Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya

18 Temmuz 2026 Cumartesi

Solunum havasını nemlendirmek ve filtre kullanımı

Solunum havasının nemlendirilmesi çok önemlidir.

Trakeostomi ile solunum cihazı kullanan hastalarda solunum havasını nemlendirmek için çeşitli yöntemler var.

Örnek 1: Çift devreli solunum cihazı kullanan hasta

Ventilator, hastaya giden havanın basınç, volüm, solunum sayısını kontrol eder. Hastadan dönen devre yoluyla karbondioksit basınç, volümü de  kontrol eder. Devre kapalı olduğu için  hasta tarafına ısı-nem değişimi yapan HME tipi filtre takılır. Bunun avantajı, hastadan çıkan hava, filtre içinde hapsedilir, ventilator hastaya hava verirken bu ısı ve nem hastanın ısı kaybetmesini önler ve nemlendirici etkisi ile balgamı yumuşatır.


Örnek 2: Tek devreli solunum cihazı kullanan hasta

Ventilatör, hastaya giden havanın basınç, volüm, solunum sayısını kontrol eder. Hortum devresi boyunca uzanan ince bir hortumun bir ucu ventilatöre, diğer ucu eksoz görevi yapan valf kutusuna bağlıdır. Nefes alma sırasında ventilator hastaya pozitif basınçla hava verirken valf kapanır. Nefes verme sırasında valf açılır, karbondioksit dışarı verilir.

Ventilatör tek hortumlu devrelerde, geri dönen havanın basınç, karbondioksit gibi değerleri kontrol etmez. 

Bu durumda havanın ısıtılması-nemlendirilmesi için 2 seçenek vardır.



1- Hasta tarafına HME tipi filtre kullanmak  (Genellikle yeşil renkli filtreler)

2- Isıtıcı nemlendirici elektrikli aksesuar kullanmak, devreye sadece bakteri filtresi kullanmak


Bakteri filtresi ise elektrikli ısıtıcı nemlendirici ile hasta arasında bir yere takılır. Burada amaç, elektrikli ısıtıcı nemlendirici içinde bakteri üremesi olursa hastayı enfeksiyondan korumak için kullanılır. Elektrikli ısıtıcı nemlendirici temizliği çok önemlidir.



Örnek 3: Tek devreli solunum cihazı, bütünleşik elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuar var

bu durumda cihazın hastaya giden hortum çıkışına bakteri filtresi yeterlidir.

Örnek 4: Çift devreli solunum cihazı kullanan hasta

Hastada balgam kuruyor, hasta üşüyor veya HME filtre hava direnci oluşturuyor, HME filtre çok masraflı geliyor.

Bu durumda elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuar, hasta ile solunum cihazı arasına seri olarak bağlanır, elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuar ile hastaya giden hortum arasına bakteri filtresi takılır.

 


Not:

Bütün solunum cihazlarının arkasında toz filtresi mevcuttur, zamanı geldiğinde değişim gerekiyor.

Kapalı devre, çift hortumlu solunum cihazları fazla nemden zarar görebilir. Bu nedenle bazı markalar hastadan dönen hortumun cihaza bağlandığı yere filtre takabiliyor.

Hstaya giden devredeki her  estra filtre,  hava direnci oluşturur. Nefes darlığı yapabilir.

HME filtreler her gün değiştirilir

Bakteri filtreleri kirlenince değiştirilir.

Hastanın solunum havasında yeterli nem olup olmadığı kateter mount içinde buhar birikmesinden anlaşılır.

Bazı soğuk ve kurak iklimlerde hortum devresinde oda serin ise yağmur etkisi ile su yoğuşması olabilir. Su tuzağı kutu gerekebilir.

  • Elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuar: Genel olarak fisher paykel nemlendirici olarak biliniyor. Türkiye’de Humidas elektrikli ısıtıcı nemlendirici olarak satılıyor. Isıtıcı ayarı 2-3 civarında yeterli nemlendirme yapıyor.  Kateter mount içinde fazla su buharı oluyor ise ayar düşürülür.  Bu tür Elektrikli ısıtıcı nemlendirici aksesuar Solunum cihazından hastaya giden devreye kısa bir ara hortumla bağlanır.  Nemlendirici haznesinin diğer ucuna hasta devresi bağlanır.  Böylece hastaya giden hava ısınmış ve nemlendirilmiş olur.  Ayrıca Hme tipi filtre gerek kalmaz.  Onun yerine Bakteri filtresi takılır. 


ALS Hastalığında Otonom Disfonksiyon (Disotonomi) ve Nedenleri

1. Temel Tanım ve Sorunun Boyutu

  • Geleneksel Yanılgı: ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) geçmişte yalnızca kasları hareket ettiren motor nöronların hastalığı olarak görülüyordu.

  • Gerçekleşen Tıbbi Bulgular: Güncel çalışmalar, ALS'nin vücudun otomatik işlevlerini (tansiyon, nabız, terleme, sindirim, mesane kontrolü) yöneten otonom sinir sistemini de doğrudan etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu durum "Disotonomi" olarak adlandırılır.

  • Erken Dönem Etkisi: Otonom sistemdeki bozulmalar sanılanın aksine hastalığın en son evresinde değil, erken evrelerinden itibaren gizlice veya hafif belirtilerle (subklinik) başlar ve hastalık ilerledikçe belirginleşerek hastanın yaşam kalitesini ve prognozunu (hastalığın seyrini) olumsuz etkiler.

2. Disotonomiye Yol Açan Hücresel ve Patolojik Nedenler

Makale, otonom sinirlerin hasar görmesine neden olan arka plandaki mekanizmaları şu temel patolojik faktörlere bağlamaktadır:

  • Patolojik Protein Agregasyonu (Birikimi): Hücre içinde biriken anormal proteinler, otonom sistemi yöneten sinir hücrelerine zarar verir.

  • Mitokondriyal Disfonksiyon: Hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilerin bozulması, sinirlerin işlevini yitirmesine yol açar.

  • Glutamat Eksitotoksisitesi: Beyindeki sinir ileticisi olan glutamatın aşırı birikerek sinir hücrelerini adeta zehirlemesi ve aşırı uyarması durumu.

  • Oksidatif Stres ve Nöroinflamasyon: Vücuttaki hücresel hasar yapıcı maddelerin artması ve sinir sisteminde meydana gelen kronik iltihabi süreçler.

  • Vagus Siniri Atrofisi: Vücudun en önemli sakinleştirici ve düzenleyici sinir hattı olan vagus sinirinde erime/küçülme (atrofi) meydana gelmesi.

3. Klinik Belirtiler ve Vücuda Etkileri

Otonom sistemdeki sempatik (stres/savaşma) ve parasempatik (dinlenme/sindirme) dengenin bozulması şu klinik sonuçları doğurur:

  • Kardiyovasküler (Kalp ve Damar) Sorunlar: Kalp hızı değişkenliğinde azalma, istirahatte bile vücudun yüksek stres hormonları (serum NE) salgılaması, ani tansiyon değişiklikleri ve barorefleks (tansiyonu dengeleme mekanizması) duyarlılığının körelmesi. İleri evrelerde ventriküler hacim ve miyokard (kalp kası) kütlesinde azalmalar görülebilir.

  • Boşaltım Sistemi Sorunları: Nörojenik mesane gelişimi nedeniyle idrar kaçırma, idrar yapamama veya sık idrara çıkma gibi semptomlar.

  • Terleme Bozuklukları: Vücut ısısını ayarlayan terleme fonksiyonunun azalması ya da dengesizleşmesi.

4. Çalışmaların Karşılaştığı Zorluklar ve Gelecek Prospektifleri

Makale, ALS'de disotonomi üzerine yapılan araştırmaların neden hala kesin çözümler üretemediğini şu zorluklara bağlıyor:

  • Hastalığın başlangıcı ile teşhis konulması arasındaki sürenin kişiden kişiye çok değişmesi.

  • ALS'nin çok yüksek fenotipik (klinik görünüm) ve genetik heterojenite (çeşitlilik) göstermesi; yani her hastada bambaşka bir seyir izlemesi.

  • Araştırmalardaki hasta sayısının kısıtlı olması ve tıp merkezlerinin farklı ölçüm yöntemleri kullanması nedeniyle çelişkili sonuçların doğması.

Sonuç olarak; Motor nöron kaybı ile otonom sistem bozukluğu arasındaki bu karmaşık bağı çözmek, hastalara daha iyi semptomatik destek sunabilmek ve yeni tedavi yaklaşımları geliştirebilmek adına gelecekte daha geniş kapsamlı ve uzun süreli (prospektif) çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Referans: International Journal of Molecular Sciences (IJMS) dergisinde yayımlanan "Dysautonomia in Amyotrophic Lateral Sclerosis" başlıklı bilimsel makale temel alınarak özetlenmiştir. (URL: https://www.mdpi.com/1422-0067/24/19/14927)