Motor nöron sendromu olan amiyotrofik lateral skleroz (ALS) ve spontan iyileşme ile benzer bir hasta olgu sunumu:
40 yaşında kadın ekstremitelerde progresif kas zayıflığı, atrofi ve fasikülasyon ile başvurdu.
Ayrıca dispne, dil atrofisi ve disfaji olduğunu belirtti.
Başlangıçtan 6 ay sonra yapılan bir nörolojik muayene:
i) Ddil atrofisi ve fasikülasyon,
ii) yüz, boyun ve ekstremitelerde yaygın kas zayıflığı ve atrofi,
iii) dört uzuvda hiperrefleksi ve bilateral Babinski refleksi,
iv) Duyusal bozukluk ve oftalmopleji yok
Elektromiyogramda (EMG), ekstremite kaslarında yaygın olarak fibrilasyon potansiyeli, fasikülasyon potansiyelleri, pozitif keskin dalgalar ve polifazik veya dev MUP'lar gibi denervasyon potansiyelleri saptandı.
Periferik sinir iletim çalışmasında ne iletim bloğu ne de gecikme tespit edildi.
Böylece ALS olarak teşhis edildi. Ancak, başlangıçtan yaklaşık 1 yıl sonra, kas zayıflığı giderek iyileşmekte olduğu gözlendi. Eşzamanlı olarak, dispne ve disfaji yavaş yavaş iyileşti.
Başlangıçtan iki yıl sonra, bir EMG incelemesinde sol musculus sternocleidomastoideus'ta kronik denervasyon potansiyeli ve sol musculus ekstansör karpi radialiste birkaç devam eden denervasyon potansiyeli saptandı, ancak diğer ekstremite kaslarında denervasyon potansiyeli yoktu. Dil kaslarında fasikülasyon potansiyelleri bulundu. Bu nedenle, mevcut olgunun, klinik olarak ALS'ye oldukça benzeyen, tersine çevrilebilir bir motor nöron sendromuna sahip olduğu düşünülmüştür.
Patolojik önemi bilinmemekle birlikte serumunda IgE (346 U / ml) ve düşük titreli IgM-sınıfı anti-GM1 antikorunda hafif bir artış tespit edildi. Herhangi bir immünolojik anormallik patogenezi açıklayabilir.
Klinik olarak teşhis edilmiş ALS vakalarının kendiliğinden nadiren iyileşebileceği not edilmelidir.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11332188
Yasal Uyarı
Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün.
Dr. Alper Kaya
19 Aralık 2018 Çarşamba
Amalgam dolgu hakkında basın açıklaması
| BASIN AÇIKLAMASI: `AMALGAM` BÜTÜN DÜNYADA KABUL GÖREN VE GÜVENLE KULLANILAN BİR RESTORASYON MATERYALİDİR |
"AMALGAM”BÜTÜN DÜNYADA KABUL GÖREN VE GÜVENLE KULLANILAN
BİR RESTORASYON MATERYALİDİR
Son günlerde ÜLKE TV adlı medya kuruluşunda dişhekimliğinde kullanılan “Amalgam” restorasyon materyali ile ilgili yanlı ve haksız bir tartışma yürütülmektedir. Amalgam restorasyonların insan sağlığına zararlı olduğu konusunda ısrarla dile getirilen bu görüşlere cevaben, Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI) ve Amerikan Dişhekimleri Birliği’nin (ADA) son bilimsel raporlarını kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI) 2011 Bildirisi ve Amerikan Dişhekimleri Birliği’nin (ADA) Aralık 2010 Raporu’nun Ortak Sonuçları
· Dental amalgam, güvenilir ve efektif (etkili, işe yarar) bir restoratif materyaldir.
· Mekanik direnci yüksek, kenar adaptasyonu ve uzun süreli kalıcılığı ile geniş okluzal diş yüzeylerinin restorasyonu için çok uygundur.
· 6 yaş ve daha büyüklerde, dental amalgam ile sağlık açısından oluşan yan etkiler arasında nedensel bir ilişki kurulamamıştır. Ayrıca 2 araştırmada, 6 yaş ve daha büyüklerde, amalgamın kullanımı ile ilişkili olarak herhangi bir nörolojik ve böbrek sorunu bulunamamıştır.
· Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), bilimsel araştırmalara dayanarak dental amalgamdan açığa çıkan civa buharının 6 yaş ve daha yaşlı bireylerde civa ile ilişkilendirilebilecek yan etkiye neden olmadığına karar vermiştir.
· Dental amalgam ile 6 yaş altı çocuklarda oluşan civa günlük dozu, günlük tahmini oluşan dozdan daha düşüktür.
· Dental amalgamdan oluşan annenin sütündeki civa buharının bebek için bir risk oluşturmadığına karar vermiştir.
· Bilimsel kanıta dayalı çalışmalar Dental amalgamın sağlık için güvenli olduğunu oraya koymaktadır.
Amalgam konusunda dile getirilen olumsuz görüşler, toplumun ağız ve diş sağlığı sorunlarını çözmeye yardımcı olmadığı gibi bilakis toplumun çeşitli kesimlerinden gelen tepkilerden anlaşıldığı üzere tedirginlik yaratmakta ve soru işaretlerine neden olmaktadır.
Birliğimize ulaşan haklı tepkilere tercüman olmak ve kamuoyunun aydınlatılmasını sağlamak üzere; yukarıda adı geçen yayın kuruluşunda yayınlanacak bir programa konuk olma yönündeki talebimiz, maalesef program yetkilileri tarafından dikkate alınmamıştır. Bu durum objektif yayın ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu talebe duyarsız kalınması ve olumsuz eleştiriler, Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odaları adına üzüntü vericidir. Türk Dişhekimleri Birliği konunun hukuki boyutta takipçisi olacaktır.
Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; “Amalgam” bütün dünyada kabul gören bir restorasyon materyalidir. Dünyada ve ülkemizde de meslektaşlarımız tarafından hasta tedavisinde güvenle kullanılmaktadır. Günümüzde dental amalgamın yerine kullanılabilecek alternatif bir restorasyon materyali yoktur.
Kamuoyunun dikkatine sunarız.Saygılarımla,Prof.Dr.Taner YÜCELTürk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)