Neuralink beyin çipini takılan üçüncü kişi olan Brad Smith, NewsNation'a konuk olarak bu çipin hayatını nasıl değiştirdiğini ve ailesinin bir parçası olarak hayatın içinde yer almasını nasıl sağladığını anlatıyor.
Röportaj dökümü:
Tekrar hoş geldiniz. Brad Smith, henüz 37 yaşındayken ALS teşhisi aldı.
Konuşması giderek güçleşti ve sonunda tamamen konuşamaz hale geldi. Ancak
yaklaşık bir yıl önce, dünyada Neuralink implantı takılan üçüncü kişi oldu. Peki,
bu, onun ve ailesi için ne anlama geliyor? Birlikte bakalım.
Bu videoyu seslendiren, eski kayıtlarımdan yapay zekâ
ile klonlanmış kendi sesim. Sesimi kaybetmeden önce, implant beynimin vücut
hareketlerini kontrol eden motor korteks bölgesine yerleştirildi. İmplantın
kendisi, üst üste dizilmiş 5 adet madeni para büyüklüğünde. Kafatasımda açılan
bir deliğe, robot yardımıyla kılcal damarlara zarar vermeden beynimin birkaç
milimetre derinliğine yerleştirildi. Bu sayede neredeyse hiç kanama olmadı.
Bu videoyu zihin gücüyle, yani telepatik olarak
düzenledi. Yapay zekâdan korkmadığını, çünkü onu özgürlüğünü geri kazanmak için
kullandığını söylüyor. Üç çocuk babası olan Smith, artık çocuklarını Mario Kart’ta
yenmeye ve şakalar yapmaya geri döndüğünü belirtiyor. Bugün erken saatlerde
kendisiyle konuştuğumuzda buna bizzat şahit olduk. Ona implanttan önceki
hayatının nasıl olduğunu sordum.
İmplanttan önce, 37 yaşında teşhis edilen ileri
derece ALS ile yaşıyordum. Şimdi 45 yaşındayım. Bu hastalık, beynimle kaslarım
arasındaki bağlantıyı sağlayan motor nöronları yok ederek beni felç ve tamamen
konuşamaz halde bıraktı. Zihnim hala tamamen keskin ve normaldi; her şeyi
mükemmel şekilde anlıyordum ama vücudum üzerinde hiçbir kontrolüm yoktu.
Bilgisayarı sadece göz takip sistemleriyle kullanabiliyordum. Bu sistem çok
yavaş, yorucu ve özellikle parlak ışıkta güvenilmezdi. Yemek yemek, hareket
etmek ve nefes desteği gibi her şey için aileme ve bakıcılarıma tamamen
bağımlıydım. Seyahat etmek çok zordu; çocuklarımla oynamak veya hızlı bir mesaj
yazmak gibi basit şeyleri bile yapamıyordum. Zihnimi youtube izleyerek, küçük
şirketler kurarak ve kitap yazarak aktif tutmaya çalıştım ama fiziksel dünyam
inanılmaz derecede daralmıştı.
Peki, o zamandan beri hayatınız nasıl değişti?
Bu gelişme hayatımı değiştirdi. İmplant sayesinde
artık bilgisayar imlecini doğrudan düşüncelerimle kontrol edip yazı
yazabiliyorum. Bu, eskisinden çok daha hızlı ve güvenilir. Birkaç hafta içinde
imleç hareketleri stabilleşti ve yazma hızım ciddi oranda arttı. Artık bir
macbook üzerinde video ve podcast düzenleyebiliyor, çocuklarımla Mario kart
oynayıp onları yenebiliyorum. Uzun yolculuklara çıkıyor, dışarıda havai
fişekleri izliyor ve genel olarak çok daha bağımsız ve aktif bir hayat
sürüyorum. Yaşam kalitemin büyük bir parçasını geri kazanmış gibi hissediyorum;
umudum ve yeniden üretme yeteneğim tavan yaptı.
Peki, bu durum ailenizle olan iletişiminizi nasıl
değiştirdi?
Günlük hayatımızı tamamen dönüştürdü. Eskiden
çoğunlukla sadece bir gözlemciydim, başkalarına bağımlıydım ve cevap verme
hızımın yavaşlığı yüzünden sık sık hayal kırıklığı yaşıyordum. Şimdi ise
konuşmalara hızlıca dahil olabiliyorum. Genellikle komik film replikleriyle
şakalar yapıyor, çocuklarla gerçek zamanlı oyunlar oynuyor ve projelerine
yardım ediyorum. Artık sadece orada değilim, hayatın içindeyim.
Bir videonun tamamını macbook'unuzda sadece
zihninizle düzenlediniz. Şu anda ekranda bunu gösteriyoruz. İmleci beyninizle
tam olarak nasıl hareket ettiriyorsunuz? Bileğinizi veya elinizi hareket
ettirdiğinizi mi hayal ediyorsunuz?
İmleci, dilimi hareket ettirdiğimi hayal ederek
yönetiyorum. İmplant, motor korteksimin el bölgesine yerleştirildi ancak ALS el
sinyallerimi çoktan zayıflattığı için sistemi dil hareketleriyle eğittik. Bu
şimdi tamamen doğal hissettiriyor. İlk alışma sürecinden sonra imleç çok daha
pürüzsüz ve hassas hale geldi. Onu şimdiye kadar kullandığım her şeyden daha
hızlı ve sezgisel şekilde kontrol edebiliyorum.
Peki, sağ ve sol tıklamayı nasıl yapıyorsunuz?
Çenemi sıktığımı hayal ederek tıklıyorum. Neuralink
sistemi, bu özel ve bilinçli düşünceyi "tıklama" komutu olarak
algılayacak şekilde eğitildi. Her şey sadece düşünceyle yapılıyor, hiçbir
fiziksel hareket gerekmiyor.
Şu an duyduğumuz ses, yapay zekâ ile yeniden
oluşturulan asıl sesiniz. Bu nasıl mümkün oldu?
Duyduğunuz ses, elevenlabs ile oluşturulan, ALS
öncesi gerçek sesimin bir yapay zekâ klonu. Hastalık çok ilerlemeden önce
elimde yeterli kayıt vardı. Böylece sistem benim konuşma kalıplarım,
tonlamalarım ve vurgularım üzerine eğitildi. Şimdi sadece söylemek istediğim kelimeleri
yazıyorum ve yapay zekâ onları benim sesimle yüksek sesle dile getiriyor. Bu,
robotik bir ses yerine yeniden kendim gibi duyulmamı sağlıyor.