçerek açılan sayfada “Genel Bağış”, “Fitre –Zekât”, “Öğrenci Bursları” ve özel günleriniz için “E-Kart” gibi seçenekler mevcut. Genel bağışın dışında şartlı bağışla cihaz bağışı da yapabilirsiniz

EFT/Havale bilgilerimiz ayrıca https://fonzip.com/als/bagis  linkimizde “Banka Hesap Bilgileri & SMS” butonunda yer almaktadır.


5 Mayıs 2021 Çarşamba

ALS FARKINDALILIK AYI; MAYIS


Facebook ALS- hastaları ve yakınları grubunda Emel hanımın bilgilendirici  yazısını izniyle yayınlıyorum. 

Yoldan geçen birini durdurup, ALS hastalığı nedir diye sorarsanız, büyük ihtimal, hiç duymamıştır. Bazı hastalıklar, toplumda nadir görülür. Eğer uzaktan yakından tanıdığınız biri bu derde uğramamışsa belki de ömür boyu böyle bir hastalığın mevcut olduğunu dahi bilemeyeceksiniz. İnsanların hayatına girdiği zaman hem kendilerinin hem yakınlarının hayatını darmadağın eden bu ALS hastalığı için Mayıs, farkındalık yaratma ayı olarak belirlenmiş. Bu ay süresince, dünyada ve ülkemizde bulunan ALS-MNH dernekleri bu hastalığın ne olduğunu anlatmak için var güçleriyle çalışıyorlar ve kamuoyunu ALS hakkında bilgilendiriyorlar.

MHN Motor Nöron Hastalığı

Önce MNH (Motor Nöron Hastalığı) nedir bunu izah etmekte yarar var. Motor Nöronlar, istemli yaptığımız hareketleri kontrol eden sinirler. Bunlar da kendi aralarında ikiye ayrılıyor. Üst motor nöron dediğimiz ve kuyruk boyları neredeyse metre uzunluğuna varabilen nöronların ana hücrelerinin bulunduğu yer; beyin korteksi.

Üst motor nöronlar, kasların nasıl ve ne kadar hareket edeceğine dair bilgi ve komutların oluşmasını sağlayan nöronlar.

Bu komutlar, beyin sapında ve omurilikte, ön boynuz denilen kısımda ana hücreleri bulunan alt motor nöronlara iletilir. Üst motor nöronlardan bu komutları alan alt motor nöronlar, yine bulunduğu yere göre değişik uzunluklara sahip akson, yani kuyrukları yoluyla, ilgili kaslara ulaşır ve onların hareket etmesini sağlarlar.


Bu iletişimler nörotransmiter dediğimiz maddeler sayesinde olur ve her tip nöronun ürettiği ve kullandığı değişik nörotransmitter vardır. Nörotransmitterlerin sinir hücreleri içinde akışı ve diğer sinir hücresini veya ulaştığı kasları uyarması aksiyon potansiyeli adi verilen bir elektrik akımı ile gerçekleşir. Aksiyon potansiyel ise hücre içine girip çıkan Sodyum, Potasyum, kalsiyum gibi iyonların yaratmış olduğu voltaj yükselimi veya düşmesi ile oluşur.

Motor nöron hastalıkları işte bu alt ve üst motor nöronların bir şekilde harabiyete uğrayarak fonksiyonlarını yerine getirememeleri üzerine oluşur.

Motor Nöron hastalıkları çok geniş bir spektruma sahiptir. O nedenle, Motor Nöron Hastasının kas tutulumu ve fonksiyonunu kaybedişi farklı uzuv ve organlardan başlayabilir. Sadece üst motor nöron tutulumu olan hastalar vardır, sadece alt motor nöron tutulumu olan kişiler olabilir. Ama “Motor Nöron” hastalarında daha ziyade her iki tip motor nöronun da tutulumu gözlenir. Önce bir bölgede başlayan tutulum, hastalık ilerledikçe diğer kas ve uzuvlara da yayılır ve tüm vücudu fonksiyonsuz hale getirecek seviyeye ulaşır. Hem alt hem üst motor nöronların tutulduğu durumla, ALS hastalığı olarak adlandırılmıştır.

ALS “Amiyotrofik Leteral Sekloroz” Nedir?

ALS, Amiyotrofik Leteral Sekloroz kelimelerinin ilk harflerinin okunması ile isimlendirilmiş bir hastalık. Manası ise, yeterli uyarıları alamayan kasların erimesi, omurilikteki üst ve alt motor nöron iletişiminin olduğu bölgenin katılaşması ve fonksiyon görememesidir. Adının da ifade ettiği gibi, nöronlar hastalanıp fonksiyonunu yitirdikçe, emir verdikleri kaslar da yavaş yavaş erimeye baslar ve nihayetinde kas iskelet sistemi çöker ve hastalar tamamen felç olurlar. ALS hastalığı, motor nöronların dejenere olduğu bir nörodejeneratif hastalıktır.

Daha önceden de ifade ettiğim gibi, motor nöronların tutulumu ve dolayısıyla kasların tutulumu her hastada farklı bölgelerden başlayabilir. Kimi hastalarda el ve kol kasları ilk başta etkilenirken, bir başka hastada, ayak ve bacak kasları ilk tutulan bölge olabilir. Başka bir hasta grubunda ise ilk tutulum beyin sapı bölgesinde olur ki bu da yutmayı, konuşmayı etkiler. Ama sonuçta hastalık ilerledikçe bütün kasların tutulumu gerçekleşir ve hasta parmağını oynatamaz, yiyeceğini çiğneyip yutamaz, konuşamaz hale gelir ve vücut tamamıyla felç olur.

Aynı zamanda diyafram kasları da etkilenir, nefes alamaz hale gelirler. Dolayısı ile hastalar boğazlarına trakeostomi açılmak sureti ile ventilasyon makinesine bağlı, midelerine dışarıdan tüp konulmak suretiyle mama ile beslenmek suretiyle yaşamlarını idame ettirirler. Bu duruma gelmiş hastalar artık tamamen bir başkasının bakımına bağlı, yerlerinden kesinlikle oynayamaz, konuşamaz durumdadırlar.

ALS hastalığı genelde kişilerin düşünme, zekâ fonksiyonlarını hiç etkilemez. O nedenle ALS hastası kişi, her şeyin farkında, adeta kendi bedenine hapsolmuş bir durumdadır. Bu şartlarda yaşamak hem hastanın kendisi, hem de onu seven yakınları için çok zor bir durumdur

ALS-MNH dernekleri tüm dünyada kurulmuş sivil toplum örgütleridir. Var güçleriyle hastalığın mahiyetini hem kamuoyunda hem resmi mercilerde duyurmak çabası içindeler. Hastaların ve yakınlarının hayatlarına olumlu katkıda bulunacak gerekli malzeme, bilgi, eğitim gibi hizmetleri gerçekleştirmek için bağış toplama kampanyaları düzenlemektedirler. Türkiye’de 2000 li yılların başında, ALS hastası olan Futbolcu, İsmail Gökçek başkanlığında kurumuş olan ALS-MNH derneği de faaliyetlerini sürdürmekte ve hızla büyümektedir. Dernek, sevdiklerini ALS hastalığı nedeniyle yitirmiş kişiler ve hali hazırda hastalıkla mücadele eden, İsmail Gökçek, Alper Kaya gibi değerli insanlar tarafından gönüllülük ilkesiyle yönetilmektedir.

Derneğe yapılacak her bağış, bir umut olacaktır. Lütfen bu umuda bir ışık da siz yakın.

Bağış yapmak isteyenler derneğin web sayfasına gidip, bağış bölümüne tıklayarak veya SMS ile katkıda bulunabilirler. 


Emel Doğu Yılmaz



7 Mayıs 2017 Pazar

Mayıs ayı farkındalık zamanı!

Sevgili dostlar,
Mayıs ayı dünyada ALS farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Baharla birlikte karınca kararınca çalışmalara hız verdik. Kısa bir güncelleme yapmak isterim. Desteğiniz olmadan hiçbirini yapamazdık. Ne kadar teşekkür etsem az gelir.
1- Sağlık bakanlığı Nöroloji derneğinden ALS hastalarının mevcut durumlarının iyileştirilmesi için görüş istedi. Nöroloji derneği incelik gösterip ALS derneğimizden aldığı görüşü de değerlendirip bakanlığa görüş bildirdi. Haklarımızı savunacaklarını ifade ettiler. Sağlık Bakanlığı, Türk Nöroloji derneğine teşekkür ederim. Yaşamak yetmez yaşatmak lazım proje raporumuz en önemli kaynak oldu. Kanıta dayalı veriler sağladı. Fark Yaratanlar- Turkey's Changemakers Sabancı Vakfı,  Zihni Holding, ALS-MNH Derneği, Evde Bakım Derneği Aynur Ertok Dik teşekkür ederim.
2- İzmir sağlık müdürlüğünde bir dizi toplantı sonucunda ALS eğitim videoları, kamu hastaneleri birliğine ihtiyaç listesi, 112 ambulans kullanımı, Palyatif bakım merkezlerine ALS hastalarının kabul edilmesi konularında mutabakat sağlandı. İzmir Sağlık müdürümüz
Bediha Salnur, Zeynep Sofuoğlu , Turhan Sofuoglu, Gökhan Akbulut, Alev Ardiç teşekkür ederim.
3- Anadolu Ajans farkındalık çekimi yapıldı, tv lere servis edildi TeşekkürlerTezcan EkizlerTezcan Ekizler Anadolu Ajans
4- İzmir Valisi ile görüşme talebinde bulunduk. Uygun bir zamanda evde ziyarete geleceği bildirildi. Teşekkürler sayın valimiz Sn. Erol Ayyıldız
5- Trt kent Radyo Mayıs programına kabul edildik. Teşekkürler Gözde Kutval
 6- Evde hemşire ziyaretleri devam ediyor. Teşekkürler Yasemin Çırak Gökhan Arıkan
7- Geleneksel 8. Bahar pikniğimize hazırlanıyoruz. 21 Mayıs Pazar Teşekkürler Hakan Sepici Pikniğimize bekliyoruz! Duyuruyu ayrıca yazacağım.
8- Amerika’da FDA onayı alan Radicava ilacı ile ilgili olarak hastalarımız Bimer, cimer, sabim dilekçe yağmuruna başladı. Ayrıca sağlık bakanlığına dilekçe yazdık.
Destekleriniz için teşekkür ederim. Destek vermek isterseniz lütfen turkals@gmail.com adresime veya özelden yazınız.
Nefes varsa umut da vardır.
Sevgilerimle
ALS-MNH DERNEĞİ İZMİR ŞUBESİ
BANKA HESAP BİLGİLERİ
İş Bankası
Konak Şubesi - İzmir
Alıcı Adı: ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi
Şube No: 3408
Hesap No: 3408-2330055
IBAN: TR120006400000134082330055