Yasal Uyarı

Bu site, ALS hastalığı ile ilgili haber ve bilgilendirme sitesidir. Tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Tıbbi bir durumla ilgili sorularınız için her zaman doktorunuzla görüşün. Dr. Alper Kaya

28 Şubat 2026 Cumartesi

Nadir hastalıklar “nadir”dir… Ama hiç de nadir değildir.

 


Dr. Alper Kaya

Dünya çapında 7.000’den fazla nadir hastalık tanımlanmıştır.
Her biri ayrı ayrı az sayıda insanı etkilemektedir.
Peki ya toplu olarak?
👉 Dünya çapında 300 milyondan fazla insan nadir bir hastalıkla yaşamaktadır.
🚀 Nadir hastalıklar, bilimsel ilerlemenin itici gücüdür: Gen tedavileri, CRISPR teknolojisi, RNA temelli ilaçlar ve kişiselleştirilmiş tıp gibi birçok yenilik, nadir hastalık araştırmaları sayesinde gelişmiştir ve yaygın hastalıkların tedavisine de katkı sağlamaktadır.
🌍 ALS Hastalığı, yüzbinde iki-üç kişide görülen nadir bir hastalıktır.


Nadir hastalıklar, toplumda çok az sayıda kişide görülen hastalıklardır. Avrupa’da 2000 kişide 1’den az görülen hastalıklar nadir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalıkların yaklaşık %50’si çocukları etkilemektedir ve nadir hastalığa sahip çocukların %30’u 5 yaşına ulaşamamaktadır. Nadir hastalıkların %95’inin kesin bir tedavisi bulunmamaktadır.

Bir hastalık bazı bölgelerde nadir görülürken başka bölgelerde yaygın olabilir. Örneğin talasemi Kuzey Avrupa’da nadir, Akdeniz bölgesinde yaygındır. Nadir hastalıkların %80’i genetik kökenlidir. Türkiye’de akraba evliliklerinin oranının yüksek olması nedeniyle genetik geçişli nadir hastalıklar Avrupa ve ABD’ye göre daha sık görülmektedir. Ülkemizde yaklaşık 6–7 milyon kişinin nadir hastalıklardan etkilendiği tahmin edilmektedir. Erken tanı ve uygun tedavi uygulanmadığında bu hastalıklar kronik, ilerleyici ve hayatı tehdit edici olabilir.

Bugüne kadar literatürde yaklaşık 8.000 nadir hastalık tanımlanmıştır. Nadir hastalıkların çoğu ciddi, kronik ve ilerleyicidir. Belirtiler bazı hastalıklarda doğumda veya çocuklukta ortaya çıkarken, %50’den fazlası erişkinlik döneminde görülmektedir.

Nadir hastalıkların tıbbi ve sosyal sonuçları oldukça ağırdır. Bu alanda bilgi eksikliği, geç teşhis, uzmanlara erişim zorluğu ve tedavi seçeneklerinin sınırlı olması önemli sorunlardır. Hastalar psikolojik, sosyal ve ekonomik açıdan da zorluk yaşamaktadır. Uygun sağlık politikaları, araştırmalar ve sosyal dayanışma bu sürecin iyileştirilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Yetim hastalık (orphan disease) terimi, nadir görülmesi nedeniyle ilaç geliştirme çalışmalarının ekonomik olarak sınırlı kaldığı hastalıkları ifade eder. Bu hastalıklar için geliştirilen ilaçlara “yetim ilaç” denir.

Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS), nadir ve yetim hastalıklar arasında yer alan, ilerleyici bir motor nöron hastalığıdır. Sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu kaslarda güçsüzlük, erime ve zamanla hareket kaybı gelişir. Genellikle erişkin yaşta ortaya çıkar ve ilerleyici seyir gösterir. ALS’nin kesin tedavisi henüz bulunmamaktadır; ancak erken tanı, multidisipliner bakım ve destekleyici tedaviler hastaların yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olmaktadır.

Nadir hastalıklar insanı inanılmaz derecede yalnız hissettirebilirken, aslında dünya çapında yaklaşık 300 milyon insan nadir bir hastalıkla yaşıyor. Semptomlarımız ve tedavilerimiz büyük ölçüde farklı olsa da, bir araya geldiğimizde küresel farkındalık yaratan güçlü bir ses haline geliyoruz. Bireysel olarak nadir olsak da, kolektif olarak etkili bir güç olduğumuzu fark edelim.

Zebra, nadir hastalıkların resmi simgesidir ve beklenmedik şeyleri arama yöntemini temsil eder. Tıp öğrencilerine eskiden “nal seslerini duyduklarında” zebraları değil, atları aramaları söylenirdi. Başka bir deyişle, nadir olanı değil, yaygın olanı aramaları söylenirdi.

Bugün zebralar da aklımızın bir köşesinde kalsın.

Kaynak 

27 Şubat 2026 Cuma

ALS-MND Onaylı Tedaviler Webinarı

 

Giriş ve Panel Tanıtımı Uluslararası İttifak Program Koordinatörü Jessica Mabe, webinarı açarak katılımcıları selamladı. Bu oturumun, ALS tedavisinde küresel çapta onaylanmış ilaçlara, özellikle de Riluzole ve Tofersen'e odaklanacağını belirtti. Ardından dünya genelinden uzman isimlerden oluşan seçkin bir paneli tanıttı:

  • Sheila Agustini: Endonezya ALS Vakfı Başkanı ve nörolog.

  • David Ali: İttifak’ın savunuculuk lideri.

  • Philip Van Damme: Belçika Leuven Üniversite Hastaneleri ALS programı lideri.

  • Kuldip Dave: ABD ALS Derneği Araştırma Başkan Yardımcısı.

  • Marcondes Franca: Brezilya Unicamp Nöroloji Bölüm Başkanı.

  • Orla Hardiman: Dublin Trinity College Nöroloji Profesörü.

  • Jeannine Heckmann: Cape Town Üniversitesi Nöroloji Doçenti (ALS Afrika ağının kurucusu).

  • Ingibjörg Lauvland: 2024 yılında SOD-1 ALS tanısı alan İzlandalı aktivist.

  • Timothy Miller: St. Louis Washington Üniversitesi Nöroloji Profesörü ve ASO (Antisens Oligonükleotid) tedavileri öncüsü.

  • Mario Prado Jr: Filipinler Üniversitesi Fizyoloji Bölümü.

  • Martina de Majo (Moderatör): İttifak Bilimsel Direktörü.


Önemli Bir Ayrım: Onay, Erişilebilirlik Demektir Değildir

Moderatör Martina de Majo, bir ilacın sağlık otoriteleri (FDA, EMA vb.) tarafından onaylanmasının, hastanın o ilaca ulaşabileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Süreç genellikle şu şekilde işler:

  1. Laboratuvar ve Klinik Öncesi Çalışmalar

  2. Klinik Deneyler: Faz 1 ve 2 (Güvenlik odaklı), Faz 3 (Etkinlik odaklı).

  3. Düzenleyici Onay: FDA (ABD), EMA (Avrupa) gibi kurumların incelemesi.

  4. Erişim Engelleri: Onay sonrası sigorta şirketleri veya ulusal sağlık sistemleriyle yapılan ve yıllar sürebilen fiyat müzakereleri, üretim ve maliyet sorunları.


Tedaviler Hakkında Temel Bilgiler

1. Riluzole

  • Nedir? ALS tanısı almış kişiler için kullanılan ağız yoluyla alınan bir ilaçtır.

  • Nasıl Çalışır? Glutamat salınımı üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.

  • Bulgular: Prof. Philip Van Damme, Riluzole'un hayatta kalma süresini birkaç ay (bazen daha fazla) uzattığına dair sağlam kanıtlar olduğunu belirtti. En yaygın yan etkileri bulantı ve halsizliktir.

2. Tofersen (Qalsody)

  • Nedir? ALS hastalarının yaklaşık %1-2'sini etkileyen SOD-1 gen mutasyonuna sahip kişiler için geliştirilmiş daha yeni bir tedavidir.

  • Nasıl Çalışır? Bir ASO (Antisens Oligonükleotid) olan bu ilaç, hatalı proteini üreten RNA'yı hedef alarak toksik protein seviyesini düşürür.

  • Uygulama: Belden iğne (Lomber ponksiyon) yoluyla doğrudan beyin omurilik sıvısına verilir.

  • Sonuçlar: Prof. Timothy Miller, uzun süreli verilerin (3 yıl) hastaların yaklaşık %20-25'inde hastalığın stabilize olduğunu (durduğunu) hatta bazılarında iyileşme görüldüğünü paylaştı. Bu, ALS tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir durumdur.


Küresel Survey (Anket) Sonuçları (2025)

İttifak'ın 51 ülkeden 2232 katılımcıyla yaptığı anketin çarpıcı sonuçları:

  • En İyi Tedaviye Erişim: Katılımcıların %56'sı ulaşabildiğini söylerken, %40'ı katılamadığını belirtmiştir.

  • Kuzey-Güney Ayrımı: "Küresel Kuzey" (zengin ekonomiler) ile "Küresel Güney" (gelişmekte olan ekonomiler) arasında erişim açısından büyük bir uçurum vardır.

  • Maliyet: Riluzole kullanmayanların %10'u, Tofersen kullanmayanların bir kısmı maliyetin çok yüksek olmasını gerekçe göstermiştir.

  • Tofersen Bilinirliği: Katılımcıların %59'u bu ilacın ülkelerinde mevcut olup olmadığından emin değildir (İlacın çok yeni ve spesifik bir mutasyona yönelik olması nedeniyle).


Bölgesel Durumlar (Panelden Notlar)

  • Avrupa (Orla Hardiman): EMA onay vermiş olsa da her ülke kendi finansman kararını verir. İngiltere ve İtalya gibi yerlerde erişim varken, İzlanda veya İrlanda gibi yerlerde geri ödeme süreçleri nedeniyle henüz ulaşılamamaktadır.

  • Güney Amerika ve Afrika: Bu bölgelerde hem tanı koyma imkanları (genetik testler gibi) hem de ilaca erişim çok daha kısıtlıdır.

Sonuç: Uzmanlar, ALS'nin artık "tedavi edilebilir" bir hastalık olma yolunda ilerlediği konusunda hemfikir, ancak en büyük zorluk bu tedavilerin dünyanın her yerindeki her hastaya eşit ve uygun maliyetli şekilde ulaştırılmasıdır.